24/01/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
24.01.2004
İşte Türk kamyon şöförünün profili
 

Metin YÜKSEL

Abant İzzet Baysal Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Faruk Güçlü, kamyoncuların kaba, bilgisiz, görgüsüz ve saldırgan olduğunu düşünüyordu. Bu kanaatini bir araştırmayla yoklamaya karar verdi.

600 kamyoncuyla yüzyüze görüşüp anket yaptı. Ancak çıkan sonuç hiç de onun düşündüğü gibi değildi: Kamyoncular şoför camiasının en duygusal, en sosyal ve en kibar kesimi. Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik durumuyla yakından ilgililer.

Kamyoncularla ilgili kapsamlı bir araştırmaya imza atan akademisyen Yardımcı Doçent Faruk Güçlü, Abant İzzet Baysal Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi. Ankara'da Gazi Üniversitesi'nde çalışırken haftada iki gün Sivas'a Cumhuriyet Üniversitesi'ne ders vermeye gidiyordu. Zamanının çoğu yollarda geçiyordu. Bir gün, yolculuk yaptığı otobüsün önünde ansızın bir kamyon belirdi. Şoförü, otobüse yol vermemekte ısrarlıydı. Daracık yolda kamyonla otobüs arasında yaşanan mücadele yolcuları endişelendirdi. Yolcuların çoğunluğu otobüse yol vermeyen kamyonun şoförüne tepki gösterirken Faruk Güçlü'nün gözü kamyonun arkasındaki ‘‘Hostes aranıyor’’ yazısına ilişti. Hostes arayan kamyoncu cep telefonunun numarasını da yazmayı ihmal etmemişti. Güçlü, ilanı ve şoförün cep telefonunu bir kenara not etti.

Güçlü, 1998 yılında İstanbul'dan Şile'ye yolculuk yaparken başka bir manzara ile daha karşılaştı: Şile yakınlarında bir çeşmenin başında park etmiş bir kamyon duruyordu. Kamyonun yanında da kalabalık bir Çingene ailesi. Güçlü, kamyonun üzerinde iri harflerle yazılmış ''Asaletim yeter'' yazısını görünce hemen not defterine kaydetti.

Ankara Siteler'de dolaşırken yine bir kamyonun önünde yazılı olan Arapça ‘Maşallah’ yazısını gördü Faruk Güçlü. Maşallah yazısının hemen altında Güçlü'yü daha da şaşırtan bir yazı vardı: ''Hayranım Sana Monika.''

Kamyoncularla ilgili bu ipuçlarını toplayan öğretim üyesi Güçlü tayini Bolu'ya çıkınca kamyoncuların dünyasına bilimsel bir gözle bakmaya karar verdi. Ayrıca Bolu bu iş için bulunmaz bir yerdi. Hem doğu hem de batı illerinin geçiş güzergahı olan Bolu yollarında istemediği kadar kamyoncu bulabilecekti. Buldu da. Çoğunluğu Bolu yollarında olmak üzere tam 600 kamyon şoförüyle birebir görüştü, anket yaptı.

Güçlü'nün araştırması Türkiye'de bir ilk. Anket çalışmasını 15 öğrencisinin yardımıyla üç buçuk ayda bitirdi. Araştırma Sivas, İstanbul ve Bolu yollarında gerçekleştirildi. Anket çalışması kamyoncuların şehirlerarası yollarda mola verdikleri dinlenme tesislerinde yüzyüze yapıldı. Güçlü'nün çalışmasına kız öğrencileri destek verdi. Güçlü, anket çalışması sırasında kamyoncuların kız öğrencilere oldukça kibar davrandıklarını ve yardımcı olduklarını söylüyor. Sonuçlar onu şaşırtmış mı?

''Evet şaşırttı'' diyor Güçlü. Kamyonculara ilişkin gözlemlerini aktarıyor: '' Kamyoncuları kaba, bilgisiz, görgüsüz ve saldırgan bilirdim. Böyle olduklarına dair kanaatim vardı. Anketten sonra gördüm ki kamyoncular şoför camiasının en duygusal, en sosyal ve en kibar insanları. Kamyoncular Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik durumuyla yakından ilgililer. Bu konularda oldukça bilinçliler. Genel çoğunluğu muhafazakar bir yapıya sahip. Kamyoncuların çoğunluğu Türkiye'nin geleceğine ilişkin karamsarlar.''

Türkiye’de kaç kamyon şoförü var bilinmiyor

Kamyoncular çoğunlukla meslek örgütlerine üye. Birçok ilde Kamyoncular Odası bulunuyor. Ancak odalar birbirlerinin faaliyetlerinden habersiz. 350 bin kayıtlı kamyon bulunmasına rağmen Türkiye’de kaç kamyon şoförünün olduğu bilinmiyor. İstanbul'da kamyoncuların yoğun olarak bulunduğu bölge Zeytinburnu'ndaki ambarlar. Nakliye şirketlerine bağlı olarak çalışan kamyonların sayısı iki bine yakın. Yrd. Doç. Dr. Faruk Güçlü'nün Türkiye'nin ilk kamyoncu araştırmasının sonuçlarını önlerine koyduğumuzda itiraz etmiyorlar. ''Ekleyeceklerimiz var'' diyerek, sorunlarını sıralıyorlar:

AHMET ÇİFTÇİ (35)

En büyük sorunumuz sosyal güvencemizin olmayışı. Günlerce yolculuk yapıyoruz. Tonlarca mal taşıyoruz. Ne kazandığımızı bilmiyoruz. Bazen günlerce iş alamadığımız oluyor. Evimizden, çocuklarımızdan ayrı buralarda sürünüyoruz. Birileri bize sahip çıksa, şartlar düzeltilse daha iyi olacak.

ALİ KAYA (40)

Bu mesleğe başlayalı tam yirmi yıl oldu. Yirmi yıl boyunca kaç yüz bin kilometre yol katettim onu bile bilmiyorum. İşler zayıf. İş nereden çıkarsa oraya gidiyoruz. Bu işte parayı nakliye şirketleri kazanıyor. Önceki hükümet döneminde bir haftada dört kez mazota zam geliyordu. Şimdi normale döndü. İnşallah böyle devam eder.

MEHMET ŞERİF KOÇER (26)

Kamyoncu denilince herkes bilip bilmeden konuşuyor. Biz olmasak bu yükü kim taşıyacak? Türkiye'nin 81 vilayetine nakliye yapıyoruz. Bazen masraflarımız kazandığımız parayı alıp götürüyor. Yağmur, kar demeden kışın bu ağır şartlarında ekmeğimizi kazanmaya çalışıyoruz.

BEŞİR ERGÜN (35)

Bizim işimiz zor bir iş. Ama ne yapacaksın? Katlanmak zorundayız. Başka alternatifimiz yok. Yollarda meydana gelen kazaların sorumlusu olarak bizi gösteriyorlar. Bu çok yanlış bir düşünce. Bizim de yolumuzu gözleyen insanlar var. Herkes ne kadar dikkat ediyorsa biz daha fazla dikkat ediyoruz. Ama suçlamalara da muhatap oluyoruz.

DAVUT EROL (39)

Ondokuz yıldır bu işi yapıyorum. Üç çocuğum ve eşim Adana'da. Çocuklarımın yüzünü bayramdan bayrama ancak görebiliyorum. Karnımızı doyuracak kadar bir para kazanıyoruz. Kamyoncuların bir araştırmaya konu olması bizi sevindirdi. Ancak hükümetten sorunlarımızın çözümü için beklentilerimiz var.

Çocuğum kamyoncu olmasın

Kamyoncuların büyük çoğunluğu evli ve çocuklu. Hiç áşık oldunuz mu, sorusuna üçte ikisi evet diye cevap verdi.

Sürekli yollarda olduklarından aileleri ile çok fazla görüşme imkanı bulamıyorlar.

Seçtikleri meslekten pişman oldukları gibi, oğullarının da ileride kamyoncu olmasını istemiyorlar.

Büyük kısmı hiç içki içmiyor, birçoğu da sadece arada bir içiyor.

Ortak meslek hastalıkları, uzun süre oturmak yüzünden yakalandıkları kabızlık. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com