16/01/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa
16.01.2004
Hiç düşümeden imzaladım
 

İsmail ER

Sezon başında Yıldırım Demirören ve Lucescu'ya söz vermiştim. Daha sonra Hüsnü Güreli ile konuştum ve 5 dakikada imzayı attım. Beşiktaş'ta eski formuma kavuşup, milli formayı yeniden giymek için mücadele edeceğim.

G.SARAY'da geçirdiği 8 ayda attığı gollerle adından söz ettirdi. Ardından transfer olduğu İspanya'da 4 sezon Valencia, 1 sezon da Alaves'in başarısı için mücadele etti. Peşinden ülkesi Romanya'ya dönmeye karar verdi. Ancak, sakatlık peşini bırakmıyordu. Ayağından geçirdiği ameliyat nedeniyle 6 aydır yeşil sahalardan uzak kalan Adrian İlie, devre arasında Beşitaş'la sözleşme imzalarken ikinci Türkiye macerasına atılıyordu...

Siyah beyazlı takıma geliş öyküsünü Antalya kampında, HÜRRİYET yazarları Korkut Göze ile İsmail Er'e anlatan Adrian İlie, ‘‘Sezon başında yönetici Yıldırım Demirören ve Teknik Direktör Lucescu'ya söz vermiştim. Daha sonra İkinci Başkan Hüsnü Güreli ile konuştum ve hiç düşünmeden 5 dakikada imzayı attım’’ dedi.

Para değil başarı

Dünyanın en iyi üç teknik adamından biri olarak gösterdiği Lucescu'nun çalıştırdığı takıma geldiği için mutlu olduğunu anlatan İlie, ‘‘Beşiktaş'ı, Fransız ve İtalyan takımlarına tercih ettim. Paraya değil, başarıya geldim’’ dedi. Ve şöyle devam etti:

‘‘Futbolda çok iyi paralar kazanabilirsiniz ama kariyeriniz olmadığı sürece manevi olarak ruhunuzu tatmin edemezsiniz. Romanya Milli Takımı'ndan bir yıldır uzağım. Hedefim, Beşiktaş forması altında başarılı olup, yeniden Milli Takımımın formasını giymek.

Sergen dört dörtlük

UEFA Kupası'ndaki rakibimiz Valencia'da 4 sezon top oynadım. İspanya futbolunu ve defanslarının özelliklerini çok iyi biliyorum. Valencia'da yaşadığım başarıları, Türkiye'de Beşiktaş'la tekrarlayacağım.

Beşiktaş'ın kadrosunda çok önemli oyuncular var. Sergen müthiş bir futbolcu. Çalım atıyor, koşuyor, asist yapıyor, gol atıyor... İlhan Mansız, Pancu, Ronaldo, Zago, tanıdığım diğer futbolcular.

Lucescu'nun en büyük özelliği futbol adamı olması. Onun her konuşmasından ders çıkarmak gerekir. Ondaki futbol bilgisi tartışılmaz. O, çok iyi bir taktik uzmanıdır. Elindeki kadroyu çok iyi değerlendirir.

Fizik ve kondisyon olarak hazırım ama maç eksiğim var. Bunu da Antalya kampında gidereceğim. Antrenmanlardaki performansımdan memnunum. Takıma çabuk uyum sağladım.

Bana ‘buz adam' derler

En önemli özelliklerimi şöyle sayabilirim... Kafa hakimiyetim var. Her iki ayağımı da çok iyi kullanırım. Topla çok çabuk oynuyorum. Ayrıca son vuruşlarım mükemmeldir.

Negatif tarafım, gülmeyi sevmeyişim. Bu nedenle zaman zaman takım arkadaşlarım bana ‘‘buz adam’’ diye hitap ediyorlar.

Türkiye'de en çok tribün coşkusunu özledim. İnönü Stadı'ndaki atmosferi düşünemiyorum. Çünkü bir futbolcu için en büyük moral ve doping tribünlerin desteğidir. Hele bir de gol atarsanız bu zevk hiçbir şeye değişilmez.’’ 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com