16/01/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 17:54
16.01.2004
Prodi: Türkiye AB'yi güçlendirir

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Romano Prodi, Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin, birliğe çok şey katarak güçlenmesini sağlayacağını söyledi.

Boğaziçi Üniversitesi'nde "Türkiye-Avrupa Birliği İlişkilerinin Geleceğine Bakış" başlıklı konferans veren Prodi, AB'nin Türkiye'yi üyeliğe hazırlamaya ve bu yolda destek olmaya hazır olduğunu belirterek, "Tüm kalbimle Türkiye'yi destekliyorum" diye konuştu.

Prodi, Türkiye'nin bölgenin istikrarı açısından çok önemli bir rol oynadığını ve üye olması halinde jeopolitik konumu itibariyle önemli bir köprü ve stratejik bir geçiş noktası teşkil edeceğini söyledi.

Türkiye'nin AB'nin dış politikasına da katkılar getireceğini ve Birliğin askeri açıdan güçlenmesini sağlayacağını kaydeden Prodi, Türkiye'nin genç nüfusuyla, Avrupa'nın ekonomik ve sosyal kalkınmasınada katkıda bulunacağını ve işgücü çokluğu sayesinde de AB'nin rekabet gücüne güç katacağını belirtti.

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ

Prodi, son 2-3 yılda, Türkiye AB ilişkilerinde net bir dinamizm söz konusu olduğunu da ifade ederek, 1999 Helsinki Zirvesi'nde adaylık statüsü tanınmasıyla Türkiye'nin çok önemli siyasi reformlar yaptığını ve Atatürk'ün vizyonunda öngörülen hedeflere ulaşmaya başladığını söyledi.

Prodi, Türkiye'nin kısa süre içinde, idam cezası ve ana dilde yayın hakkı gibi çok önemli sorunları ele almasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, komisyon raporlarında da bu önemli gelişmelere değinildiğine dikkati çekti.

Kopenhag siyasi kriterlerini karşılama yolunda, Türk hükümetinin zorlu meseleleri kararlılıkla ele aldığını kaydeden Prodi, uygulamaları takip etmek açısından reform izleme grubunun kurulmasınınçok faydalı bir gelişme olduğuna işaret etti.

Romano Prodi, uygulamada sıkıntı yaratabilecek bazı meseleleri de belirlediklerini ifade ederken, bunları, "yargının bağımsızlığının güçlendirilmesi, kültürel hakların yaygınlaştırılması, dini özgürlükler ve asker-sivil ilişkileri" olarak sıraladı. Prodi, insan hakları ve temel özgürlükler alanında net iyileşmeler görülse de, Türkiye'de bu alanda yine de AB standartlarının gerisinde kalan bazı uygulamalara hala rastlandığını belirtti.

"TÜRKİYE İÇİN AYRI STANDARTLAR YOK MESAJI VERİLMELİ"

Prodi, hem Türkiye hem de AB kamuoyunda karşılıklı olarak birbirini daha çok tanıma ve bilgi edinme ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, AB olarak bu doğrultuda kamuoyunu bilgilendirme çalışmalarına başladıklarını kaydetti. Prodi, Türk kamuoyunu da AB konusunda bilgilendirmenin çok hassas bir konu olduğunu dile getirerek, "Türkiye için ayrı standartlar yok" mesajının verilmesi gerektiğini söyledi.

Terör, yasadışı göç, ayrımcılık gibi sorunlara çözüm getirmeleri gerektiğini vurgulayan Prodi, İstanbul'daki terör saldırılarına Türk hükümetinin etkin cevabının, uluslararası toplumca da takdir edildiğini belirterek, terörle mücadelede Türkiye'nin katkısının çok önemli olduğunu söyledi.

"KIBRIS'TA KÖHNE BÖLÜNMÜŞLÜĞE SON VERMENİN ZAMANI"

Konuşmasında Kıbrıs konusuna da yer veren Prodi, Almanya ve Fransa arasındaki uzlaşma sürecinin, Kıbrıs halkı için de geçerli olmaması için hiçbir neden bulunmadığını ve Kıbrıs'ta "köhne bölünmüşlüğe" son vermenin zamanı olduğunu belirterek, sınırların açılmasıyla adadaki iki toplumun bir arada kardeşçe yaşayabileceğini ispatladığınısöyledi.

Prodi, bölünmüşlüğün savaştan da kötü olduğunu ve insanların da artık değişim istediğini vurgulayarak, iki tarafı, BM öncülüğündeki müzakerelere gecikmeksizin başlamaya davet ettiklerini belirtti.

Kıbrıs sorununa 1 Mayıs 2004'e kadar, Annan Planı temelinde bir çözüm bulunmasının sadece Kıbrıs'ın değil, tüm Doğu Akdeniz'in menfaatine olacağına ve Türkiye'nin AB sürecine de olumlu katkılar sağlayacağına işaret eden Prodi, Kıbrıs'ın, Kopenhag kriterlerinin bir parçası ve resmi bir şart olmadığını, ancak siyasi bir realite niteliği taşıdığını kaydetti.

AB Komisyonu Başkanı Prodi, konferansa gelişinde düzenlenen öğrenci gösterisiyle ilgili olarak da esprili bir dille, "Avrupa'da gösteri yapmayan üniversite öğrencisi yoktur, hatta belki Kopenhag kriterlerine bu gösterileri de dahil etmemiz lazım" dedi.

Konferansın başında söz alan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabih Tansal da okul müfredatlarını AB içerikli derslerle zenginleştirdiklerini ve öğrencilerin bu konuya çok ilgi duyduğunu söyledi. Türkiye'de pek çok üniversitede AB konusunda bir takım merkezler kurulduğunu aktaran Tansal, Avrupalı öğrenciler ve akademisyenlerin de Türkiye hakkında daha çok bilgi edinmek istediğini söyledi.

Tansal'ın konuşmasının ardından Boğaziçi Üniversitesi'nden bir öğrenci, üniversite öğrencilerinin AB konusundaki faaliyetleriyle ilgili son çalışmalar hakkında bilgi verdi.

 
(aa)



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com