|
Kamu Yönetimi Temel Yasası Tasarısı, CHP'li milletvekillerinin tepkilerine ve toplantıları terketmelerine rağmen TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edildi.
Etkili ve katılımcı bir yönetim için kamuda yeniden yapılanma öngören tasarı TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edildi. Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı'nın amacı, ''Katılımcı, saydam, hesap verebilir, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir kamu yönetiminin oluşturulması; kamu hizmetlerinin adil, süratli, kaliteli, etkili ve verimli bir şekilde yerine getirilmesi için merkezi idare ile mahalli idarelerin görev, yetki ve sorumluluklarınınbelirlenmesi; merkezi idare teşkilatının yeniden yapılandırılması ve kamu hizmetlerine ilişkin temel ilke ve esasları düzenlemektedir'' şeklinde belirlendi.
Merkezi idare ile mahalli idareleri ve bunların bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarını kapsayan tasarıda kamu yönetiminin temel amaç ve görevi de şöyle tanımlandı:
''Kamu yönetiminin temel amaç ve görevi, halkın hayatını kolaylaştırmak, huzur, güvenlik ve refahını sağlamak, hayat kalitesinigeliştirmek, kişilerin hak ve özgürlüklerini kullanmalarının önündeki engelleri kaldırmak ve bu amaçlarla kanunlarla verilen görev ve hizmetleri yerine getirmektir.''
Tasarıya göre, merkezi idare; kamu hizmetlerine ilişkin ulusal düzeyde genel ilke ve politikaları amaç ve hedefler ile standartları belirleyecek. Merkezi İdare, kamu hizmetlerinin hukuka, belirlenen politika ve standartlara uygunluğunu izlemek, değerlendirmek ve denetlemek, hizmetlerin verimli ve merkezi idare ile mahalli idareler arasında koordinasyon içerisinde yerine getirilmesini sağlayacak, kamukurum ve kuruluşları ile özel sektöre, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleri arasında iletişim ve işbirliğini sağlayıcı mekanizmalar oluşturacak.
Bunun için merkezi idare, yetki ilkesi genişliği ve çerçevesinde taşrada ve yurtdışında örgütlenerek mahalli idareler ve hizmet yönünden yerinden yönetim kuruluşları üzerinde yasalarla öngörülen idari vesayet yetkisini kullanabilecek.
PERFORMANS ÖLÇÜTLERİ
Tasarıya göre, merkezi idare tarafından görülecek görev ve hizmetler dışında kalan mahalli müşterek nitelikteki her türlü görev, yetki ve sorumluluklar ile hizmetler, mahalli idareler tarafından yerine getirilecek. Buna göre, mahalli idareler, görev, yetki ve sorumlulukları alanına giren hizmetleri Anayasa'da ifadesini bulan idarenin bütünlüğü ilkesine, kanunlara; ayrıca kalkınma planının ilke ve hedeflerine, kendi stratejilerine, amaç ve hedeflerine, performans ölçütlerine ve standartlara uygun olarak görecekler.
Mahalli idarelerin yasalarla verilen temel görev ve hizmetleri yerine getirmesinde ciddi aksamaların meydana gelmesi ve yapılan inceleme ve araştırma sonucunda bu durumun halkın sağlık, huzur ve esenliğini önemli ölçüde olumsuz etkilediğinin somut olarak belirlenmesi durumunda, İçişleri Bakanlığı bu aksaklıkların giderilmesi için önlem alacak.
Tasarıda merkezi idareler ile mahalli idareler arasındaki ilişkiler de ayrıntılı biçimde düzenlendi.
DOĞRUDAN HARCAMA
Buna göre, merkezi idare tarafından yürütülmesi öngörülen hizmetlerden illerde yapılması gerekenler, yasalarda belirtilen istisnalar dışında, valilik ve kaymakamlıklar tarafından gerçekleştirilecek. Merkezi idare birimleri, mahalli idarelerin sorumluluk alanlarına giren görev ve hizmetler için mahalli düzeyde teşkilat kuramayacak, doğrudan ihale ve harcama yapamayacak.
Merkezi idarenin görevleri arasında sayılan hizmetlere ait yatırımlardan ilgili bakanlıkça uygun görülenler, mahalli idareler eliyle de gerçekleştirilebilecek. Bu yatırımlara ait ödenekler, ilgilikuruluş tarafından o mahalli idare bütçesine aktarılacak. Bu ödeneklerbaşka amaçlarla kullanılamayacak.
Merkezi idare, desteklemek ve geliştirmek istediği hizmetleri, proje bazında gerekli kaynakları ilgili mahalli idarelere aktararak onlarla işbirliği içinde yürütülebilecek.
Mahalli idarelerin görev, yetki ve sorumluluk alanlarına giren konularda çıkarılacak tüzük, yönetmelik ve benzeri düzenlemelere, mahalli idarelerin kısıtlayıcı, mahalli hizmetleri zayıflatıcı ve yerinden yönetim ilkesine aykırı hükümler konulamayacak.
MALİ KAYNAK DAĞILIMI
Mahalli idarelere yetki, görev ve sorumluluklarıyla orantılı gelirkaynakları sağlanacağı da tasarıyla hükme bağlandı. Buna göre mahalli idareler, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından pay alacak. Payların ayrılmasına, dağıtımına ve bu paylardan yapılacak kesintilereilişkin usul ve esaslar yasayla düzenlenecek.
Tasarıyla, kamu hizmetlerinin daha etkili, verimli ve süratli şekilde görülmesi için merkezi idare veya mahalli idarelere ait hizmetlerden yasalarda öngörülenlerin gerektiğinde, özel sektöre, kamukurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, hizmet birliklerine, özel sektöre ve alanında uzmanlaşmış sivil toplum örgütlerine gördürülebilmesine imkan tanınıyor.
İDARENİN BÜTÜNLÜĞÜ İLKESİ
Bakanlıklar ile bağlı ve ilgili kuruluşların teşkilatlanmalarına ilişkin ilke ve esasları da belirleyen tasarıya göre, görev ve yetkilerin tespiti ile teşkilatlanmada, idarenin bütünlüğü ilkesi esasalınacak. Benzer nitelikteki hizmet ve görevler birden fazla kurum ve kuruluşa verilemeyecek. Bakanlıklar ile bağlı ve ilgili kuruluşlar, stratejik planına, yıllık amaç ve hedeflerine bağlı olarak teşkilatyapısını, hizmet kalite standartlarını, yönetim ve hizmet süreçlerini sürekli geliştirici tedbirleri alacak.
DEVLET BAKANI SAYISI 8'E İNDİRİLİYOR
Tasarıda, Bakanlar Kurulu'nun oluşumu başbakanın statüsü ve başbakan yardımcılarının görevlendirilmeleri ve devlet bakanlarının atanması ile ilgili konular da düzenlendi.
Tasarıda, Bakanlar Kurulu'nun başbakan ve bakanlardan oluştuğu, başbakanın da Bakanlar Kurulu'nun başkanı ve başbakanlık teşkilatının en üst amiri olduğu ifadesine yer verildi. Tasarı ile devlet bakanı sayısı da 20'den 8'e indiriliyor. Başbakana yardımcı olmak, bakanlıklar arasında koordinasyonu sağlamak üzere en çok 3 başbakan yardımcısı görevlendirilebilecek.
Tasarıya göre, başbakan yardımcıları ile devlet bakanlarının danışma ve büro hizmetlerini yürütecek personele ait kadrolar başbakanlık kadro cetvelinde gösterilecek.
Tasarıda bakanların görev, yetki ve sorumlulukları sıralanırken, bunların sadece siyasi sorumluluk taşıyan kişiler değil, aynı zamanda bakanlığın da en üst düzey yönetici ve sorumlusu olduğuna vurgu yapıldı. Buna göre, bakan; bakanlık kuruluşunun en üst amiri olup, bakanlık icraatından ve emri altındaki faaliyet ve işlemlerden sorumluolacak.
Tasarıya göre, müsteşar; bakanın yardımcısı olup bakanlık hizmetlerini, bakan adına onun amiri ve yönlendirmesi doğrultusunda, mevzuat hükümlerine, bakanlığın amaç ve politikalarına, stratejik planına uygun olarak düzenleyecek ve yönetecek. Bu amaçla bakanlık kuruluşlarına gereken emirleri verecek ve bunların uygulanmasını gözetip sağlayacak.
Müsteşar bu hizmetlerin yürütülmesinde bakana karşı sorumlu olacak.
TAŞRA TEŞKİLATI KURAMAYACAKLAR
Tasarıya göre, Dışişleri, Bayındırlık ve İskan, Sağlık, Ulaştırma,Tarım ve Köyişleri, Sanayi ve Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Kültür ve Turizm ile Çevre ve Orman Bakanlıkları taşra teşkilatı kuramayacak.
Adalet, Milli Savunma, İçişleri, Maliye, Milli Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları ise taşra teşkilatı kurabilecekler.
Tasarıda, bakanlık yardımcı hizmet birimlerini de yeniden düzenlendi. Buna göre, bakanlık merkez teşkilatında ihtiyaca göre, Özel Kalem Müdürlüğü, İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı ve Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulacak. Taşra teşkilatı olan bakanlıklarda, insan kaynakları birimi genel müdürlük şeklinde kurulabilecek. Bağlı kuruluşların merkez teşkilatında ihtiyaca göre insan kaynakları daire başkanlığı ile destek hizmetleri daire başkanlığı oluşturulacak.
Taşra teşkilatı ve kuruluşuna ilişkin hükümler de içeren tasarıya göre; taşra birimleri olan bakanlıklar illerde ve hizmet niteliği ile ihtiyaçlar dikkate alınarak ilçelerde teşkilatlanacak. Bunlar vali ve kaymakama bağlı olarak çalışacaklar.
Tasarıda taşra teşkilatlarının kurulmasında aranacak şartlar şöyle sıralandı:
-Taşra teşkilatı, görev ve hizmetin niteliğine, sosyal ve ekonomikşartlara ve nüfus durumlarına göre farklı yapıda kurulabilecek. -Bakanlıklar ile bağlı kuruluşların il ve ilçelerde, tek bir taşrateşkilatı kurmaları esas olacak. -Kamu hizmetlerinin zorunlu kıldığı hallerde, birden çok ili kapsayan alanlarda, sürekli veya geçici nitelikte, kanunla, bölge teşkilatı kurulabilecek. Ancak, bölge düzeyinde teşkilatlanan bakanlıklar illerde, illerde teşkilatlanan bakanlıklar ise bölge düzeyinde örgütlenemeyecek. -Bölge kuruluşları dışındaki taşra teşkilatı, Bakanlar Kurulu kararı ile kurulacak, kaldırılacak veya değiştirilebilecek.
YURTDIŞI HİZMETLERİ
Tasarıya göre, Dışişleri Bakanlığı ile Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) hariç, bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları yurtdışı teşkilatı kuramayacaklar. Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarından hangilerinin hangi ülkelerde yurtdışı hizmeti sunacağı Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek. Bu yolla belirlenecek kurum ve kuruluşların yurtdışı hizmetleri, ilgili kurum veya kuruluş personelinin Dışişleri Bakanlığı kadrolarına geçici olarak görevlendirilmesi yoluyla yürütülecek.
KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KALDIRILIYOR
TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edilen Kamu Yönetimi Temel Yasa Tasarısı, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün kaldırılmasını öngörüyor.
Tasarıda, ''Bağlı kuruluşlar'', bir bakanlığın hizmet ve görev alanına giren ana hizmetlerden özel önemi bulunanları yürütmek üzere, yasayla kurulan kuruşlar olarak tanımlandı. Başbakanlığa bağlı olanların dışında müsteşarlık şeklinde bağlı kuruluş kurulamayacak.
''İlgili kuruluşlar'', özel kanun veya statü ile kurulan, iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşları ile bunların kurum, ortaklık ve iştirakleri veya özel hukuk, mali-idari statüye tabi, hizmet bakımından yerinden yönetim'' kuruluşları olarak tanımlandı. ''İlgili kuruluşlar''ın görev yetki ve sorumlulukları ile teşkilatlanmalarına ilişkin esaslar, ilgili olduğu bakanlıkların, kuruluş kanunu veya statülerinde belirlenecek. Müsteşarlık şeklinde ilgili kuruluş da kurulamayacak. STRATEJİ GELİŞTİRME KURULU Tasarıda, ''İlişkili kuruluşlar'' da ''Piyasalara ilişkin düzenleyici ve denetleyici görev yapan, kamu tüzel kişiliği ile idari ve mali özerkliğe haiz, özel kanunla kurulan kuruluşlar'' şeklinde tanımlandı.
Bütün bakanlıklarda bakanlık stratejilerinin, amaç ve politikalarının belirlenmesi ile bakanlık çalışmalarının performanslarının değerlendirilmesi amacıyla ''Strateji Geliştirme Kurulu'' oluşturulacak. Ayrıca bu konuda başkanlıklar da kurulacak. KADEME VE UNVANLAR Tasarıyla hiyerarşik kademe ve unvanlar yeniden düzenleniyor. Bunagöre, düzenlenen unvanlar şöyle:
Merkez Teşkilatı:, 1-Müsteşarlık, 2- Genel Müdürlük, Başkanlık, Daire Başkanlığı ve 3- Müdürlükler,
Bağlı kuruluşlar: (Müsteşarlık şeklinde bağlı kuruluşlar) 1-Müsteşarlık, 2- Genel Müdürlük, Daire Başkanlığı 3- Müdürlük (Başkanlık şeklindeki bağlı kuruluşlar), 1- Başkanlık, 2- Daire Başkanlığı, 3- Müdürlük.
Taşra Teşkilatı İl Kuruluşları: 1- Vali, 2- İl Müdürü, 3- Şube Müdürü.
Dışişleri Bakanlığı, MGK Genel Sekreterliği ve MİT Müsteşarlığı bumadde kapsamı dışında tutuldu. Komisyonda kabul edilen bir önerge ile Emniyet Genel Müdürlüğü de kapsam dışına alındı.
Tasarının ''Yardımcı Hizmet Birimlerinin Görev ve Yetkileri'' başlıklı üçüncü bölümünde, ''Özel Kalem Müdürlüğü ile Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı''nın görevleri yeniden belirlenirken İnsanKaynakları Daire Başkanlığı adı altında yeni bir birim kurulması da öngörüldü. TEFTİŞ KURULLARI KALDIRILIYOR ''Kamuda Denetim''i düzenleyen dördüncü bölümde geleneksel denetimuygulamaları değiştirildi. Denetimin amacı yeniden belirlenirken, denetimde rehberlik, eğitim ve danışmanlık yaklaşımı öne çıkartıldı. Denetimin kapsamını da yeniden belirleyen tasarı, sadece iş yapma süreçleri veya çalışanların eylem ve işlemlerinin mevzuata uygunluğunudeğil, aynı zamanda kurumun stratejilerine dayalı olarak geliştirilen kurumsal ve kişisel amaç ve hedeflere, hizmetin kalite standartlarına göre değerlendirme konusu da öne çıkartıyor. Yönetimin önceden belirleyeceği başarı ölçütleri ile faaliyet sonuçlarının karşılaştırılmasını düzenleyen tasarı, düzeltici önlemlerin alınması esasını getiriyor. Bu amaçla periyodik olarak faaliyet raporlarının hazırlanması, bunun saydamlık ilkesine uygun olarak ilgililere ulaştırılması da düzenleniyor.
Denetim kapsamına ''Performans denetimi'' ni de ekleyen tasarı, buçerçevede yönetimin bütün kademelerinde gerçekleştirilen faaliyet ve programların planlanmasını, uygulanmasını ve kontrolü aşamalarında ekonomikliğin, verimliliğin ve etkililiğin denetlenmesini hükme bağlanıyor.
Tasarıya göre, iç denetimi, kamu kurum ve kuruluşlarının kendi yöneticileri ve kurumun üst yöneticisinin görevlendireceği denetim elemanları yapacak.
Merkezi idareye dahil kurul ve kuruluşlarla il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ve mahalli idare birliklerinindış denetimi yasayla belirlenecek esaslar çerçevesinde Sayıştay tarafından yapılacak veya yaptırılacak. Sorumluların hesap ve işlemleri kesin hükme bağlanacak. Bu amaçla Sayıştay'ın teşkilat yapısı içinde özel ihtisas daireler oluşturulabileceği gibi bölge düzeyinde birimler de kurulabilecek.
Köyler ile köylerin kendi aralarında kurdukları birlikler, mülki idare amirleri eliyle denetlenecek. Komisyonda kabul edilen bir önergeile mahalli idarelerin mali işlemler dışında İçişleri Bakanlığı tarafından denetleneceğine ilişkin bir hüküm eklendi.
Saydamlığın, hesap verebilirliğin ve halkın bilgi edinme hakkını kullanmasının sağlanması için kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzel kişilere yasada belirtilen istisnalar dışında tüm bilgi ve belgeleri verecekler. HALK DENETÇİLİĞİ SİSTEMİ Her ilde, yerel idareler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile bu idareler tarafından kurulan birlik ve işletmelerin, kurum dışı gerçek ve tüzel kişilerle ilgili işlem ve eylemlerinden kaynaklanan anlaşmazlıkların çözümüne yardımcı olmak için ''halk denetçisi'' seçilecek. Denetçiler, 4 yıllık yükseköğretim mezunları arasından en az 10 yıl mesleki tecrübe sahibi, toplumda saygınlığı bulunan kişiler arasından beş yıl süre ile görev yapmak üzere il genel meclisinin üçteiki çoğunluğunun kararı ile seçilebilecek. İl genel meclisi önünde yemin ederek göreve başlayacak olan denetçilerden siyasi parti ile ilişkisi olanların bu ilişkisi kesilecek.
''Ombudsman'' olarak görev yapacak denetçiler, idare ile ihtilafa düşen kişi arasında, konunun yargı makamlarına yansımasından önceki aşamada çözüm için yardımcı olacak.
Halk denetçisinin bürosu ve iş yükü ile orantılı sayıda personel il özel idaresi tarafından sağlanacak ve belli miktarda aylık ödeme yapılacak. HÜKÜMETLERLE GÖREVLERİ SONA ERECEK Tasarıya göre, hükümetlerin görevi sona erdiğinde Milli Savunma Bakanlığı müsteşarı dışındaki müsteşarlar ile kendi genel kurullarınınseçimiyle gelenler dışındaki başkan ve genel müdürlerin görevi kendiliğinden sona erecek. Bu şekilde görevi sona erenlerden başka birgöreve atanmayanlar, özlük hakları saklı kalmak üzere kadro şartı aranmaksızın bakanlık müşaviri olarak atanacaklar.
Tasarı ''Devlet memurluğu sisteminin ömür boyu istihdam garantisi tanıması, liyakat sisteminin bozulması, kariyer planlamasının yapılamaması ve cezalandırma sisteminin öne çıkması nedeniyle etkisi kaybetmesinden'' dolayı sözleşmeli personelin yaygınlaştırılması ve kısmi zamanlı istihdam uygulaması da öngörüyor.
Cumhurbaşkanlığı, ''Anayasal konumu ve ilgili Anayasa hükümleri'' nedeniyle yasa kapsamı dışında bırakılıyor. Milli Savunma Bakanlığı ise diğer bakanlıklarla birlikte istisnalar hariç yasa kapsamına dahilediliyor. KALDIRILAN KURULUŞLAR Tasarı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Dışişleri Bakanlığı ve Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi (TİKA) Başkanlığı hariç bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışı teşkilatları kaldırılıyor ve yurtdışı kadroları iptal ediliyor. Yurtdışında bulunan personel, görevlendirmeleri sona erinceye kadar çalışmaya devam edecekler.
Sağlık, Kültür ve Turizm, Çevre ve Orman, Tarım ve Köyişleri, Sanayi ve Ticaret ile Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarının taşra teşkilatları, malları ve kadroları belediye sınırları içinde belediyelere, sınırlar dışında il özel idarelerine devredilecek. Komisyonda kabul edilen bir önerge ile bu kuruluşların görev ve yetkileri il özel idarelerine devredilmesi hükmü benimsendi.
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün görev ve yetkileri, araçları vetaşınmazları ile kadroları İstanbul dışında il özel idarelerine, İstanbul'da ise Büyükşehir Belediyesi'ne veriliyor.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun da kaldırılmasını öngören tasarı, kurulun personeli, araç, gereç, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ve bütçesini Sayıştay'a devrediyor.
GÖRÜŞMELER
|
KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU YASA TASARISI'NA TEPKİ |
|
Sivil toplum örgütleri Kamu Yönetimi Temel Kanunu Yasa Tasarısı'nı protesto ediyor. TÜRKİYE KAMU-SEN: KÜRESEL SERMAYENİN UŞAĞI OLMAYACAĞIZ
Türkiye Kamu-Sen üyeleri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerin yöneticilerine faks gönderdi. Kızılay Postanesi önünde toplanan Türkiye Kamu-Sen üyesi grup, ''Küresel sermayenin uşağı olmayacağız'', ''Bizim ilkemiz bizim ülkemiz'' ve ''Adalet yoksa kalkınma da yok'' şeklinde slogan attı, alkışlı protesto gösterisinde bulundu. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, burada yaptığı konuşmada, TBMM komisyonlarında görüşülen Kamu Yönetimi Temel Kanunu Yasa Tasarısı'nın yasalaşması durumunda ülkeyi içinden çıkılamaz bir kaosa sürükleyeceğini iddia etti. "DEVLET YAPISI YOK OLACAK" Ülkenin federal bir yapıya dönüşeceğini, geleneksel devlet anlayışının ortadan kalkarak üniter devlet yapısının yok olacağını savunan Akyıldız, milletvekillerine, ''Tasarının TBMM Genel Kurulu'na geldiği gün yapılacak oylamada vicdanınızı bir kez daha gözden geçirmenizi tavsiye ediyoruz'' diye seslendi.
TMMOB: KAMU YÖNETİMİ TASARISI ÜLKE ÇIKARLARIYLA UYUŞMUYOR Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı'nın ülkenin ve çalışanların çıkarlarıyla uyuşmadığını belirterek tasarıya tepki gösterdi. TMMOB, tasarının TBMM Komisyonlarında "yangından mal kaçırırcasına" ve komisyonu izlemek isteyenlere zorluk çıkartılarak görüşüldüğünü iddia etti. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Güvenç, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı'nın TBMM komisyonlarında görüşülmesiyle ilgili yazılı açıklamasında tasarının yanı sıra, tasarının görüşmeye açılış biçimini ve komisyonu izlemek için başvuranlara çıkartılan zorlukları eleştirdi. Güvenç "Açık tartışma ortamlarının engellenmek istenmesinin ardındaki temel neden, tasarının ülkemizin ve çalışanların çıkarlarıyla taban tabana zıt olması ve iktidarın bu gerçeğin ortaya çıkmasına engel olma isteğidir" dedi. "AKP, DEMOKRASİ ANLAYIŞINI GÖSTERDİ" Daha önceden yazılı başvuruda bulundukları halde TMMOB ve KESK gibi örgütlere zorluk çıkartıldığının altını çizen Güvenç, bu tutumun AKP'nin demokrasi anlayışını gösterdiğini iddia etti. İktidarın, tasarıyı uluslararası sermaye kuruluşlarının ve sadece yerli sermaye örgütlerinin görüşlerini alarak hazırladığını öne süren Güvenç, bu tutumun aynı zamanda "katılım, şeffaflık, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle yakın ilişkiler" sözcükleriyle doldurulmuş tasarının inandırıcı olmadığının başka bir kanıtı olduğunu ileri sürdü.
TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ: ÜLKE, PAZARA DÖNÜŞECEK Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Füsun Sayek, TBMM Anayasa Komisyonu'nda görüşülen KamuYönetimi Temel Yasası Tasarısı'nın yasalaşmaması için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Sayek ve beraberindeki TTB Merkez Konseyi üyeleri, TBMM Çankaya kapısında toplandı. Sayek, tasarı ile sağlık kurumlarının ''ticarethaneye'', ülkenin ''pazara'', devletin ''şirkete'', vatandaşların da ''müşteriye'' dönüştürüleceğini savundu. Hekimler dahil tüm kamu çalışanlarının iş güvencesinin ve örgütlerinin yok edileceğini öne süren Sayek, şunları kaydetti: ''Mesleğimiz ve toplumsal geleceğimizi bütünüyle karartacak Kamu Yönetimi Temel Kanunu'nu kabul etmiyoruz. TTB, bugünden itibaren tasarının yasalaşmaması için her türlü çabayı tüm ülke çapında uygulamaya sokmuştur. İnanıyoruz ki, insanı önceleyen her kesimle birlikte yürüteceğimiz faaliyetlerin sonucunda bu kanun uygulamaya sokulmayacaktır.'' ''HALK MAĞDUR EDİLECEK'' Sayek, ''Adı Anayasa Komisyonu ise bu taslağın bugün geri gönderileceğini umuyoruz. Herhalde tasarıyı okumadılar, okusalardı dün olanlar olmazdı. Tasarının yasalaşmaması için elimizden geleni yapacağız'' diye konuştu. Füsun Sayek, bir gazetecinin, ''Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, tasarıya karşı çıkanları 'reform karşıtı'olarak niteledi'' sözleri üzerine, ''Reform adı altında, halkı mağdur edecekleri bir sisteme kılıf uydurmaya çalışıyorlar. Bu kılıfı uydurtmayacağız. Bu, reform karşıtlığı olarak kabul edilse bile...'' açıklamasında bulundu.
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SENATOSU: TEMEL KANUN ÜNİTER YAPIDA DEĞİL, FEDEREL SİSTEMDE OLUR İstanbul Üniversitesi (İÜ) Senatosu,TBMM'ye sevk edilen Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı'nı eleştirdi. İÜ Basın ve Halkla İlişkiler Birimi'nden yapılan yazılı açıklamada, üniversite senatosunun bugün toplandığı ve Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı hakkında oybirliğiyle bir karar aldığı belirtildi. Senatonun, tasarıya ilişkin görüşlerinin yer aldığı açıklamada şöyle denildi: ''Öncelikle Türk hukuk düzeninde temel kanundan söz etmek doğru değildir. Çünkü, üniter devletlerde, temel kanundan (çerçeve kanun) söz edilemez. Çerçeve kanun kavramı ancak federal devlet yapısında görülen bir kavramdır. Federal devletler, temel kanun yapma yetkisine sahip oldukları gibi, bu kanuna uygun alt kanunları yapma yekkisine de sahiptirler. Bu nedenle, üniter devletlerde, federal devletlerde olduğu gibi anayasa dışında kanunlar arasında hiyerarşi farkı yoktur.'' "İNSAN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ KISITLANIYOR" Açıklamada, ''tasarının birinci maddesinin kanunun amacını açıklamaktan çok, iktidar partisinin siyasal bildirgesi niteliği taşıdığı'' savunularak, ''teknik ifadeler yerine daha çok siyasi nitelikli kavram ve sloganların kullanıldığı'' ifade edildi. Tasarının 5. maddesinin D fıkrasında ''kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde ve bu hizmetlerden yararlandırmada ayrımcılık, bu hizmetlerle ilgili olarak insan hak ve özgürlüklerini kısıtlayıcı düzenleme ve uygulama yapılamaz'' ifadesinin yer aldığı kaydedilen açıklamada, ''Bu ifadeler aslında kamu hizmetlerinde insan haklarının geliştirilmesi amacından çok, türbana ilişkin endişelerin somutlaşmasıolarak algılanmalıdır. Böylece türbanın kamusal alanda serbestleşmesi hedeflenmektedir'' denildi. TASARININ 6 VE 7 MARDDELERİ ANAYASA'YA AYKIRI Açıklamada, tasarının 6-7. maddelerinin üniter devlet yapısına ve dolayısıyla 1982 Anayasası'nın 123. Maddesi'ne de aykırılık teşkil ettiği belirtildi. | TBMM Anayasa Komisyonu, Kamu Yönetimi Temel Yasası Tasarısı'nın görüşmeleri için Burhan Kuzu başkanlığında saat 10.00'da toplandı. Komisyon üyelerinin yerlerini almasının ardından çok sayıda CHP milletvekili de görüşmeleri izlemek üzere komisyona geldi. CHP'lilerin tali komisyonların raporlarını incelemek üzere görüşmelerin ertelenmesi isteği AKP'lilerin oylarıyla reddedildi. Tasarının tümü üzerinde görüş açıklayan CHP milletvekilleri, tasarıyı hazırladıklarını ifade ettikleri Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer'in ''Cumhuriyet'in temel değerlerini ayaklar altına alan'' görüşler taşıdığını ileri sürerek, tasarının geri çekilmesini istediler. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin de Cumhuriyet'in temel nitelikleri konusundaki hassasiyetlerini dile getirerek, bunu tahrip etmeye kalkışacakların karşılarında önce kendilerini bulacaklarını söyledi. Bürokratlardan sadece teknik yardım aldıklarını bildiren Şahin, tasarının ''Hükümet'in tasarısı'' olduğunu kaydetti.
Dinçer de ''Tasarıda dini, etnik, şovenist bir anlayış varsa bunun sorumlusu benim, kabahat bana ait'' dedi. Komisyon üyelerinin yerlerini almasının ardından çok sayıda CHP milletvekili de görüşmeleri izlemek üzere komisyona geldi. Kuzu, toplantıyı açış konuşmasında, tasarının Ekim ayındaki durumuna göre büyük değişikliklere uğradığını anlattı. ''Hala tasarıda Anayasa'ya aykırılıklar bulunduğunun söylenebileceğini'' ifade eden Kuzu, ''Anayasa Mahkemesi gerekeni yapar'' dedi. Kuzu'nun açış konuşmasından sonra usul hakkında söz alan CHP Ankara Milletvekili Oya Araslı, Plan ve Bütçe Komisyonu ile İçişleri Komisyonu'nun raporlarının kendisine yeni ulaştığını söyledi.
CHP'Lİ ARASLI: GÖRÜŞME ERTELENSİN
Araslı,diğer komisyonların raporlarının incelenmesine olanak sağlanması için Anayasa Komisyonu'nda bugün yapılacak görüşmelerin ertelenmesi isteminde bulundu.
AKP Malatya Milletvekili Süleyman Sarıbaş'ın bu isteğin oylanmasını istemesi üzerine komisyonda ilk tartışma başladı. CHP'lilerin, AKP'lileri ''Herşeyi parmak hesabıyla çözmeye çalıştıkları'' suçlamaları arasında Araslı'nın önerisi oylandı ve reddedildi. CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin'in ''Bundan sonra parmak hesabıyla birşey yapamayacaklarını AK Parti'lilere göstereceklerini'' söylemesine sinirlenen AKP'li üyeler ''Ne yapabilirsiniz? Söyleyin de bilelim'' diye bağırmaya başladılar. Bu tartışma Komisyon Başkanı Burhan Kuzu'nun müdahalesi ile büyümeden sona erdi. ''CHP PROGRAMI DAHA İLERİ'' Bu tartışmaların ardından Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, tasarının sunuş konuşmasını yapmak için söz aldı. Şahin, CHP Programı ve Genel Başkan Deniz Baykal'ın konuşmalarında kamu yönetimi ile ilgili çok daha ileri düzenlemelerin dile getirildiğini ifade etti.
Kamu yönetimini ''Eski tas eski hamam'' sürdürmenin artık mümkün olmadığını kaydeden Şahin, mevcut yapı ile hiçbir alanda başarılı olma olanağının bulunmadığını söyledi.
Belediye gelirleri ve köylerle ilgili tasarılar hazırlanmadan bu tasarıyı hemen Genel Kurul'a indirmeyi düşünmediklerini de bildiren Şahin, ''Hepsini eş zamanlı düşünüyoruz'' dedi. ''BAŞBAKAN'IN HUKUK DIŞI İŞLEMLERİ'' SUÇLAMASI Şahin'den sonra söz alan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart tasarıya ilişkin görüşlerini açıklarken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Seydişehir Alüminyum Tesislerinin özelleştirilmesinde bir firma ile hukuk dışı ilişkilere girdiğine ilişkin iddialarda bulundu. AKP Grup Başkanvekili Haluk İpek'in müdahalesi üzerine Kart, ''İtham ediyorum. Açıklansın...'' dedi. Kart, tasarıya ilişkin görüşlerini açıklarken de ''Cumhuriyet'in ve demokrasinin temel felsefesine yönelik bir senaryonun figüranı rolü üstlenmeyiz'' dedi. Başkan Kuzu, ''Samimi olarak soruyorum, bu dedikleriniz tasarının hangi cümlesine yansımış? Söyleyin düzeltelim'' dedi. CHP'lilerin bu sözlere ''O dediğiniz tasarının gerekçesi. Takiyye gerekçe...'' diye bağırdılar. Kart, konuşmasını, ''Ömer Dinçer suçüstü yakalanmıştır. Artık bunu niyet okuma ya da arka bahçe saplantıları ile açıklayamazsınız'' sözleriyle sürdürdü. Müsteşar Dinçer'in görüşlerinin Cumhuriyet'in temel nitelikleri ile bağdaşmadığını öne süren Kart, ''Bu nedenle Başbakanlık Müsteşarı tarafından hazırlanan bu tasarının geri çekilmesini talep ediyoruz'' dedi. ''TASARI HÜKÜMET'İN'' Bu konuşma üzerine yeniden söz alan Bakan Şahin, tasarının ''59. Hükümet'in tasarısı'' olduğunu belirtti. ''Tasarıda dini, etnik, şovenist bir anlayış varsa bunun sorumlusu benim, kabahat bana ait'' diyen Şahin, bürokratlardan sadece teknik yardım aldıklarını, hiçbir bürokratın bakanlara direktif verme, düşüncelerini empoze etme hakkı ve yetkisi bulunmadığını söyledi.
Şahin, Cumhuriyet'in temel nitelikleri konusunda en az CHP'liler kadar hassas olduklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Dedikleriniz olsaydı, il meclislerini kurardık, bunları valinin denetiminden çıkartırdık, illerde vergi koyardık. Sizden daha fazla hassas olduğumuz için bunları yapmadık. Sizin görüşleriniz daha ileri, biz sizin kadar cesur değiliz...'' Müsteşar Dinçer hakkında yaptığı konuşmadan dolayı dava açılmadığını, bu yönde bir sabıka kaydı bulunmadığını ifade eden BakanŞahin, ''Hakkında hiçbir yargı kararı olmayan kişileri mahkum ediyorsunuz, kendinizi savcı, hakim yerine koyuyorsunuz'' dedi. Bakan Şahin, ''Türkiye Cumhuriyeti'nin laik, demokratik yapısına karşı olan herhangi bir kişinin karşılarında kendilerini bulacağını'' sözlerine ekledi. CHP İzmir Milletvekili Yılmaz Kaya bu sözlere ''Cumhuriyet'i yıkınca mı bulacak?'' diye müdahale etti. Bakan Şahin, tasarıyı iyi niyetle hazırladıklarını, Dinçer'in 8 yıl önce yaptığı bir konuşmadan dolayı tasarıya karşı farklı görüşlerin ortaya atılmasını anlamakta zorluk çektiklerini söyledi.
Tasarıyı hazırlayanın kendisi olduğunu, altında Hükümet üyelerinin imzalarının bulunduğunu kaydeden Şahin, ''İleri sürdüğünüz gibi tasarıda dini, etnik, şovenist düzeni amaçlayan maddeler varsa gelin düzeltelim'' diyerek sözlerini tamamladı. AKP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Ali Bulut'un, ''Kişileri tartışmaktan esasa gelemedik'' sözleri CHP'lilerin tepkilerine yolaçtı. CHP'liler bu sözlere ''Kişilerin hiç mi önemi yok? Tasarıyı hazırlayan Dinçer... Adam (Ben hazırladım) diyor'' sözleriyle müdahale ettiler. ''REFORM DEĞİL'' CHP Ankara Milletvekili Araslı da tasarının tümü üzerinde yaptığı konuşmada, metnin ''Reform'' niteliği taşıyabilmesi için ortadan kaldırdığı sistemin yerine yeni bir düzenleme öngörmesi gerektiğini söyledi. Araslı, yeni bir düzenleme öngörmediği için bu tasarının ''Kaos''a yol açacağını kaydetti. Tasarının Anayasa'ya aykırı olduğunu da savunan Araslı, ''Bununla merkezi yönetim yok edilmek isteniyor'' diye konuştu. Bakan Şahin'in ''Şimdi (Tasarıyı ben hazırladım)'' demesine karşın daha önce Müsteşar Dinçer'e teşekkür ettiğini kaydeden Araslı, ''Dinçer bir felsefe ortaya koydu. Sayın Başbakan da bunu paylaştığını ifade etti'' diye konuştu. Araslı, Dinçer'in makalesini okumasına itiraz eden AK Parti Düzce Milletvekili Metin Kaşıkoğlu'na, ''Sözler sizi rahatsız mı etti?'' diye sordu.
Kaşıkoğlu, CHP milletvekillerini ''Kelle istiyorsunuz, yeniçeriler gibi'' diye suçlayınca komisyonda yeniden bir tartışma başladı.
CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin'in, ''Değersiz kellesini mi? Sayın Bakan, Dinçer'in görev yaptığı Başbakanlık'ta bulunmayı nasıl içinize sindiriyorsunuz?'' deyince AK Parti'liler ''Ülkeden mi atalım? Siz onun bulunduğu bir ülkede yaşamayı nasıl içinize sindiriyorsunuz?'' sözleriyle karşılık verdi. CHP'lilerin AK Parti'lilere, ''Sizin ideologunuz'' sözleriyle büyüyen tartışmaya Başkan Kuzu müdahale etti. ''REFORM DEMEDİK'' Bu konuşma üzerine bir kez daha söz alan Bakan Şahin, tasarıya hiçbir zaman reform demediklerini, diyenlere de uyarıda bulunduklarını söyledi. CHP'lilerin basın toplantısında reform dediğini anımsatmaları üzerine Şahin, ''Sehven ağzımızdan çıkmıştır'' karşılığını verdi.
Şahin'in, tasarının Müsteşar Dinçer'in göreve başladığı 4 Nisan tarihinden önce hazırladığını söylemesi üzerine CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, ''Bu tarihten önce yanınıza alıp CHP Grubu'na getirdiniz'' diye karşı çıktı. Dinçer'in göreve geldikten sonra tasarının hazırlanmasından teknik yardımı olduğunu bildiren Şahin'in, ''Bu tartışmalar üzerine kendisiyle görüştüm. Bana uygulamadan kaynaklanan sıkıntılar bulunduğunu söyledi'' sözlerine CHP'liler tepki gösterdi.
Konuşmasını ''Amacımız Cumhuriyet'i daha güçlü hale getirebilmek'' diye sürdüren Şahin'e, CHP'liler ''Yıkarak mı?'' sözleriyle tepki gösterdi. Şahin, hiçkimsenin Cumhuriyet'e zarar vermesine izin vermeyeceklerini ifade ederek sözlerini tamamladı. CHP GÖRÜŞMELERE KATILMIYOR
AKP'li Kaşıkoğlu da Cumhuriyet ile hiçbir sorunları bulunmadığını, tasarının altında da Müsteşar Dinçer'in imzasının bulunmadığını ifade etti. CHP'lilerin ''Ruhu var'' sözleri üzerine Başkan Kuzu'nun, ''Hangi ruh? Beni ruhla cinle uğraşamam'' demesi gergin ortamı yumuşattı. Tartışmaların uzaması üzerine AKP milletvekillerinin verdiği ''Görüşmelerin yeterliliği'' önergesi CHP'lilerin itirazları arasında kabul edildi.
Tasarının maddelerine geçilmesinin ardından CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, ''Bu günaha ortak olmayız'' diyerek maddelerin görüşmelerine katılmayacaklarını söyledi. (aa) |