13/12/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yaşam
13.12.2003
Fakirler yollara döküldü kimse ayakkabı boyatmaz oldu
 

Ceren SÖZERİ

Karaköy Meydanı'nda, üç kişinin zorlukla sığdığı küçücük dükkanında ayakkabı boyayan 84 yaşındaki Selami Usta tam 80 yıldır bu mesleği yapıyor. Dört yaşında omzunda sandıkla boyacılığa başlamış. Eyüp'te doğup büyümüş, asıl adı Selamet Karaer. İsmini söylemek insanlara zor geldiği için herkes ona Selami demiş.

Boyacılıktaki maharetini kanıtlayınca, Selami Usta diye bilinir olmuş. Asla emekli olmayı düşünmüyor. ‘‘Eve gidip ayağımı uzatsam bir hafta sonra ölürüm. Her sabah beşte kalkarım. Hiç yorulmadım. İnsan zanaatinden yoruluyorsa o zanaati sevmiyor demektir’’ diyor. Atatürk'ün çizmelerini boyayan ünlü ustanın geçmişteki müşterileri arasında Sakıp Sabancı'nın babası Ömer Ağa'dan Vehbi Koç'a, Celal Bayar'dan, Erol Simavi'ye kadar pek çok ünlü var.

Selami Usta'nın ayakkabı boyacılığına başladığı dönemde bu işi İstanbul'da yalnızca azınlıklar yaparmış. Bu yüzden ilk yıllar bu işi bıraksın isteyen babasından epey dayak yer. Ustası gidip babasıyla konuşur, ‘‘Boşuna dövme ne yapsan vazgeçmez, bu işi çok seviyor’’ der. Babası da kabullenir.

Karaköy'de Haraçcı Ali Sokağı'nda elde sandık ayakkabı boyamaya başlar. Kazandığı paralarla yine Karaköy'de bir boyacı dükkanı açar. Bir yıl sonra askere alınır. Dükkanı bırakıp gider. İskenderun dağlarında tam 4,5 sene askerlik yapar.

Askerden dönünce boyacılığa devam eder. Adnan Menderes iktidara gelince yol yapımı için Karaköy'deki dükkanları istimlak eder. İlk yıkılan dükkan Selami Usta'nınkidir. Bir gün Adnan Menderes Karaköy'e gelir esnafa yeni düzenlemeden memnun olup olmadığını sorar. Sorduklarından biri de Selami Usta'dır ama ‘İlk yıktığınız dükkan benimkiydi’ diyemez.

Tam işlerini yoluna koymuşken bir akşam eve dönerken Kızıltoprak'ta tramvayın altında kalır, ayakparmaklarının üçünü kaybeder. Hastaneden çıktıktan sonra her şeye yeniden başlamak zorunda kalır. Bir süre sonra Hasan Heybetli'nin babası Arap Hüso’yla Beyoğlu Ağa Camii'nin arkasında kumarhane açar. Ama mesleğinden vazgeçmez, kumarhanenin ilk katında bir de lostra salonu açar. Bununla da kalmayıp Yeşilçam Sokağı'nda Havai Boyacısı'nı da işletir. ‘‘O dönemde bana bağlı 20 kişi çalışıyordu’’ diyor ‘‘Akşam olunca gider günün hasılatını toplardım’’. Kumarhane yürümez ama Selami Usta zanaatinden para kazanmayı sürdürür.

BİZİM KARAKÖY MEYDANI KADAR BÜYÜK BİR SALONDU

Selami Usta'nın unutamadığı isimlerin başında Ömer Ağa dediği Hacı Ömer Sabancı geliyor. ‘‘Bir gün büyük bir araba Karaköy'e geldi. Arabadan şalvarlı bir adam indi. Ayakkabıları gübre içindeydi. Ayakkabılarını temizleyip boyadım. Meğer o adam Sakıp Sabancı'nın babası Ömer Ağa'ymış. Karaköy Meydanı'nda Akbank'ı yaptırıyormuş. O zaman hiçbirimiz tanımıyoruz. Ben ayakkabılarını boyadıktan sonra bana 'Benimle gelir misin?' dedi. Kabul ettim. Arabaya bindik Emirgan'a gittik, Atlıköşk'e. Meğer köşkün bahçesini düzenliyormuş, ayakkabıları o yüzden gübre içindeymiş. Beni köşkün salonuna götürdü. Bizim Karaköy Meydanı kadar büyük bir salondu. Daha sonra beni aldı Çınaraltı'na götürdü. Uzun bir süre sohbet ettik. Konuşurken fark ettirmeden cebime kağıt paralar koymuş. Beni Adana'ya çiftliğine davet etti. Kabul ettim. Beni Adana'da da ağırladı fabrikasını gezdirdi. Döndüğümde çevre dükkanlardan arkadaşlarım kaçırıldığımı zannedip endişelenmişler.’’

VEHBİ KOÇ'A 2 LİRAYA PENÇE YAPARDIM

Yalnızca Ömer Sabancı değil Selami Usta’nın müşterileri. Vehbi Koç'u eli sıkı oluşuyla hatırlıyor.‘‘ O zamanlar iki liraya pençe yapardım Vehbi Bey bir lira verir 'yarım pençe yap' derdi.’’ İşadamlarının yanı sıra müşterileri arasında ünlü gazeteciler de bulunur hatta zaman zaman Erol ve Belma Simavi'nin Kanlıca'daki köşklerine gider gelir.

Selami Usta eski günleri büyük bir özlemle anıyor. ‘‘Pis zanaattir ama eskiden ayakkabı boyacılığı önemli bir işti. İnsanlar sabah erkenden önce berbere giderler sonra ayakkabılarını boyatırlar ve işlerine giderlerdi. ’’

Zamanında birkaç dükkan birden işleten Selami Usta'nın işleri zamanla bozulmaya başlar. Bu durumu, ‘‘Adnan Menderes iktidara gelince bütün fakirler İstanbul'a göç etti. Anadolu'dan gelenler ayakkabı boyatmayı bırak karınlarını zor doyuruyorlardı’’ diye açıklıyor.

Gelenlerden eline sandık alanların yollara çıkıp ayakkabı boyacılığı yapması da işleri etkilemiştir herhalde diye sorulunca kızıyor: ‘‘Onlar boyacı değil ki, benimle onları mı kıyaslıyorsun.’’

BEN PAHALI BOYARIM ÇÜNKÜ BOYALARIM İNGİLTERE'DEN

Selami Usta ayakkabı boyamanın maharet gerektiren bir iş olduğunu söylüyor. ‘‘Bugün iyi bir ayakkabıya 150 milyon para veriyorsun. O zaman iyi bakacaksın, iyi boya kullanacaksın, doğru şekilde boyayacaksın ve en önemlisi sadece bir çift ayakkabın olmayacak. Her gün aynı ayakkabıyı giyersen ayakkabı çabuk eskir.’’

Selami Usta'nın boyadığı ayakkabı çamura girmemek kaydıyla bir ay dayanıyormuş. ‘‘Ama’’ diyor, ‘‘Ben pahalı boyarım.’’ Ayakkabıyı 2-3 milyona, çizmeyi beş milyona boyuyor. Selami Usta'nın boyaları ve cilaları dünyanın en iyi ayakkabı boyası üreten ülkesi dediği İngiltere'den geliyor.

ATATÜRK'ÜN ÇİZMELERİNİ KAHYASI GETİRİRDİ

Karaköy'de çalışırken Atatürk'ün çizmelerini boyayan Selami Usta o günleri şöyle anlatıyor: ‘‘Atatürk İstanbul'da olduğu dönemde Park Otel'de yemek yerdi. Berberi Karaköy'deydi. Kahyası çizmelerini getirirdi ben boyardım. Üstü tenteli bir arabayla Sarayburnu'ndan Dolmabahçe'ye giderdi. Ağır ağır geçerdi, her gün geçişini izlerdim.’’

USTASINDAN İYİ AYAKKABI BOYAMANIN SIRRI

n Bir kere iyi boya kullanacaksın. Kötü boya ayakkabının ömrünü kısaltır.

n Eğer ayakkabıda kötü boya varsa önce benzinle bu boyayı çıkaracaksın.

n Fırçan temiz olacak ve her renk boya için ayrı fırça kullanacaksın.

n Az boya sürüp çok fırçalayacaksın.

n Cilayı en az beş sefer süreceksin, deriye iyice yedireceksin.

n Bir çift ayakkabı için en az 20 dakika uğraşacaksın 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com