|
Yeni AB Anayasası’na son noktayı koymak üzere Brüksel'de bir araya gelen AB liderleri, oy sistemi yüzünden birlik tarihinin en ciddi kriziyle karşı karşıya kaldı. Polonya ve İspanya, oy haklarının sulandırılmasına karşı çıkarken, Almanya ve Fransa, nüfus oranlarına göre söz sahibi olmak istiyor. Ancak oy sistemlerinin karmaşıklığı nedeniyle delegasyon üyeleri ellerinde hesap makineleriyle dolaştılar.
AB'nin sonunu hazırlayabileceği bile söylenen krizdeki son durum şöyle:
AB anayasası niye tehlikede
En önemli sorun, oy ağırlığı konusunda yaşanıyor. Polonya ve İspanya, kendilerine daha fazla söz hakkı tanıyan Nice Anlaşması'ndaki formülün kabul edilmesini istiyor. Bu ülkelerden iki misli daha fazla nüfusa sahip olan Almanya ve Fransa ise bu duruma karşı çıkıyor.
Nice Anlaşması'ndaki oy sistemi
2000 yılında yapılan Nice Anlaşması, AB Konseyi'ndeki oy hakkının 321'e çıkarılmasını öngörüyor. Bu durumda Polonya ve İspanya'ya 27 oy hakkı veriliyor. AB'nin büyükleri Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya'nın da 29'ar oyu bulunuyor. Karar alınabilmesi için AB üyelerinin yarısı ile 232 oy gerekiyor.
Anayasa'da oy hakkı nasıl
AB Konvansiyonu Başkanı Valery Giscard d'Estaing'in hazırladığı anayasa taslağı, AB Konvansiyonu'ndan bir kararın geçmesi için ‘‘çifte çoğunluk’’ sistemini getiriyor. Bu durumda 25 ülkenin yarısının ve Avrupa nüfusunun yüzde 60'ının desteği aranıyor. Bu formül, nüfusu daha fazla olan Almanya'nın işine yarıyor.
AB'de mevcut oylama sistemi nasıl
1997 tarihli Amsterdam Anlaşması'na göre nitelikli çoğunlukla kararlar alıyor. 87 oy hakkının bulunduğu AB Konseyi'nde karar en az 62 oyla çıkabiliyor. Ancak ülkelerin veto hakkı var. Ve bir ülke olumsuz oy verdiğinde karar bloke edilebiliyor. İşte esas mesele bu veto hakkını ortadan kaldırabilmek.
Brüksel'de gelinen aşama nedir
İngiltere; Polonya ve İspanya'yı memnun etmek için Nice'teki oy sisteminin yenilenmesi işini 2009'a ertelemeyi öneriyor. AB gözlemcileri ise Nice sistemiyle karar almanın çok zorlaşacağını, AB'nin hantallaşacağına işaret ediyor. Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, bu konuda Polonya'ya sert çıkarak, ‘‘AB'ye veto kullanarak giriş yapamazsınız’’ dedi.
Tartışma bitsin maçımız var
İTALYA Başbakanı Silvio Berlusconi, başkanlığını yaptığı İtalya'nın AC Milan futbol takımının, Pazar günü Japonya'da, Arjantin'in Boca Juniors takımıyla oynayacağı kıtalararası kupa maçını seyredebilmesi için, Brüksel'de düzenlenen AB zirvesinin Pazar sabahına kadar bitmesini umduğunu söyledi.
İşte tartışmalı AB anayasası
AnlaşMAYA varılan konular
İki buçuk yılda bir AB devlet başkanı seçilmesi.
AB Dışişleri Bakanı'nın diplomatları ve elçilikleri olacak.
Temel Haklarla ilgili yeni bir bölüm kabul edilecek.
AB, anlaşmalara imza atabilecek ‘‘yasal bir kimlik’’ olacak.
Yeni ‘‘karşılıklı savunma’’ maddesi.
Yeni AB kurumlarının oluşumu. AB Araştırma ve Askeri Yetenekler Ajansı.
Sınır Yönetimi Ajansı'nın oluşumu, yeni sığınma ve göçmen politikası.
Rekabet yasasıyla ilgili hakların Brüksel'e devri.
Üye ülkeler arasında karşılıklı mahkeme kararlarının tanınması.
AB yasalarının ulusal yasaların üstünde olduğunun kabul edilmesi.
AB marşı ‘‘Neşeye Övgü’’. AB günü, 9 Mayıs.
Bir AB üyesinin birlikten çıkabilmesiyle ilgili düzenleme.
Tartışılan konular
Dış politika, vergi yolsuzluğu ile ilgili uygulamalar, göçmen işçilere yönelik politikalarla ilgili veto hakkının kaldırılması.
Avrupa Komisyonu'nun büyüklüğü. 15 üyeli AB Komisyonu'nun aynı büyüklükte kalmasını isteyenler var. Ancak bu durum yeni üyeleri rahatsız ediyor. Üye sayısının 25'e çıkarılmasını istiyorlar.
Avrupa'nın Hıristiyanlık geçmişine atıfta bulunması. Polonya, İspanya gibi ülkeler Hıristiyan geçmişin anılmasını istiyor. Fransa'nın başını çektiği grup ise karşı çıkıyor. |