AB devlet ve hükümet başkanları zirvesi ve Hükümetlerarası Konferans (HAK) toplantılarında Türkiye'yi temsil eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, zirve sonunda kabul edilen sonuç bildirisinin Türkiye için olumlu ifadeler taşıdığını söyledi. Erdoğan, Kıbrıs konusunda "BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonunu destekliyoruz" dedi.
Avrupa Liberal Demokratlar Grubu üyeleri, AB Parlamento Başkanı Pat Cox, ABD dönem başkanı İtalya'nın Başbakanı Silvio Berlusconi ve İngiltere Başbakanı Tony Blair gibi isimlerle ikili temaslarda bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, bu temaslarda Türkiye-AB ilişkilerinin her yönüyle ele alındığını bildirdi.
Toplantıların daha çok AB'nin ve dolayısıyla Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren HAK üzerinde yoğunlaştığını belirten Erdoğan, ''Anayasal antlaşma metni üzerinde büyük ölçüde mutabakat sağlandı. Bazı konularda uygulamanın daha ileri bir tarihte başlaması kaydıyla görüş birliğine varılabileceğini düşünüyorum'' dedi.
Erdoğan şunları söyledi:
''Biz Türkiye olarak HAK sürecine başlangıcından itibaren aktif ve yapıcı katkıda bulunduk. Konvansiyonda varılan uzlaşının esas itibariyle korunması, ancak bunu daha ileri götürecek formüllerin benimsenmesini savunduk. HAK süreci de esasen bu doğrultuda tecelli etti. Türkiye olarak görüşlerimiz, birliğin yeni risklerle hakkıyla başa çıkabilmesi ve yeni fırsatları değerlendirebilmesi, böylece uluslararası alanda daha etkin bir aktör haline gelebilmesi için gerekli tüm düzenlemelerin anayasal antlaşmaya sokulması yönünde olmuştur.''
AB zirvesi sonunda kabul edilen sonuç bildirisine de değinen Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:
''Bu zirve Türkiye'nin üyelik süreci ile ilgili olarak belirleyici değildir. Bununla beraber, Kopenhag Zirvesi'nden sonraki dönemi değerlendirmesi ve önümüzdeki döneme ilişkin bazı noktaları ortaya koyması açısından önemlidir. Sonuç bildirisi AB Komisyonu'nun 2003 ilerleme raporunda yapılan teknik değerlendirmeyi siyasi düzeyde teyit etmiştir. Hükümetimizin reform çabalarından övgüyle söz edilmiş, Kopenhag siyasi kriterleri bağlamında katılım ortaklığı belgesinde yeralan önceliklerin çoğunu karşıladığımızı teslim etmiştir.
Sonuç bildirisinde ilave adım atmamız istenen alanlar zaten bizim de önem verdiğimiz ve takipçisi olduğumuz konulardır. Bu eksikliklerimizi gelecek yıl içinde tamamlama irademiz her zamankinden daha güçlüdür.''
KIBRIS
Başbakan Erdoğan, basın toplantısında daha sonra Kıbrıs konusuyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, ''Kıbrıs konusu ile ülkemizin AB hedefleri arasında kurulan bağlantı zirve sonuç bildirisinde farklı bir ifade tarzı ile yer almıştır. AB, Kıbrıs konusunun çözümünün üyelik müzakerelerinin açılması için bir kriter olmadığını, 1999 Helsinki zirvesinden bu yana tarafımıza ifade etmektedir.
Türkiye tam bir açıklık ve kararlılıkla Kıbrıs sorununun çözümü için samimi gayret göstermeye devam edecektir. BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonunu destekliyoruz. Kıbrıs konusunun Türkiye'nin üyeliğinden bağımsız biçimde kendi mecrasında ele alınması, ayrıca çözüm için sadece Türk tarafının değil, Rum tarafının da teşvik edilmesi gereğini bir kez daha vurgulamak isterim'' dedi.
AB'nin İstanbul'da meydana gelen terör saldırılarını şiddetle kınaması ve terörizmle mücadele konusunda Türkiye'ye verdiği desteği memnuniyetle karşıladığını ifade eden Erdoğan, ''Sınır tanımayan bir bela olan terörizmle mücadelenin ancak uluslararası toplum tarafından birlikte gerçekleştirilebileceği bir kez daha teyit edilmektedir'' diye konuştu.
Erdoğan konuşmasını, ''AB'ye katılmamız, hükümetimizin temel siyasi ve stratejik hedefi olmaya devam edecektir. Kopenhag siyasi kriterlerini her anlamda yerine getirmek için çalışmalarımızı aralıksız biçimde ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Kopenhag kriterlerini Ankara kriterleri haline getirmeye kararlıyız. Esasen zirve bildirisinde de Türkiye'ye bu mesaj verilmiş ve müzakerelere hazırlık çalışmalarını daha ileri götürülmesi istenmiştir. Çabalarımızın AB tarafından da layıkıyla değerlendirileceğine inanıyorum. Türkiye'nin AB'ye tam üyelik perspektifi Türkiye için bir medeniyet projesi olduğu gibi AB için de stratejik bir zenginliktir'' diyerek bitirdi.