|
GAZETENİN iki-üç saniyelik reklam filmi için söylemem gereken ‘‘Halkın yanındayım...’’ sözcüğünü söyleyemediğimin üzerinden kaç sene geçti bilmiyorum.
Altı saat süren denemelerden sonra yönetmen yırtınıyordu:
‘‘Çok güzel oldu ama ‘haltın yanındayım' değil ‘halkın yanındayım' olacaktı...’’
O günden beri televizyonlarda teklemeden konuşan spikerlere-sunuculara, kızı ikiye bölüp sonra yapıştıran sihirbazlara bakar gibi bakarım.
Nasıl yapıyorlar?
*
Mesela o arkadaşımız dili tutulmadan, çenesi kilitlenmeden nasıl ‘‘AKP olarak getirmiş olduğunuz istikrar ve reformlar sayesinde.....’’ diye soru sorabiliyor?
Ve hiç teklemiyor.
Karşısındaki AKP'li afallıyor-kızarıyor da, bu oralı değil.
İşte o zaman ben, kendi söyleyemediğim sözcüğü, içimden tekrar tekrar denerim:
‘‘Halt...’’
*
Televizyonlar önemlidir, çünkü gazete okumayan bu ülkede halkın yüzde 87'sini televizyonlar bilgilendirir-etkiler ve yönlendirir.
O kesim çoğunluktur ve o kesimin oyları ile demokrasimiz işler.
Demokrasimizin başına geleni görüyor musunuz?
Tabancalı diziler, delikten gözetleme programları, sulu-densiz ve çocuklara soytarılığın yüceliğini öğreten şovlar...
Katillerin, mafyanın, skandalların, dedikodunun, kalitesizliğin, arsızlığın prim yaptığı ekranlar...
Ve iktidar partisi değişince, tartışan kadrolarını ona göre yeniden düzenleyen bir etiksizlik...
*
İtalya gibi...
Dün İtalyanlar televizyonları protesto etmek için ekranları kapattılar. Tam bir milyon hane protestoya katıldı.
‘‘Milan Televizyon İzleyicileri Derneği’’nin başlattığı protestoyu, kumanda aletini alıp gidenlere indirim yapan lokantalar-pastaneler-restoranlar da desteklediler.
İtalyanlar, çocuklarının geleceği için, toplumlarının ve demokrasilerinin sağlığı için, evlerinin içine gönderilen kalitesizliğe tepki gösteriyorlar.
Bu bizde olur mu?
Göreceksiniz yakında olacak.
‘‘Haltın yanında’’ değilseniz...
|