|
Oya ARMUTÇU / ANKARA
Yargı zirvesi, hükümetin kendi üyelerinin dokunulmazlıklarını kaldırmamak için ‘‘Yargı bağımsız değildir’’ bahanesine sığındığını vurguladı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin ve Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, ‘Bu tartışmaların devleti ve yargıyı yıpratacağı’ görüşünde birleşti.
AKP'nin, ‘‘Yargı bağımsız değil’’ gerekçesiyle dokonulmazlık dosyalarını rafa kaldırması, hükümetle yargı arasında krize yol açtı. Yargı zirvesi, hükümetin yıllardır adli yıl açılış töreninde yüksek mahkeme başkanlarınca dile getirilen sorunları çözmek yerine, kendi üyelerinin dokunulmazlıklarını kaldırmamak için ‘‘Yargı bağımsız değil bahanesine sığındığı’’ görüşünde birleşti.
Yargının yıpratılmaması gerektiğini söyleyen Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin ise şok bir uyarıda bulundu. Bumin, ‘‘Bu tür tartışmalar devleti oluşturan organların da meşruiyetini tartışılır hale getirir, bu da devletin sonu demektir’’ dedi.
MAKSADI AŞAN SÖZLER
Bumin'in, dikkat çektiği bu tehlikeye Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya da katıldı. Özkaya, ‘‘Bu türlü konuşmalar yersiz, mesnetsiz olduğu kadar fevkalade tehlikelidir. Yargıyı yıpratmak, milletin gözünde küçük düşürmek herkese zarar verir. Bunlar, hoş olmayan maksatlı, maksadı aşan sözler’’ dedi.
Özkaya, hükümetin kendi güvenmediği yargının önüne eski siyasileri göndermeye çalışmasına da dikkat çekti. ‘‘70 milyon bu yargının karşısına çıkıyor, milletvekilleri neden çıkmıyor’’ diye soran Özkaya, büyüyen krizle ilgili şu çarpıcı açıklamaları yaptı:
‘‘Yargı 3 erkten biridir. Bu yargının yargının yerine başka sistem getirilemeyeceğine, yargıç ithal edemeyeceğimize göre bu yargıyı yıpratmak herkesin zararına. Bu hükümetin hiç şikayet etmeye hakkı yok. Yargı her zamanki yargı, dünden bugüne bozulmadı. Sen yıllardır kulak tıka, bir dokunulmazlık dosyası gelince böyle de. Senin için bir tehlike varsa, 70 milyon için de tehlike var o zaman. Birtakım siyasilerin dokunulmazlıkları düştü. soruşturma dosyalarını açıyorlar. Onu da aynı yargı inceleyecek. Niye gönderiyorsun o zaman?’’
YARGI SON KAPIDIR
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanvekili (HSYK) Fehmi Ulusoy ise yargıya eleştirilerin haksız ve insafsız olduğunu savunarak, yargıdaki yanlışlıkların eksikliklerin birlikte giderilmesi gerektiğini söyledi. Sorunları gidermekle görevli makamların şikayet etmeye hakları olmadığını belirten Ulusoy, şöyle konuştu:
‘‘Yargının yıpratılması kimseye fayda sağlamaz. Yargı bir gün herkese lazım olur. Lazım olduğunda yargının önemini anlamak hiç işe yaramaz. Yargı gidilecek son kapıdır, çok sağlam olmalıdır. Biz yargıya sonuna kadar güveniyoruz.’’
FARKLI GÖRÜŞ
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç ise farklı bir görüş savunarak, şunları söyledi:
‘‘Bu tür eleştiriler oluyor. Ben onu düşünce özgürlüğü kapsamında düşünüyorum. Yargıya güvenen de var, güvenmeyen de. Yargıya neden güvenilmediğine bakmak lazım. Bu konuların ciddi bir şekilde araştırılması, gerekenler varsa yapılması lazım.’’
Kirlenmenin kaynağı bu anlayış
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, Türkiye'de tüm hesapların adalete hesap vermekten kaçmak için yapıldığını, kirlenmenin temel nedeninin bu anlayış olduğunu, bunun sonucu Êolarak adaletin hesap sorma gücünün zayıflatıldığını savundu. Ok, ‘‘Adalete güvenmiyoruz’’ sözünü bu çerçevede değerlendirmek ve ‘‘Ciddiye de almamak gerektiğini’’ belirtti. Ok, ‘‘Gerçekte bunu söyleyenlerin, bu tutum ve anlayışı sürdürenlerin kendilerine güvenleri yoktur’’ dedi. TBMM'yi yasama dokunulmazlığını sınırlandırmaya çağıran Ok, şöyle konuştu:
‘‘Kirlenmenin kaynağının çıkarcı, bencil, dar görüşlü, istismarcı siyaset olduğu konusunda toplumda görüş birliği vardır. Arınmada, demokratik rejimin olmazsa olmaz temel kurumu olan yüce TBMM'ye büyük görev düşmektedir.’’ |