13/12/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
13.12.2003
Tufan TÜRENÇ
Girit bizim canımız feda olsun kanımız
  
tturenc@hurriyet.com.tr
 

GİRİT 1909 yılında Türk milletinin bu feryatları arasında kayıp gidiverdi elimizden.

Bakın nasıl...

Girit, Muğla kıyılarına 180 kilometre uzaklıktadır. Önce Bizanslıların egemenliğinde olan ada, 823 yılında Arapların eline geçti. 961 yılında ise yeniden Bizanslıların oldu.

Daha sonra adayı Cenevizliler ele geçirdi ve 15 kilo altına Venediklilere sattı.

1645'te Osmanlılar adayı fethetme harekátına giriştiler. Bunu engellemek için oluşturulan haçlı ordusu Osmanlılarla savaşa başladı.

Girit savaşı tam 24 yıl 4 ay 16 gün sürdü ve ada 27 Eylül 1669 yılında on binlerce Türk askerinin canı pahasına fethedildi.

Türklerin adayı alması Rumlar tarafından büyük bir sevinçle karşılandı.

Venediklilerin kapattığı ortadoks kiliseleri hemen açıldı.

Adaya Türkiye'den getirilen çiftçi, esnaf aileler yerleştirildi, camiler, medreseler, köprüler, kütüphaneler, çeşmeler yapıldı.

Bu özgür ortam nedeniyle çok sayıda Yunanlı adaya gelip yerleşti.

1760 yılında adada 200 bin Müslümana karşı 60 bin Hıristiyan yaşıyordu.

Girit'teki ilk isyan Rusların tahrikiyle 1770 yılında patlak verdi ve ondan sonra da aralıklarla hiç durmadan sürdü.

Yıllar içinde çıkan isyanları bastırmak Babıáli için her geçen gün zorlaşıyordu. Çünkü Batılı ülkelerin müdahalesi artıyordu.

* * *

1821'de başlayan Yunan isyanı 1825'te bastırıldı ama 1830'da Batılı devletlerin zorlamasıyla bağımsız Yunanistan kuruldu. Hemen ardından da Girit'te ayaklanma çıktı.

Bu isyan bastırıldı ancak Rumlar 1841 ve 1859'da yeniden ayaklandılar.

Bu ayaklanmalar sırasında zaman zaman Türklere yönelik katliamlar yapıldı.

Bunların en büyüğü ve kanlısı 1866 yılının 16 Ağustosu'nda Selino Kasabası'nda oldu. Binlerce Türk katledildi. Ama Batı bu katliamları görmezden geldi.

Bundan cesaret alan ada Rumları 2 Eylül 1866'da enosis ilan ettiler ve Girit'in Yunanistan'a bağlandığını açıkladılar.

Bu sırada adada 16 tabur Türk askeri bulunmasına rağmen Osmanlı Devleti hiçbir şey yapamadı.

Ada Rumları'nın katliamları, Yunanistan'ın adaya gönderdiği Albay Koreneos önderliğinde düzenli olarak sürdü.

* * *

Sonunda baskılara dayanamayan Osmanlılar, Girit'e özerklik vermeyi kabul etti ama Rumlar bunu reddetti.

Batılı ülkelerin yoğun baskısıyla bu özerklik daha da genişletildi.

Ardından hemen bir Yunanlı vali atandı. Böylece adada Osmanlı egemenliği fiilen sona ermiş oldu.

1909'a gelindiğinde sallantıda olan Osmanlı İmparatorluğu Girit'i düşünecek halde değildi.

O günlerde Avusturya Bosna-Hersek'i ilhak ettiğini açıkladı. Osmanlı Devleti buna da sesini çıkaramadı.

Bunu fırsat bilen Girit Rumları adanın Yunanistan'a ilhak edildiğini açıkladı. Yunanistan da bunu kabul edip adayı topraklarına kattığını dünyaya duyurdu.

Bu karar Türk toplumunda büyük infial uyandırdı. Heyecanlı ama hüzün dolu gösteriler yapıldı.

Yunan isyanının başladığı 1821 yılından 91, 1720'deki ilk Girit isyanından da 142 yıl sonra ada 1909'da milyonlarca insanın ‘‘Girit bizim canımız, feda olsun kanımız’’ feryatları arasında Yunanistan'ın oldu.

Bugün adada tek bir Türk bile yaşamamaktadır.

Kıbrıs'taki ve Türkiye'deki meraklıların bilgisine sunulur.


Tufan TÜRENÇ
Tüm yazıları
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Eylemci sayısı niye arttı
 
    Ayşe ARMAN
  Bu Türk okuru tuhaftır, adamı ağlatır!
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Amerikalı Wright kardeşler mi Brezilyalı Santos-Dumont mu?
 
    Bekir COŞKUN
  Halt...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Dokunulmazlıklar kalkmadan zina ekonomisi bitmez
 
    Doğan HIZLAN
  Şairin ömrü şiiridir
 
    Ege CANSEN
  Servetin belgesi olur
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İşgalci Türkiye!
 
    Erdal SAĞLAM
  ABD, AB ve Kıbrıs seçimleri
 
    Fatih ALTAYLI
  Bozulmadan gelişmek
 
    Hadi ULUENGİN
  Lefkoşa - Brüksel
 
    İlter TÜRKMEN
  Kıbrıs'ta çanlar kime?
 
    Kanat ATKAYA
  Penaltı deyip geçmemek lazımmış hakikaten çok detaylı bir hadise
 
    Pakize SUDA
  Tarkan'ın kalçaları
 
    Tolga AKYILDIZ
  Özcan Deniz mor bir inek
 
    Yalçın BAYER
  Açık toplum yaratıyoruz
 
    Yalçın DOĞAN
  Ohhh, demek için erken!..
 
    Güzin  Abla
  Bir profesörden öğüt: Yürümeyen evliliğinizi zamanında bitirin
 
    Özdemir İNCE
  Nizamülmülk ve siyasetname
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İlhan SÖYLER
  Bu Galatasaray Villarreal'i eler
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  AB’den ilk sinyal çıktı
 
    Erman TOROĞLU
  Roma için zor olacak
 
    Şükrü KIZILOT
  Mirasın reddi ve emekli aylığı
 
    Figen BATUR
  Nazlana nazlana, söylene sızlana oraya giden ben masadan kalkamadım
 
    Nora ROMİ
  Önlenebilir hastalıkları önleyememenin bir nedeni de ihmal olmasın sakın
 
    Pako'nun Sayfası
  Nasıl işe yaradım...
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Sarı tehlike
 
    Ebru ÇAPA
  Flört, klipte bir nevi Beatles görünümü arz ediyor
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com