13/12/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
13.12.2003
Fatih ALTAYLI
Bozulmadan gelişmek
  
 

GALATASARAY-Real Sociedad futbol maçı için San Sebastian'a gitmek üzere önce Fransız sahil kenti Biarritz'e uğradım, oradan da arabayla San Sebastian'a geçtim.

Biarritz'e son olarak yıllar önce gitmiştim.

1960'lara kadar Fransa'nın en güzel sahil ve tatil kentiymiş. Sonra tahtını Nice, Cannes ve St. Tropez'ye kaptırmış.

Ancak bana sorarsanız bu kent ve kasabalardan çok daha güzel, çok daha soylu bir yer. Ve Fransızlar için hálá çok popüler.

Size bu yazıda Biarritz'i anlatmayacağım merak etmeyin..

Ama bir başka boyutunu getireceğim. Biarritz'e çok uzun yıllar önce gitmiştim.

O günden bu güne Biarritz'de hiçbir bozulma yok.

Büyümüş ama eskisine zarar vermeden. Gelişmiş ama orijinal yapısı bozulmadan. Sonradan yapılmış, eskiye uymayan, gözü yoracak, rahatsız edecek tek bir yeni unsur yok. Aynı şey San Sebastian için de geçerli. İspanya'nın Bask bölgesinin bu ikinci büyük kentinde tek bir çirkin bina, tek bir yanlış yere dikilmiş ağaç, geçmemesi gereken yerden geçen tek bir yol yok. Bozulmadan büyümek, değişmeden gelişmek için her şeyi yapmışlar onlar da. Bir de bizim kentleri, hele hele bizim tatil beldelerini düşündüm. Birkaç yıl içinde nasıl büyüyüp kendi kendilerini yok ettiklerini.

Ülkem için üzüldüm. Onlar gibi olamadığımız için utandım.

Batsın bu dünya...

YAZILARIMLA ilgili ‘‘kimi’’ yorumlara yanıt veriyorum. Sakın yanlış anlaşılmasın, bu köşedeki tavrı destekleyenler de az değil. Desteğe yanıt verilmeyeceği için ‘‘eleştirileri’’ yanıtlıyorum ama bu yanıttan bile gocunacak kadar ‘‘militanlaşmış’’ olanlar var. Birisi diyor ki: ‘‘Ben Hürriyet okuruyum. Sen nasıl benimle ters düşersin. Senin maaşını ben veriyorum.’’

Vallahi bravo..

Sanki gazete almıyor kendi fikirlerine ayna alıyor. Bunu yazan okurdan ricam fikirlerini ve dünya görüşünü detaylı bir biçimde bana ulaştırsın da, bundan böyle ‘‘el kitabı’’ ve ‘‘rehber’’ olarak kullanayım.

Bazıları ise ‘‘Hükümet ekonomide başarılı çünkü geçmiş hükümetin ekonomi politikasını devam ettiriyor’’ diyorlar.

Sağda solda duyduklarımdan edindiğim izlenim bu görüş hayli yaygın.

Ben de açıkçası buna katılıyorum.

Evet, bu hükümet Kemal Derviş'in hazırlamış olduğu ekonomi programını uyguluyor.

İyi de, yanlış bunun neresinde?

Biz Türk halkı olarak yıllarca kendinden önceki hükümetin programını bozan hükümetlerden yaka silkmedik mi? İstikrarsızlığın nedeni olarak bu ‘‘yap boz’’ politikasını görmedik mi?

Ecevit hükümetinin son döneminde MHP'nin de baskısıyla Bülent Ecevit bile programdan sapılacağının sinyallerini verirken, seçimlerden sonra gelen hükümetin bu programa sahip çıkıp ülkeyi ekonomik açıdan düzlüğe doğru götürmesinde ne ayıp var!

Peki biz yıllardır ekonominin yap boz tahtası olmasından şikáyet ediyorduk. Şimdi bunların yapılanı bozmamasından mı şikáyet edeceğiz.

Nedir derdimiz.

AKP veya bizim siyasi görüşümüze ters bir parti iktidarsa Türkiye batsın mı?

Bazılarının yanıtını duyar gibi oluyorum: ‘‘Batsın o zaman...’’

Siz de batın, biz de batalım. Çocuklarımız da batsın.

Onu mu istiyoruz.

Bu fotoğrafa itirazım var

DÜN Hürriyet Gazetesi'nde, yani benim gazetemde bir fotoğraf yayınlandı. Bir muhabir kız soru sormak için yere çömelmiş ve düşük belli pantolonu aşağı kayıp iç çamaşırının ortaya çıkmasına neden olmuş.

Bu manzara ‘‘düşük bel modası’’ ile birlikte sık sık karşılaştığımız bir görüntü haline geldi. Muhabir kız da bir kazaya kurban gitmiş. Ancak Hürriyet'in bu fotoğrafı yayınlaması hiç de hoş değil.

Daha önce bu köşede, tecavüze uğrayan bir kadının kimliğinin anlaşılacak şekilde deşifre edilmesine, bir başka gazetede yaralı bir kadın profesörün otomobile bindirilirken iç çamaşırının görülecek biçimde fotoğrafının yayınlanmasına tepki gösteren yazılarım yer aldı.

Aynı tepkiyi bu fotoğrafa da gösteriyorum. Ayıptır!..

Hürriyet editörleri bu konularda daha dikkatli olmak zorunda. Çünkü Hürriyet, Türkiye'nin en büyük ve bence en saygın gazetesi. Kriter ise çok basit.

O muhabir kız, editörlerden birinin kızı veya eşi olsaydı o fotoğraf oraya koyulur muydu?

Kendi yakınımıza yapmadığımızı başkasına yapma hakkımız var mı?

Bu fotoğrafa eleştiri yönelten meslektaşlarıma gelince... Onlar konuşma hakkına hiç sahip değiller. Star Gazetesi bir süre önce benzer bir fotoğrafı tam sayfa kullandı. Yanılmıyorsam, ABD Başkonsolosluğu'nun bahçesinde çekilen o fotoğrafta da bir kadının iç çamaşırları görünüyordu.

O zaman hiç kimse gıkını çıkarmadı. Kimse eleştirmedi. Diyecekseniz ki, ‘‘Star denen basılı káğıt ile Hürriyet bir mi?’’ Doğru, bir değil ama en azından onda biri kadar tepki olabilirdi. Acaba diyorum, bugünkü tepkinin nedeni, teşhir edilen kızın gazeteci olması mı?

Gazeteler sıradan insanların ‘‘g-string’’ini göstermekte özgür de, arkası korunanlar sadece ‘‘meslektaşlar’’ mı?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Eleştirmenler bir hatayı eleştirmekle, hatayı yapanı linç etmek arasındaki farkı anladığı zaman...


Fatih ALTAYLI
Tüm yazıları
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Eylemci sayısı niye arttı
 
    Ayşe ARMAN
  Bu Türk okuru tuhaftır, adamı ağlatır!
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Amerikalı Wright kardeşler mi Brezilyalı Santos-Dumont mu?
 
    Bekir COŞKUN
  Halt...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Dokunulmazlıklar kalkmadan zina ekonomisi bitmez
 
    Doğan HIZLAN
  Şairin ömrü şiiridir
 
    Ege CANSEN
  Servetin belgesi olur
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İşgalci Türkiye!
 
    Erdal SAĞLAM
  ABD, AB ve Kıbrıs seçimleri
 
    Hadi ULUENGİN
  Lefkoşa - Brüksel
 
    İlter TÜRKMEN
  Kıbrıs'ta çanlar kime?
 
    Kanat ATKAYA
  Penaltı deyip geçmemek lazımmış hakikaten çok detaylı bir hadise
 
    Pakize SUDA
  Tarkan'ın kalçaları
 
    Tufan TÜRENÇ
  Girit bizim canımız feda olsun kanımız
 
    Tolga AKYILDIZ
  Özcan Deniz mor bir inek
 
    Yalçın BAYER
  Açık toplum yaratıyoruz
 
    Yalçın DOĞAN
  Ohhh, demek için erken!..
 
    Güzin  Abla
  Bir profesörden öğüt: Yürümeyen evliliğinizi zamanında bitirin
 
    Özdemir İNCE
  Nizamülmülk ve siyasetname
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İlhan SÖYLER
  Bu Galatasaray Villarreal'i eler
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  AB’den ilk sinyal çıktı
 
    Erman TOROĞLU
  Roma için zor olacak
 
    Şükrü KIZILOT
  Mirasın reddi ve emekli aylığı
 
    Figen BATUR
  Nazlana nazlana, söylene sızlana oraya giden ben masadan kalkamadım
 
    Nora ROMİ
  Önlenebilir hastalıkları önleyememenin bir nedeni de ihmal olmasın sakın
 
    Pako'nun Sayfası
  Nasıl işe yaradım...
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Sarı tehlike
 
    Ebru ÇAPA
  Flört, klipte bir nevi Beatles görünümü arz ediyor
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com