|
UTANMAZ adamlar ekranlara çıkıp ‘‘Türkiye Kıbrıs'ta işgalcidir’’ diyebiliyor. Rum televizyonuna değil, Türk televizyonuna!
Bazı medya mensuplarında, kovula kovula bir sürü yer değiştirmiş liboş takımına artık bir şey söylemek mümkün değil. Adamlar tümüyle yoldan çıkmış.
Satıldılar mı, kiralandılar mı, karşı taraftan kaç para alıyorlar, ya da bu sözler ve yazılar inanarak mı söylenip yazılıyor, belli değil.
Birileri AB'ye teslim bayrağını çekmiş, esip gürlüyor.
Kıbrıs mı, ver kurtul!
Ege mi, ver kurtul.
Güneydoğu mu, ver kurtul.
AB isteyecek, biz vereceğiz.
Hayır, bu söylemlerde iyi niyet falan aramayın.
Bu işin içinde maddi çıkar olmadıkça böylesine ahkám kesmek söz konusu olamaz.
İstiklal Harbi döneminde İstanbul'da, adına mütareke basını denilen bir basın vardı. Ne kadar satılık kalem varsa o günkü gazetelere doluşmuştu. Bunlar Anadolu'da vatanı kurtarmak için savaşan Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarına ana avrat söverdi:
‘‘Alçaklar, namussuzlar, katiller, eşkıya çetesi...’’
Şimdi ulusal konular ve ulusal onur söz konusu olduğunda o günlerin mütareke basınına bakıyorum da, bugünkü bazılarının, teslimiyetçilerin yanında o adamlar zemzem suyuyla yıkanmış gibi duruyor.
***
Okuyucum Mehmet Arif Demirer'den aldığım faks bazı sorular soruyor. Sizlerle paylaşmak istedim:
‘‘Bugün gerek Türkiye ve gerekse KKTC'de bazıları, AB üyesi olmak için yanıp tutuşmakta. 14 Aralık seçimlerinde bazı KKTC yurttaşları kendi devletlerini kaybetme pahasına Rum devletinin azınlık vatandaşları olma yolunda oy kullanacak.
1963-1974 döneminde Kıbrıs'ta olanları tribünlerde izleyen AB ülkeleri, 1974 yılından bu yana Kıbrıs Türklerine insan haklarına aykırı bir ambargo uyguluyor.
Aynı AB ülkeleri, ürettikleri malları Türkiye'ye daha kolay satabilmek için bizimle 1995 yılında bir GÜMRÜK BİRLİĞİ anlaşması imzaladılar.
Aynı AB ülkeleri Türk askerinin Kuzey Kıbrıs'ta ‘‘işgalci’’ olduğunu iddia ediyor.
Şimdi soruyorum:
Dünyanın neresinde ve/veya tarihin hangi döneminde böyle bir ikiyüzlülük görülmüştür?
Sen ‘‘işgal altındaki’’ ülkeyi daha yoksul bırakmak için ambargo uygulayacaksın, ‘‘işgalci’’ ülke ile ise daha fazla para kazanmak için sıfır gümrük birliği anlaşması imzalayacaksın!’’
Demirer haksız mı? Buyursun, birileri bu soruya yanıt versin. Kimse veremez.
***
Yarınki seçimin sonucu ne olursa olsun, hiç kimse ve hiçbir hükümet Kıbrıs'ı satamayacak.
‘‘Ver kurtul’’ tezi AKP'de bile iflas etti.
Birileri ceplerine AB pasaportu koyacak diye ulusal çıkarlarımızdan vazgeçecek değiliz.
Medya bülbülleri istediklerini söylesin, yazsın, çizsin, hiç fark etmez. Burada milyonlarca Türk insanı aslanlar gibi duruyor.
İnanmayan, bu işlerin içyüzünü öğrenmek isteyen herkese tavsiyem, Büyükelçi Bilal Şimşir'in yeni çıkan ‘‘AB, AKP ve Kıbrıs’’ isimli kitabını okumalarıdır. (Bilgi Yayınevi). Gerçekleri orada en basit, en yalın biçimiyle göreceksiniz.
***
Şimdi bizim entel-liboş-ver kurtulcu AB ekibinin hiç işine gelmeyecek, aynı zamanda bizim kamuoyunun da farkında olmadığı bir gerçekten daha söz edeyim.
Gerek PKK'nın Almanya'da yayınlanan gazetesinde, gerekse PKK'nın yine AB ülkelerinden yayın yapan televizyonlarında, Kıbrıs'ta Denktaş'a karşı çıkan muhalefet ekibinden büyük övgüyle söz ediliyor, onların desteklenmesi gerektiği anlatılıyor.
Acaba neden!!!
Yarın Kıbrıs'ta seçim var. Kıbrıs AB'ye, PKK'ya ve bizimkilere rağmen satışa gelmeyecek.
|