|
ANTALYA İmam Hatip Okulu'nda yapılan eylemde hepimizin üzerinde düşünmesi gereken çok önemli bir gelişme var.
Eyleme ilk gün katılan öğrenci sayısı 40'tı.
Bu sayı ertesi gün 60'a çıktı.
Bana göre bunun bir tek nedeni var.
Yakın çevre baskısı.
İlk gün eyleme katılmayan çocuklar üzerinde bir baskı oluştu ve onlar da eyleme katılmak zorunda kaldı.
Kuran kursları ve türban konusunda beni en çok düşündüren ‘‘psikolojik faktör’’ budur.
Düşünün bu eylem Antalya'da yapılıyor.
Her yıl milyonlarca turisti ağırlayan, hayatını turistten kazanan bir şehir.
Yani dünyaya açık insanların yaşadığı bir belde.
SOSYAL BASKI
Böyle bir şehirde çocuklar üzerinde böyle baskı kurulabiliyorsa, siz bir de içine kapalı Anadolu şehirlerinde ve kasabalarında neler olabileceğini düşünün.
İşte ben bu nedenle, imam hatip okullarına karşıyım.
İşte bu nedenle orta öğrenimde türbana kesinlikle izin verilmemesi yanlısıyım.
Türkiye'de bazı çevreler, türbanın ailelerle devlet arasında çatışma yarattığını öne sürüyorlar.
Doğru, bazı çevrelerle devlet arasında çatışma konusu oluyor.
DEVLETLE ÇATIŞMA
Ama Antalya olayı gösteriyor ki, bu okullarda türbanın serbest bırakılması, yakın baskı nedeniyle bu defa aile içinde çatışmalar yaratabilecek bir potansiyele sahip.
Çünkü türban serbest bırakıldığı andan itibaren, başını örtmeyen çocuklar üzerinde büyük bir baskı oluşacak ve sonunda örtünmek istemeyen çocuklar bile bu baskı karşısında ya boyun eğmek ya da ailesiyle ve yakın çevresiyle çatışmak zorunda kalacak.
Bu çok iddialı bir tez midir?
Bir paranoya mıdır?
Sanmıyorum.
Birçok olaydan ve Antalya eyleminden çıkartılabilecek kuvvetli bir tahmindir diyebiliriz.
İmam hatip okulları konusundaki tartışma giderek bu ülkenin normal okullarına karşı büyük bir haksızlık haline dönüşüyor.
Antalya eylemine karışan çocukların bazılarının velilerinin sözleri, çocuğunu ülkenin çağdaş ve laik okullarına gönderen insanlarına hakaret haline geliyor.
Yaratılmak istenen izlenim şu.
Bu aileler çocuklarını imam hatip okullarına, daha ahlaklı olsun diye gönderiyorlar.
YA NORMAL OKULLAR
Peki hepimizin okuduğu normal okullarda ahlaksız insanlar mı yetiştiriliyor?
Ben ilkokul öğretmenlerimi de, ortaokul ve lise öğretmenlerimi de büyük bir minnetle anıyorum, hatırlıyorum.
Hepsi de modern, sapasağlam ahlakı olan insanlardı.
Hepsinin yüzü hálá gözümün önünde.
Sınıf arkadaşlarımın hepsi dürüst insanlar olarak yetiştiler.
Dinlerine bağlı, modern Müslümanlardı.
Oysa şimdi adı konmamış bir ‘‘ahlaklı-ahlaksız’’ tartışmasına doğru gidiyoruz.
Söyleyin bu ülkeye bundan daha büyük bir kötülük yapılabilir mi?
İmam hatip okulu ve türban olayının ülkeyi bu kadar esir alması artık herkesi sıkmaya başladı.
Ayrıca imam hatip okulları yüzünden meslek eğitiminin önünü de tıkıyoruz.
Meslek okullarının gelişmesine mani oluyoruz.
Bu ülkenin başka hiçbir sorunu yokmuş gibi bütün enerjisini bu konulara ayırması kadar büyük bir sosyal savurganlık yoktur.
Bu enerjimizin onda birini normal okullarımıza harcasak, inanın geleceğe çok daha fazla hizmet etmiş oluruz.
Artık bu haksızlığı önlemenin zamanı geldi.
Bu ülkenin ana eğitim gövdesini normal okullar oluşturmaktadır.
Bu sorunun çözümü çok basit.
Mevcut imam hatip okullarının öğrencilerine bütün lise hakları verilir, ama gelecek yıldan itibaren bu okullara öğrenci almazsınız, olur biter.
KİM RAHATSIZ
Böylece asıl mesainizi ve enerjinizi ülkenin normal okullarına harcar, onların eğitim kalitesini yükseltirsiniz.
Bundan kim rahatsız olur?
İnanın bir avuç radikal sözde aydın dışında kimse rahatsız olmaz. |