10/11/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Politika
10.11.2003
Tufan TÜRENÇ
Türbanlı çağdaşlık!
  
tturenc@hurriyet.com.tr
 

GAZİ, Türk toplumunu Arap anlayışından ve görünümünden kurtarıp Batılı, uygar bir toplum haline getirmek için 80 yıl önce büyük bir savaşım başlatmıştı.

Bugün Türkiye, ‘‘türban’’ı günlük yaşamın içine sokarak yeniden Arap toplumu görünümü ve anlayışına dönmek için çaba harcayanlarla boğuşuyor.

Türk kadınının örtünmesi, giyim kuşamı ve sınırlı işleviyle Arap İslam anlayışına uygun şekilde toplumdaki yerini alması amaçlanıyor.

Bunun için Atatürk'ün yaptığı devrimlerin Türk kadınına sağladığı kazanımlar orasından burasından tırtıklanmak isteniyor.

Hedef kadını yeniden kafesler arkasına tıkmak...

Hem yüzünüzü Batı'ya dönüp ‘‘Bizim hedefimiz ve inancımız muasır medeniyetler seviyesine çıkmaktır’’ diyeceksiniz.

Hem de kendi toplumunuzda kadınların örtünmesini savunacaksınız.

Bu davranış uygarlığa da, çağdaşlığa da, demokrasiye de aykırıdır.

Ve düpedüz bir takıyyedir.

Bu kafayla ‘‘muasır medeniyetler seviyesine’’ filan çıkılamaz. Yani Avrupalı olunamaz, Avrupa ile bütünleşilemez.

Çünkü Avrupa kadınının tesettüre girmesini, dinsel simgelerin günlük yaşamına yerleşmesini kabul edemez.

Etmiyor de zaten. Bunun için çok ciddi önlemler alıyor.

* * *

Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu cumhuriyete devrimleriyle sağladığı kazanımlar bugünkü iktidarı rahatsız ediyor.

Onun için devlet yapısını değiştirmeye, çağdaş eğitimi sulandırmaya doğru ciddi adımlar atmak istiyorlar.

Kendi dünya görüşlerine uygun bir toplum yapısı ve nesil yaratmanın yollarını arıyorlar.

Modern bir toplumdan yana olduklarını söyleyenler, Türkiye'nin Avrupalı olmasını savunanlar eğer samimilerse bunu kadını örterek yapamayacaklarını çok iyi bilmelidirler.

Şunu da çok iyi bilmelidirler ki, çağımızda hiçbir kadın kendi özgür iradesiyle onların özlediği yaşamı sürmek istemez.

Gidin Kuran kurslarının önüne... Orada 6-7 yaşındaki çocukların nasıl tesettür içine sokulduklarını görün.

O ufacık yavrular, beyinleri korkunç bir baskı altında olmasa çocukluklarını bile yaşayamadan çağından koparılmaya razı olabilirler mi?

Onlar kendi istekleriyle o hale girerler mi?

* * *

Peki bu nasıl bir demokratik anlayıştır?

Toplumun üzerine kara çarşafı geçirmek için bir sürü tarikatın gece gündüz nasıl çalıştığını, çocuklardan başlayıp genç kızların, hatta yetişkin kadınların örtünmeleri için nasıl baskı uyguladıklarını bilmeyen var mı?

Bu baskının özellikle dar gelirli aileler üzerinde yoğunlaştırıldığını, bu stratejinin türbanla başladığını Başbakan, bakanlar ve AKP'li milletvekilleri bilmiyor mu?

Eğer bilmiyorlarsa onlara bunu öğretecek kurumlar var Türkiye'de.

İsterlerse bu konuda kendilerine istihbarat birimleri saatlerce sürecek brifingler verebilir. Her şeyi belgeleriyle en ince ayrıntısına kadar anlatırlar.

Ama ne değişir?

Kendi ailesini Arap İslam anlayışına göre sarıp sarmalayan bir yönetici kadrosu bu gerçekleri nasıl görebilir?

İslami tesettürün demokratik rejimle bağdaşmayacağı gerçeğini nasıl kabul edebilir?

Edemez, çünkü uygarlık, çağdaşlık ve demokratlık derin bir hoşgörü, donanımlı bir kültür gerektirir.


Tufan TÜRENÇ
Tüm yazıları
    Ayşe ARMAN
  Lanet olsun bu işe
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  ABD Ortadoğu’da yok oluyor
 
    Doğan HIZLAN
  Ortadoğu kültür coğrafyasını değiştiren adam
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Atay, Atatürk'ün ölümünü anlatıyor (2)
 
    Ercan KUMCU
  Kayıt altına alınamayan ülkede vergi toplanamaz
 
    Erdal SAĞLAM
  Kredi BDDK’ya takılınca Digiturk Turkcell’e kaldı
 
    Erkan ÇELEBİ
  Uyanık banka görevlisi 41 milyar dolandırdı
 
    Fatih ALTAYLI
  Önümüzdeki beş yıl yargıyı düzeltme dönemi olsun
 
    Ferai TINÇ
  Irak kırıklıkları
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Kolesterol hakkında en yeni 2 araştırma
 
    Nurten ERK
  Boş zamanlara göz dikti 200 milyon dolara gidiyor
 
    Güzin  Abla
  O benim en yakın dostumdu bencillik ettim onu kaybettim
 
    Özdemir İNCE
  10 Kasım 1938’de Türkiye ve dünya
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    İlhan SÖYLER
  Gönderin gitsin
 
    Korkut GÖZE
  İyi ve kötü
 
    Vedat OKYAR
  Zordu iyi oldu
 
    Vahap MUNYAR
  Tekel’de ‘ucuzlatan anlaşma’ kuşkusu
 
    Yener SÜSOY
  Borçlarımı ödemek için seks filmi çekmek zorunda kaldım
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  ‘Kalabalıklar’ gibi kaldık
 
    İlker YASİN
  Sadece Sabri
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com