08/11/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
08.11.2003
Meclis’in 11 kara kutusu
 

Metin YÜKSEL

İkisi sağır ve dilsiz toplam 11 görevli. Onlara ‘‘kavas’’ deniyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Salonu'nda çalışıyorlar. Bu salona milletvekilleri dışında girme hakkına sahip tek insan onlar. Kürsüdeki su bardağından onlar sorumlu. Meclis Başkanı'na frakını onlar tutuyor. Salonun temizliğini onlar yapıyor. Milletvekilleri arasında notları onlar taşıyor. Sağır ve dilsiz olan iki tanesi, gizli oturumlarda görev alıyor. Hepsinin de ağzı son derece sıkı.

Beşi kadın, altısı erkek, 11 kişiler. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çalışan yüzlerce personelden pek farkları yok. Diğerleri gibi onlar da 657 sayılı kanuna tabi devlet memuru. İşleri sır tutmak. Bu yüzden ketumluk ortak özellikleri. Devlette yüzyıllardır süren ‘‘sır tutma’’ geleneğinin son temsilcileri. Türkiye'nin kalbinde, TBMM'de olup biten her şeye tanıklık ediyorlar. Dört, beş yılda bir milletvekili koltuklarındaki simalar değişiyor, hükümetler yıkılıyor, yenileri kuruluyor. Onlar aynı yerde. Türkiye'nin siyasi tarihine tanıklık ediyorlar.

Meclis'teki diğer memurlardan onları ayıran tek özellik, ‘‘kavas’’ diye anılmaları. Türk Dil Kurumu sözlüğü Arapça kökenli bu kelimeyi ‘‘Elçilik veya konsolosluklarda görev yapan özel giysili hizmetli ve koruma memuru. Önemli bir makamı ve bu makamdaki yöneticiyi koruyan kimse, yasakçı’’ diye tanımlıyor. TBMM'deki kavasların görev tanımı biraz farklı.

TEMİZLİKTEN DE ONLAR SORUMLU

TBMM'de kavaslık resmi bir statü değil. Statüleri memur, sıfatları kavas. TBMM Genel Kurul Salonu'nda milletvekillerine hizmet veriyorlar. Oy pusulalarını, vekiller arasında gidip gelen not kağıtlarını getirip, götürüyorlar. Milletvekili ve bakanların verdikleri evrakların fotokopisini çekiyor, talep edildiğinde arşivden Meclis tutanaklarını, sıra sayılarını, kanun tasarılarını bulup getiriyorlar. Vekiller adına Meclis kütüphanesine girip Kanunlar Külliyatı'nda inceleme yapıyorlar. Bakanlar arasında kararname dosyalarını gezdiriyorlar. Konuşmacı kürsüsündeki su bardağından bile onlar sorumlu.

TBMM Başkanı ve başkanvekillerine frak giyerken yardımcı oluyorlar. Haftanın beş günü sabah 08.00'den akşam 18.30'a kadar çalışıyorlar. Toplantı olmadığı günlerde de onlar işbaşında. Fazla mesaileri ek ücrete tabi değil. Ellerine ayda ortalama 1 milyar lira geçiyor. Getirip götürdükleri evraklara asla bakmıyorlar. Milletvekilleriyle diyalog kurmaları yasak değil, ancak yıllardır iş dışında onlarla diyaloğa girmeme teamülü oluşmuş. Buna uyduklarını söylüyorlar.

TBMM'nin toplandığı günlerde resmi elbiselerini giyip Genel Kurul Salonu’nun dört bir yanında gözlerini dört açıp bekliyorlar. Bakanlar Kurulu sıralarından, başkanlık kürsüsünden ya da milletvekili sıralarından gelen bir işaret harekete geçmeleri için yetiyor.

Genel Kurul haftanın üç günü toplanıyor. Olağanüstü durumlarda bu sayı daha da artıyor. Toplantılar gündüz 15.00'te başlayıp akşam 19.00'da bitiyor. Toplantının uzaması izne bağlı. Çıkarılması gereken acil yasalar varsa genel kurul toplantıları gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürüyor.

Olağandışı oturumlarda sabahın erken saatlerinden gecenin ilerleyen saatlerine kadar teyakkuz halindeler. Boş vakitlerinde ise Genel Kurul Salonu’nu temizliyorlar.

YEMİNLERİ AÇIKLANMIYOR

Gizli oturumların yapıldığı günlerde TBMM'de önlemler daha da artırılıyor. Oturum sırasında Genel Kurul Salonu'nun tüm kapıları sıkıca kapatılıyor. Sağır ve dilsiz iki kavas dışındaki görevliler dışarı çıkarılıp, içeride konuşulanların duyulamayacağı kısımlara gönderiliyor. Kulis kapıları sıkıca kapatılıyor. Genel Kurul'un güvenliğinden sorumlu ekipler özel günlerde etrafta kuç uçurtmuyor.

Sağır ve dilsiz kavaslar da diğerleri gibi yemin ettikten sonra Genel Kurul Salonu’nda göreve başlıyor. Peki nasıl yemin ediyorlar? Kavasların amirleri yeminin şekli ve içeriği hakkında bilgi vermekten kaçınıyor. Anlaşılan uygulanan gizli bir yemin töreni.

EN KIDEMLİSİ 20 YILLIK

Hulusi Aydoğan: Sivaslı. 40 yaşında. Lise mezunu. On sekiz yıldır Meclis'te çalışıyor. Bir yıldan bu yana Genel Kurul Salonu'nda görev yapıyor.

Erol Nazlı: 42 yaşında, Ankaralı. Lise mezunu. Kavasların kıdemlilerinden. 20 yıldır TBMM'de çalışıyor. Genel Kurul Salonu'na geçeli on yıl olmuş.

Ramil Yıldız: Tokatlı 44 yaşında. O da lise mezunu. Meclis'in en kıdemli kavası. 23 yıllık TBMM hizmetinin 20 yılını Genel Kurul Salonu'nda kavas olarak doldurmuş. Üçünü Meclis'in seçtiği dört Cumhurbaşkanı görmüş. Turgut Özal'dan Recep Tayyip Erdoğan'a kadar liderlerin tümüyle çalışmış. Dört, beş dönemdir milletvekilliği yapan politikacıları yakından tanıyor. ‘‘1983 yılında bu salona girdim. O günden bu yana milletvekili olanlar var. Artık simalarına aşina olduk’’ diyor.

Yusuf Türkoğlu: 39 yaşında. Kırşehirli. Genel Kurul'un yeni kavaslarından. TBMM çatısı altına gireli 18 yıl olmuş.

Ahmet Çetin: 42 yaşında, Ankaralı. O da kıdemli kavaslardan. 20 yıldır TBMM'de görevli, 17 yıldır bu işi yapıyor.

BENİM GÖREVİM MERAK ETMEK DEĞİL

İzzet Bozkurt, TBMM'nin sağır ve dilsiz iki kavasından biri. 34 yaşında, Ardahanlı. Evli, henüz çocuğu yok. Lise muzunu. 12 yıldır TBMM'de çalışıyor. Görev yeri iki yıldır Genel Kurul Salonu. Gizli oturumların aranılan adamı. İki yılda yedi gizli oturuma katılmış. Sonuncusu, reddedilen 1 Mart tezkeresi öncesinde yapılan gizli oturum. Ama Bozkurt, konuşulanların farkında bile değil. ‘‘Ben görevimi yapıyorum. İçeride ne olup bittiğini hiç merak etmiyorum’’ diyor.

En azından kavga çıktığında nedenini merak ettiğini, engellilere yönelik TV haberlerini izleyip ayrıntıları öğrendiğini düşünüyoruz. Bu düşünceyi aktarınca önündeki kağıda kesin bir cevap yazıyor: ‘‘Hiç merak etmiyorum. Zaten her şey gözümün önünde olup bitiyor. Neden kavga ettiklerini, niye birbirlerinin üzerlerine yürüdüklerini merak etmiyorum. Beni ilgilendirmiyor. Genel Kurul Salonu’nda vekillere hizmet etmek için bulunuyorum. Ötesi beni ilgilendirmiyor.’’ İşini severek yaptığını, zorluk çekmediğini de ekliyor. Milletvekillerinden bu güne kadar kendisini kıracak ya da üzecek bir davranış görmediğinin de altını ısrarla çiziyor. İşinden ve suskunluğundan memnun.

İzzet Bozkurt'a gizli oturumlarda eşlik eden kadın kavas ise Hatice Çörten. Ortaokul mezunu olan Çörten (36), anne adayı. Tokatlı. 19 yıldır TBMM'de çalışıyor. Beş kez gizli oturumlara katılmış. Gizli oturumlar dışında mesaisini Meclis polikliniğinde dolduruyor. Sorularımızı kavas arkadaşlarının yardımıyla cevaplarken, vekillerle iletişim kurmakta zorlanmadığını anlatıyor: ‘‘İşaret ettiklerinde hemen yanlarına gidiyoruz. Not kağıdı, pusula ya da başka bir kağıdı gösterdikleri kişiye götürüyoruz. Milletvekilleri bize çok iyi davranıyor. Durumumuzu bildikleri için bizi zora sokacak bir talepleri olmuyor.’’

Gizli oturumlarda birlikte çalıştığı arkadaşı İzzet Bozkurt'a yönelttiğimiz soruyu ona da soruyoruz: ''Merak etmiyor musunuz?'' Cevabı aynı: ‘‘Asla... Benim görevim merak etmek değil, işimi yapmak. Yüce bir çatı altında görev yapıyoruz. Sorumluluk alanımız belli.’’

Kavga sırasında kimi çaresizlikten ağlıyor

Meclis'e ilk kadın kavas Mustafa Kalemli'nin başkanlığı döneminde alındı. Ankara Turizm Meslek Yüksekokulu mezunu, diksiyonu ve fiziği düzgün 15 kız seçilip hizmet içi eğitimden geçirildi. İlk görev yerleri TBMM lokantasıydı. Aralarından bazıları bir süre sonra Genel Kurul'da kavas olarak çalışmaya başladı. Şu anda Genel Kurul Salonu'nda dört kadın kavas görev yapıyor. Üçü sekiz yıldır bu görevde. Buket Erke (26) Niğdeli. Turizm otelcilik okumuş. Okulu bitirdikten sonra TBMM'de çalışmaya başlamış. Serap Zorba (29) Giresunlu, evli. İşletme okuduktan sonra TBMM'ye girmiş. Ferda Özçelik (26) yaşında. Açıköğretim Fakültesi'ni bitirip evlenmiş, bir kızı var. Berna Çuhadar (22) aralarında en genci. Ankaralı ve lise mezunu. Genel Kurul Salonu'nun en yenisi. Üç yıldır TBMM'nin farklı bölümlerinde çalışıyor. Röportaj yaptığımızda Genel Kurul Salonu'nda göreve başlayalı sadece üç hafta olmuştu.

Kadın kavaslara ‘‘Vekiller size nasıl hitap ediyor’’ diye soruyoruz. ‘‘Çoğunlukla isimlerimizle çağırıyorlar. Kızım bakar mısın, diyenler de oluyor. Az da olsa hanımefendi ya da bayan diyenler çıkıyor.’’

Türkiye'nin dört bir yanından gelenlerle, kadınların azınlıkta olduğu bir ortamda çalışmak zor olsa gerek. Ama onlar bu işin keyifli yanlarından bahsetmeyi tercih ediyor. Milletvekilleri tekme tokat birbirine girdiğinde keyifle çalışmak mümkün mü?

Kimi kavga sırasında çaresizlikten ağladığını söylüyor, kimi de ‘‘Korkup kaçıyorum, odama geçiyorum, devamını televizyondan seyrediyorum’’ diyor. Birbirine giren milletvekillerini ayırmak ne erkek ne de kadın kavasların görevi.

Tüm yoruculuğuna rağmen kadın kavaslar yaptıkları işten memnun gözüküyor. ‘‘TBMM, Türkiye'nin ve demokrasinin kalbi. Ülkemizin gözbebeği. Burada görev yapmak bizim için onur’’ diyorlar. Bu arada, bayan kavaslar ellerini sıkan ilk başbakanın Bülent Ecevit olduğunu da hatırlatıyorlar. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com