  |
| |
Çalışan fertlerin sektörlere göre gelirden aldıkları paylara da yer verilen DİE açıklamaya göre, sektörler itibarıyla istihdam ve gelir payları incelendiğinde, 2002 yılında, tarım sektöründe çalışan fertlerin istihdam edilenler içindeki payı yüzde 40.2 iken esas işten elde edilen yıllık kullanılabilir net gelir içindeki payı yüzde 19.3, sanayi sektöründe (madencilik, imalat sanayi, elektrik, gaz ve su) çalışan fertlerin istihdam edilenler içindeki payı yüzde 16.6 iken esas işten elde edilen yıllık kullanılabilir net gelir içindeki payı yüzde 20.1, inşaat sektöründe çalışan fertlerin hem istihdam edilenleriçindeki payı hem de esas işten elde edilen yıllık kullanılabilir net gelir içindeki payı yüzde 5.4 olarak tahmin edildi.
Ticaret sektöründe çalışan fertlerin istihdam edilenler içindeki payı yüzde 17.0 iken esas işten elde edilen yıllık kullanılabilir net gelir içindeki payı yüzde 23.2, hizmet sektöründe (ulaştırma, haberleşme ve depolama, mali aracı kuruluşlar ve sigorta hizmetleri, toplum ve kişisel hizmetler) çalışan fertlerin ise istihdam edilenler içindeki payı yüzde 20.8 iken esas işten elde edilen yıllık kullanılabilir net gelir içindeki payı yüzde 31.9 olarak tahmin edildi.
Kadın-erkek arasında gelir uçurumu var
İstihdamın yüzde 40'ı tarım sektöründe
DİE'nin anketine göre, 2002 yılında çalışan fertlerin yüzde 32.4'ünün kadınlardan, yüzde 67.6'sının erkeklerden oluşmasına rağmen, esas iş gelirlerinin sadece yüzde 10.4'ü kadınlar, geriye kalan yüzde 89.6'sı ise erkekler tarafından yaratıldı. Ücretli, maaşlı olarak çalışanların yüzde 18.7'sini oluşturan kadınların, toplam esas iş gelirinin yüzde 15.1'ini elde ettiği ifade edilen açıkmamada, ‘‘İşverenlerin yüzde 97.2'i erkek ve toplam esas işgelirinin yüzde 98'ini yaratmaktadırlar. Çalışan kadınların esas işten elde ettiği ortalama yıllık geliri 1 milyar 236 milyon 704 bin 481 lira iken, erkeklerin geliri 4 katı daha fazla olup 5 milyar 83 milyon 928 bin 510 liradır’’ denildi.
DİE'nin anket sonuçlarına göre yüzde 20'lik hane halkı dilimlerinin toplam kullanılabilir gelirden aldıkları paylar 1994 yılıyla kıyaslandığında, toplumdaki en zengin kesimi temsil eden beşinci yüzde 20'lik hane halkı diliminin haricindeki diğer grupların gelir paylarını artırdığı gözlendi.
Buna göre birinci yüzde 20'lik hane halkı diliminin toplam kullanılabilir gelirden aldığı pay, 1994 yılında yüzde 4.9'dan, 2002 yılında yüzde 5.3'e, ikinci dilimin aldığı pay yüzde 8.6'dan yüzde 9.8'e, üçüncü diliminin aldığı pay yüzde 12.6'dan yüzde 14'e ve dördüncü dilimin aldığı pay yüzde 19'dan yüzde 20.8'e yükseldi. Beşinci yüzde 20'lik hane halkı diliminin ise 1994 yılında aldığı pay yüzde 54.8 iken, 2002 yılında azalarak yüzde 50.1'e düştüğü belirtilen açıklamada, şöyle denildi:
‘‘Buna göre 1994 yılında beşinci yüzde 20'lik dilimde yer alan hane halkları, birinci yüzde 20'lik dilimde yer alan hane halklarının yaklaşık 11.3 katı gelir elde ederken, 2002 yılında 9.5 kata düşmüştür.’’
DİE açıklamasında, hane halklarının toplam kullanılabilir gelirden aldığı payların, kentsel ve kırsal yerleşim yerleri bazında incelendiğinde, kentsel yerlerde, ilk yüzde 20'lik dilime giren hane halklarının toplam gelirden yüzde 5.52 oranında, son yüzde 20'lik dilime giren hane halklarının ise toplam gelirden yüzde 50.41 oranında pay aldığının ortaya çıktığı bildirildi. Açıklamada, kırsal yerlerde ise ilk yüzde 20'ye giren hane halklarının toplam gelirden yüzde 5.24 oranında pay alırken beşinci yüzde 20'ye giren hane halklarının ise yüzde 47.97 oranında pay aldığı vurgulandı.
En yüksek geliri madenciler elde etti
2002 yılında, çalışan fertlerin sektörlerine göre elde ettiği yıllık kullanılabilir net gelirleri 1994 ile karşılaştırıldığında, tarım sektörünün toplam kullanılabilir net gelirden aldığı payın 2002 yılına gelindiğinde azaldığı tespit edildi.
Sanayi sektöründe yaratılan gelirin toplam gelir içindeki payı artarken, inşaat ve ticaret sektörlerinin gelir içindeki payları azaldı, hizmet sektörünün toplam gelir içindeki payı yükseldi. Ayrıca geçen yıl yaratılan istihdam gelirleri içinde çalışan fert başına ortalama yıllık geliri en yüksek olan kesim madencilik sektörü iken (11 milyar 933 milyon lira), çalışan fert başına yıllık gelirin en düşük olduğu sektör ise 1 milyar 843 milyon lira ile tarım sektörü oldu.
‘Zenginler gelirini sakladı’ iddiası
DİE'nin Hanehalkı Bütçe Anketi'nin gelir dağılımıyla ilgili sonuçları da harcamalarda olduğu gibi milli gelir hesaplamalarının sonuçlarıyla çelişti. Harcamalar yöntemiyle yapılan milli gelir hesaplamalarıyla, Bütçe Anketi sonucu hesaplanan kullanılabilir gelir arasında 75.6 katrilyon liraya yakın bir fark oluştu.
ANKA Ajansı, bu fark ile ilgili olarak dün ‘‘Her iki hesaplama yöntemindeki farklılığa rağmen, 75.6 katrilyon liralık bir fark ortaya çıkması, ‘‘özellikle zenginlerin gelirlerini’’ anketten saklamalarından kaynaklanıyor’’ değerlendirmesini yaptı.
DİE'nin Mart 2003'te açıkladığı 2002 yılına ilişkin harcamalar yöntemiyle milli gelir istatistiklerinde Türkiye'deki özel tüketim harcamaları (hanehalkı harcamaları) 184 katrilyon 36.5 trilyon lira düzeyinde bulunuyordu. Ancak DİE, 2002 Yılı Bütçe Anketi ile bu rakamı 120 katrilyon 567.7 trilyon lira olarak hesaplamıştı. Ayne anketle hanelerin ortalama tasarruf oranı ise yüzde 16.1 olarak hesaplanmıştı.
DİE yetkililerine göre bu farkın küçük bir bölümü her iki hesaplamadaki yöntem farklılığından kaynaklanıyor. Gayri safi yurt içi hasıla hesaplamalarında mal akımı, gelir ve tüketim anketinde ise anket sonuçlarına göre hesaplama yapılıyor. Ancak DİE yetkilileri bu ölçüde büyük bir fark oluşmasında özellikle zengin ailelerin gerçek gelirlerini, buna bağlı olarak da gerçek harcama ve tasarruflarını gizlemeleri etkili oluyor.
Patron pastası küçüldü çalışanın geliri büyüdü
DİE 2002 Hanehalkı Bütçe Anketi'ne göre 2002'de toplam gelirden işverenlerin aldığı pay azalırken, çalışanların aldığı pay yükseldi. 1994'te çalışanların gelirlerinin toplam gelir içindeki yüzde 28.3 olan payı, 2002'de yüzde 38.7'ye çıktı. İşverenlerin payı yüzde 42.4'den yüzde 34.5'e indi.
DEVLET İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) 2002 Hanehalkı Bütçe Anketi sonuçları, işverenlerin gelirinin eridiğini, çalışanların Türkiye gelir pastasından aldığı payın ise arttığını gösteriyor. Anket sonuçlarına göre 1994 yılına göre çalışanların toplam gelirden aldıkları pay yükselirken, müteşebbislerin gelir pastasından aldığı pay ise küçüldü.
1994 ve 2002 yıllarında hane halklarının elde ettiği toplam yıllık kullanılabilir net gelirin türleri itibariyle dağılımı incelendiğinde 1994 yılında maaş, ücret ve yevmiye gelirlerinin toplam gelir içindeki yüzde 28.3 olan payı, 2002 yılında önemli bir artış göstererek yüzde 38.7 olarak gerçekleşti. Müteşebbis gelirlerinin, toplam gelir payları incelendiğinde, araştırma yılları itibariyle önemli bir azalmanın olduğu gözleniyor. Buna göre müteşebbislerin toplam yıllık kullanılabilir net gelirden aldığı pay 1994 yılında yüzde 42.4 iken, 2002 yılında yüzde 34.5'e geriledi.
Açıklamada, çalışan hane halkı fertlerinin esas işteki durumlarına göre ortalama yıllık gelirleri incelendiğinde, ücretli, maaşlı olarak çalışan fert başına düşen ortalama yıllık faaliyet geliri 5 milyar 26 milyon lira iken, yevmiyeli çalışanların ortalama yıllık faaliyet gelirinin 1 milyar 655 milyon lira ile bunun yaklaşık üçte biri kadarı olduğu bildirildi.
Açıklamaya göre işverenlerde ise fert başına ortalama yıllık faaliyet geliri 15 milyar 465 milyon lira ile kendi hesabına çalışanların yaklaşık 3 katı olarak hesaplandı.
2002 yılında kendi hesabına çalışanların fert başına ortalama yıllık faaliyet geliri de 4 milyar 254 milyon 922 bin 257 lira düzeyinde gerçekleşti.
ÜCRETLİ SAYISI ARTTI
2002 yılında gerek ücretli, maaşlı olarak çalışan fert sayısında, gerekse ücretli ve maaş gelirlerinin toplam gelirden aldığı payda 1994'e göre bir artış söz konusu olurken, 1994 yılında çalışan fertlerin yüzde 27.8'i ücretli, maaşlı iken, 2002 yılında bu pay yüzde 38.2'e yükseldi.
Buna bağlı ücretli ve maaşlı çalışan fertler, istihdamın yarattığı gelirden 1994 yılında yüzde 35.1 oranında pay alırken, 2002 yılında payını yüzde 50.1'e çıkarttı. Açıklamada şöyle denildi: ‘‘Kendi hesabına ve işveren olarak çalışan hane halkı fertlerinin istihdam edilenler içindeki payı 1994'e göre artış gösterse de, toplam istihdam geliri içindeki payları açısından bir düşme gözlenmektedir. Kendi hesabına çalışanların toplam gelir içindeki payı 1994'de yüzde 37.7 iken, 2002'de bu oran yüzde 29.7 olarak gerçekleşmiştir. İşveren olarak çalışanlar ise 1994'de istihdam gelirlerinden yüzde 21.2 oranında pay alırken, bu oran 2002 yılında yüzde 16.9'a gerilemiştir.’’
Köyde girişimci, kentte ücretli çalışan ağırlıklı
DİE'den yapılan açıklamaya göre kentlerde elde edilen toplam yıllık ‘‘kullanılabilir net gelir’’ türlerine göre incelendiğinde, en büyük payı yine yüzde 44.5 ile ücret, maaş ve yevmiye gelirleri alırken, bu grubu sırasıyla yüzde 25.7'lik payla müteşebbis gelirleri, yüzde 18.3'lük payla transfer gelirleri ve yüzde 11.4'lük payla mülk gelirleri izliyor. Kırsal alanlarda ise toplam yıllık kullanılabilir net gelirin yüzde 52.7'sini oluşturan müteşebbis gelirleri, gelir türleri içinde en büyük paya sahip. Buna karşılık ücret, maaş ve yevmiye gelirlerinin payı yüzde 26.6, transfer gelirlerinin payı yüzde 16 ve mülk gelirlerinin payı ise yüzde 4.7 olarak gerçekleşti. |