08/11/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
08.11.2003
Tufan TÜRENÇ
Ulusal davada kırılma noktası
  
tturenc@hurriyet.com.tr
 

KIBRIS'ta kafalar karışık. Seçim yaklaştıkça bu artacağa benziyor.

Avrupa Birliği Komisyonu'nun ilerleme raporuna Kıbrıs'ın görüşmelerin başlaması için koşul olarak konması hem Türkiye'de, hem de Kıbrıs'ta sinirleri daha da gerdi.

Türkiye, kendisi için yaşamsal olan bu ulusal davada Avrupa Birliği ve Amerika tarafından ‘‘Ya anlaşırsınız, ya da Avrupa Birliği'ni unutursunuz’’ seçenekleriyle karşı karşıya bırakılıyor.

Adada 35 yaş sınırının altındaki insanlar kesin olarak Rumlarla anlaşmaktan yana.

Hepsi bu anlaşmanın yaşamlarını olumlu bir şekilde değiştireceğine inanıyor.

İki ayrı egemen devlet olacağını sanıyorlar.

Oysa Annan Planı'nda egemenlik konusunda bir netlik yok.

Sorunun kilit noktası da burada yatıyor.

Egemenlik sınırları net olarak belirlenmediği ve iki toplumun iç içe yaşaması esası getirildiği için büyük olasılıkla zamanla büyük lokma küçük lokmayı yutacak.

Kimilerine göre bu nedenle Annan Planı'nın kabulü gerçekleşirse önümüzdeki 20 yıl içinde adadaki Türk varlığı etkisiz hale gelecek.

Göründüğü kadarıyla planın kabulünü isteyenlerin büyük çoğunluğu ayrıntıları bilmiyor.

Belirsizlikten, boşlukta yaşamaktan, işsizlikten bunalmışlar.

‘‘Ne olacaksa olsun’’ diyorlar.

* * *

Girne'nin deniz kenarındaki bir balık lokantasında Annan Planı'nın kabulünü savunan görmüş geçirmiş bir Kıbrıslı dostla dertleşiyoruz.

Seçimde Mehmet Ali Talat'ı destekliyor. Talat kazanırsa Kıbrıs'ın yazgısının tamamen değişeceğini iddia ediyor.

Geçmişteki mücadeleyi yaşamış bir insan olarak Rumlara güvenip güvenmediğini soruyorum.

‘‘Koşullar çok değişti. Avrupa Birliği'ne girdikten sonra Rumlar eskiden yaptıklarını yapamazlar. Hiçbir şey olmaz. Kuşkunuz olmasın bir sorun çıkmadan bu anlaşma yürür’’ diyor.

Kıbrıslı dost, çocuklarını adada tutmanın olanaksız olduğunu anlatıyor:

‘‘Denktaş bunu bir türlü göremiyor. Avrupa Birliği'ne girmezsek yok olacağız. Onun için Talat'ın kazanması ve Rumlarla masaya oturup Annan Planı'nı görüşmesi şart. Tek kurtuluşumuz bu.’’

* * *

Kıbrıs'ın bir ulusal dava olduğunu, ulusal davaları kazanmak için uzun soluklu mücadeleler gerektiğini genç kuşağın zaten dinlediği filan yok.

Kıbrıslı dostla eskilere giderek sohbeti koyulaştırıyoruz.

O da gelinen noktanın tatsızlığını kabul ediyor.

Bu arada kısa bir süre önce yaşadığı bir olayı anlatıyor.

Türkiye'de yaşayan Kıbrıslı bir arkadaşı gelmiş geçenlerde. Güney'de Rum kesiminde kalan doğduğu köye gitmek istiyor.

‘‘Aldım götürdüm. Köye gittik ama baktık ki ortada köy diye bir şey yok. Rumlar Türk köyü diye burayı haritadan silmişler. Hatta köyün mezarlığını bile sürüp tarla haline getirmişler. Arkadaşım bu manzarayı görünce dondu kaldı.’’

Kıbrıslı dosttan ayrıldıktan sonra bu olayı neden anlattığını uzun uzun düşündüm ama yanıtını bulamadım.

Yaşadığı bu olaydan sonra Rumlara nasıl güven duyabileceğini anlayamadım.

Başta da dedim ya, Kıbrıs'ta insanların kafası gerçekten çok karışık.


Tufan TÜRENÇ
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Bir gereksiz mesela daha...
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Resepsiyon çıkışında bir sohbet
 
    Ayşe ARMAN
  Ayça ve John'un aşkı İngiliz bürokrasisine karşı
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Kadınların siyasete ortak olması için ille soykırım mı gerekiyor
 
    Bekir COŞKUN
  AB yolu türbelerden geçer...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Teftiş kurulları
 
    Ege CANSEN
  Yüksek faiz düşük kur
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Sanığın türbanlısı
 
    Erdal SAĞLAM
  BDDK’da ‘hem hakim hem savcı’ dönemi
 
    Fatih ALTAYLI
  Uçtu uçtu Fly uçtu
 
    Hadi ULUENGİN
  AB ve Kıbrıs
 
    İlter TÜRKMEN
  Aralık ayında KKTC
 
    Kanat ATKAYA
  Güzel de onun adı Ebru değil ki
 
    Yalçın BAYER
  Bizi satmaya hakkınız yoktur
 
    Yalçın DOĞAN
  İsrail'den bir yár gelemez bizlere
 
    Güzin  Abla
  Bu kadar şanssızlık karşısında isyan ediyorum
 
    Özdemir İNCE
  Osmanlı’dan bu yana
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  AB hem ağlıyor, hem hayır diyemiyor...
 
    Şükrü KIZILOT
  Oruç tutma vergisi!
 
    Pako'nun Sayfası
  Aşk yazım
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Müslüman Avrupa
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com