Anayasa Mahkemesi'nin konuya ilişkin gerekçeli kararı resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. İstanbul 2 No'lu İdare Mahkemesi, İstanbul'un Sarıyer İlçesi'nin Rumelifeneri Mavromoloz Devlet Ormanı içinde bulunan alana üniversite kurulması (Koç Üniversitesi) amacıyla bedelli izin verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle Orman Bakanlığı'na karşı açılan davada, tahsise olanak sağlayan 6871 Sayılı Orman Kanunu'nun 3373 sayılı yasa ile değiştirilen 17. maddesinin 3. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak, iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
Anayasa Mahkemesi, fıkrayı birinci tümceyle sınırlı olmak üzere oybirliğiyle iptal etti.
Gerekçede, Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrasının ilk tümcesi uyarınca, Anayasa ile korunan ve yasaklanan alanlar kapsam dışı bırakılmaksızın ve kamu yararının zorunlu kıldığı durumlarla ilgili herhangi bir çerçeve çizilmeksizin, turizm alan ve merkezleri dışında kalan devlet ormanlarında kamu yararına olan her türlü bina vetesis yapılması için Orman Bakanlığı'nca gerçek ve tüzelkişilere bedeli karşılığı izin verilebildiği kaydedildi.
''ÇOK GENİŞ TAKTİR YETKİSİ''
Gerekçede, şöyle devam edildi:
''Bu durumda, orman arazilerinin bedeli karşılığında tahsisi için sadece kamu yararının varlığı yeterli görünmekte, ancak bu kavramın sınırlarının belirlenmemesi ve çerçevesinin çizilmemesi nedeniyle çok geniş taktir yetkisi tanınmış olmaktadır. Anayasa'nın 169. maddesinde öngörülen 'kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz' tümcesine dayanılarak, kamu yararının bulunduğu gerekçesiyle gerçek ve tüzel kişilere bina ve tesisler yapmak üzere orman arazileri tahsis edilemez.
Devlet ormanlarının gerçek ve tüzelkişileri tahsisinin, karayolları, telefon, elektrik, su, gaz, petrol boru isale hatları, savunma tesisleri, sanatoryum gibi öncelikli kamu hizmetlerinin ormandan geçmesi ya da anılan bina ve tesislerin orman arazileri üzerinde yapılması zorunluluğu bulunduğu hallerle sınırlı olması gereki. Başka bir anlatımla, kamu yararının bulunması ve zorunluluk hallerinde devlet ormanları üzerinde ancak irtifak hakkı tesisine olanak tanınabilir.
Öte yandan, Anayasa'nın 169. maddesiyle ormanların özel olarak korunduğu gözetilerek bu maddede geçen 'kamu yararı' kavramının hangi durumları kapsadığının yasa ile belirlenmesi gerekirken, bu yola gidilmeyerek söz konusu kavramın kapsam ve içeriğinin tespitinin idareye bırakılması, yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.''
Anayasa Mahkemesi, iptal kararı sonucu, bağlı düzenlemeler içerdiği ve uygulama olanağı kalmadığı gerekçesiyle söz konusu fıkranın kalan bölümümü ile 4. fıkranın resen iptaline de karar verdi.