|
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Kıbrıs meselesiyle ilgili yapılması gereken şeyin, kabul edilebilir bir anlaşmanın temin edilmesi olduğunu söyleyerek, ''Bununla ilgili de eminim seçimlerden sonra her iki taraf biraraya gelecektir'' dedi.
|
TUOMIOJA: AB BELGESİNDE KIBRIS İFADESİ OLUMLU DEĞERLENDİRİLMELİ |
Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, AB Strateji Belgesi'nde Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin yer alan ifadenin ''çözüm için fırsat penceresi açması bakımından'' olumlu olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile görüşmelerinden sonra yapılan ortak basın toplantısında konuşan Tuomioja, Kıbrıs sorununun çözümünün Türkiye'nin üyeliği için şart olmadığını, bununla birlikte bu sorunun çözülmesi gerektiğinin bir gerçek olduğunu belirtti. 1999 Helsinki zirvesi sırasında dönemin AB Dönem Başkanı Finlandiya Başbakanı Paavo Lipponen'in Başbakan Bülent Ecevit'e gönderdiği mektubun hatırlatılması üzerine Tuomioja, Strateji Belgesi'nde Kıbrıs'a ilişkin yer alan ifadelerin olumsuz değil, ''çözüm için fırsat penceresi açması bakımından'' olumlu olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Tuomioja, AB Komisyonu'nun bu ifadeyle sorunun çözümü konusunda Türkiye'yi cesaretlendirdiğini savunarak, çözümün herkesin çıkarına olacağını belirtti. PKK/KADEK KONUSU PKK/KADEK'in AB tarafından terör örgütü olarak tanınması konusunda Türkiye'nin hassasiyetinin bulunduğunun hatırlatılması üzerine Tuomioja, yaptıkları görüşmelere rağmen bu konuda AB ülkeleri arasında görüş birliği sağlanamadığını bildirdi. ''Şiddet, cinayet ve terörizm tabii ki kabul edilebilir şeyler değil'' diye konuşan Tuomioja, bunlarla mutlaka mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti. Tuomioja, ayrıca ''Finlandiya'nın da 1918 yılında yaşadığı iç savaş nedeniyle bu konuda tecrübesi var'' yorumunda bulunurken, ülkesinin de terör örgütü PKK/KADEK'in terör örgütü olarak tanınması konusunda nihai bir kararı henüz alamadığını bildirdi. (AA) | Gül, Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja ile görüşmesinden sonra düzenlenen ortak basın toplantısında, konuk bakanla AB Komisyonu'nun Türkiye ilerleme raporunu geniş bir şekilde değerlendirdiklerini belirtti. Gül, Tuomioja'nın, Strateji Belgesi'nde Kıbrıs'a ilişkin yer alan ifadelerin ''bir şart olmadığını ama Avrupa'da böyle genel bir anlayış olduğunu'' söylediğini ifade etti.
"ÇÖZÜM İÇİN HER İKİ TARAF DA HEREKET ETMELİ"
Gül, şöyle konuştu: ''Bu konudaki görüşümüz açıktır, Kıbrıs siyasi kriterlerin bir parçası değildir. Bu meselenin çözümünü tabi ki Türkiye arzu etmektedir, bununla ilgili önemli adımlar da atılmaktadır. Son 25 senedir ilk kez sınırlar açılmıştır, bunlar hep güven artırıcı adımlardır.'' Bakan Gül, ''bu sorun çözülsün deniliyorsa'' her iki tarafın da hareket etmesi gerektiğini de söyleyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Uzlaşma Avrupa'nın bir parçasıdır, uzlaşılacaksa her iki tarafın biraraya gelip uzlaşması gerekir. Sadece Türk tarafından fedakarlık beklemek doğru olmaz. Rum tarafının da 'nasıl olsa AB'ye giriyorum' diye rahat hareket etmemesi gerekir.
TATMİN EDİCİ NETİCE
Dolayısıyla sadece Türk tarafına değil, Rum tarafına da aynı çağrıların yapılması gerekir. Ümit ediyoruz ki Mayıs 2004'ten önce oturulur, konuşulur ve karşılıklı tatmin edici bir neticeye ulaşılır. Türkiye, bunu her zaman arzu etmektedir.'' Aralık 2004'teki AB zirvesinde Türkiye'ye ilişkin karar verileceği sırada Kıbrıs Rum kesiminin de AB'ye üye bir ülke olacağının hatırlatılması üzerine Gül, bu konuda uluslararası anlaşmaların geçerli olduğunu sürekli söyleyerek, kayıtlara geçirdiklerini ifade etti. ''Burada tabi daha önce alınan kararlar var, bu elimizde olmayan bir şeydir'' diyen Gül, Rum tarafının AB'ye giriş sürecinin çok önceden başladığını, Mayıs ayında 10 ülkeyle birlikte Rum kesiminin de AB'ye gireceğini anımsattı.
Gül, AB'nin bu kararı alırken yanlış yaptığını belirterek, sorun çözülmeden Rum kesiminin kabulünün yanlış olduğunu kaydetti.
YUNANİSTAN'IN SINIRDA ALDIĞI ÖNLEMLER
Gül, şöyle dedi: ''Şimdi yapılması gereken şey şudur: Kabul edilebilir bir anlaşmayı temin etmektir. Bununla ilgili de eminim seçimlerden sonra her iki taraf biraraya gelecektir ve samimi bir şekilde çözüm için çaba sarf edilecektir. Bu sadece Türk tarafından beklenmemelidir, aynı şekilde Rum kesimi de aynı samimiyeti gösterip uzlaşı için onlar da gayret sarf etmelidir.'' Dışişleri Bakanı Gül, Yunanistan'ın Türkiye sınırındaki güvenlik önlemlerini artırmakta olduğuna ilişkin soru üzerine de, Türkiye ile Yunanistan'ın bu bölgenin ülkeleri olduğunu ve sorunlarını diyalogla çözme kararı aldıklarını söyledi.
Gül, ''Umarız ki iki komşu ülke görüşerek bu sorunlarını çözecektir. Dolayısıyla herkesin pozitif konuşması gerekir'' diye konuştu.
IRAK'A TÜRK ASKERİ GÖNDERİLMESİ KONUSU Irak geçici hükümet konseyi başkanı Celal Talabani'nin ''Türk askeri konusu kapandı'' açıklamasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine de Gül, ''Herkes istediği gibi konuşur'' yanıtını verdi. Gül, ABD'nin önümüzdeki 6 ayı kapsayan Irak planlarında Türk askerine yer vermediğinin hatırlatılması ve bu konunun kapanıp kapanmadığının sorulması üzerine Gül, bu konuyla ilgili çalışmaların yapıldığını söyledi ve ''Zamanı gelince gerekli açıklamalarda bulunacağız'' dedi. YAKINDA AÇIKLAMA YAPILACAK
Bu açıklamanın Irak'a asker göndermekten vazgeçildiği yönünde mi olacağının sorulması üzerine de Gül, ''Açıklayınca göreceksiniz'' dedi. Gül, bu açıklamanın ne zaman yapılacağının sorulması üzerine de,''Uzun sürmez, yakında'' yanıtını verdi. BARZANİ'NİN FEDERASYON ÖNERİSİ
Bakan Gül, Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani'nin Irak'ta federasyon istediğine ilişkin açıklamasının hatırlatılması üzerine de, Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğini tehlikeye sokacak adımlara müsaade edilmemesi gerektiğini bildirdi.
Gerek ABD gerekse Irak'a komşu ülkelerin defalarca bu konudaki hassasiyetlerini ortaya koyduğunu belirten Gül, buna Irak'taki tüm etnik unsurların dikkat etmek zorunda olduğunu ifade etti. Gül, ''Eğer buna dikkat edilmezse ilerde potansiyel tehlikeler çıkar. O bakımdan eğer artık Irak'ın huzura kavuşması isteniyorsa bunlara çok dikkat edilmesi gerekir'' dedi. Federasyonun Irak'ın siyasi birliği için potansiyel bir tehlike olup olmadığının sorulması üzerine de Gül, nasıl bir federasyon istendiğinin önemli olduğunu, bunun teknik bir konu olduğunu kaydetti. (aa) |