10/10/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
10.10.2003
Fatih ALTAYLI
Maliye Bakanı, ek vergiyi yatırdı mı?
  
 

MALİYE Bakanı Unakıtan, iptal Ek Taşıt Vergisi'ni ödeyenlerin bir sonraki vergiyle mahsuplaşmaları için, ‘‘Böyle bir şey yapmayı düşünmüyoruz’’ demiş.

Basiretli devlet adamı tavrı bu olsa gerek.

Şimdi ben bir şeyi merak ediyorum.

Acaba Kemal Unakıtan, kendi adına kayıtlı aracın Ek Taşıt Vergisi'ni ödedi mi?

Yakınları ödediler mi?

Maliye Bakanımız bu ödemeyi yaptığına dair bir makbuzu lütfedip de bize gösterir mi?

Çünkü Maliye Bakanımız kendi arazisini de kurtaracak olan 2B Yasası'nı çok savunuyordu.

Mahsuplaşmaya karşı olmasının nedeni, kendi vergisini yatırmamış olması olabilir mi?


Her araç Türkiye’deki yakıtı kullanamaz

TÜRKİYE'nin en büyük otomobil ithalatçılarından biriyle sohbet ediyoruz. Temsil ettikleri markaların bazı modellerini Türkiye'ye getirmedikleri için sitem ediyorum. ‘‘Getiremiyoruz’’ diyor. Çünkü üretici firma bu modellerin Türkiye'ye ithal edilmesine izin vermiyormuş. Nedenini soruyorum. Kısa bir yanıt alıyorum:

‘‘Yakıt.’’

Özellikle dizel araçların yüksek güçlü motorlara sahip olanları Türkiye'ye yollanmıyormuş. Zira Türkiye'deki yakıt kalitesi, daha doğrusu ‘‘yakıt kalitesizliği’’ bu motorların hem performansını etkiliyor, hem de ömrünü kısaltıyormuş. Normalde 200 bin kilometre sorunsuz gitmesi gereken bir dizel motor, Türkiye'de ancak 50-60 bin kilometre gidebiliyormuş. O da şansınız varsa...

Üretici firmalar, bu motorları Türkiye'deki yakıt kalitesine uyarlamak için epey uğraşıyorlarmış ama bazı motorlarda bu mümkün olamıyormuş.

‘‘Sizin getirmediğiniz bu gibi modelleri gri piyasa denilen galericiler getiriyor. Onların getirdiği araç çalışıyor da sizin ki mi çalışmıyor’’ diye sordum.

Meğerse en büyük sorunları buymuş.

‘‘Galericiler bu araçları getiriyor. Almanya'da alıyorlar ve getiriyorlar. Tabii bu araç Türkiye ile ilgili hiçbir özelliğe sahip değil. Biz ister istemez bunların da arızalarına garanti kapsamında bakmak zorundayız ama biz baksak bile bu otomobiller Türkiye'de hiçbir zaman doğru düzgün çalışmıyorlar. Sürekli arıza çıkartıp servise geliyorlar. Türkiye için yapılmadıklarından parçaları da stokta olmuyor. Küçük bir parça için haftalarca serviste bekledikleri oluyor. Galeriden bile araç alacak olanlar distribütörün getirmediği modellere itibar etmesinler’’ diyor. Aynı distribütör, ‘‘Aslında yakıt sorunu bütün araçlar için geçerli’’ diye uyarıyor. Türkiye'de kullanılan benzin de AB için tamamen standart dışı. 98 oktan olması gereken kurşunsuz benzin, Türkiye'de 95 oktan. O da lafta. Diğer benzin türlerinde de kalite Avrupa'nın çok çok altında. Türkiye'deki ithal otomobillerin káğıt üzerindeki tüketim ve performans değerlerini yakalaması bu nedenle imkánsız.

‘‘Bu kalitede yakıt Türkiye'de üretilemez mi?’’ diyorum.

‘‘Mesele üretim değil’’ diyor.

Mesele Türkiye'deki bayi ağı.

Rafineriden tankere, tankerden istasyondaki depoya, depodan pompaya kadar baştan sona bir değişim gerekiyormuş. Bunun için adımlar atılmış ama ağır maliyetlerden dolayı gelişme çok yavaş oluyormuş. Bunları dinleyince keyfim kaçtı. Türkiye'de otomobile daha fazla para ödeyip daha az performans alıyoruz.

Duble kazık...

Yazdık, cezayı yedi

İSTANBUL Esnaf ve Sanatkár Odaları Birliği'nden bir mektup geldi. Birkaç ay önce bu köşede bir halk otobüsünün TEM bağlantı yolunda emniyet şeridini ihlal ederek terör saçtığını yazmıştım. Konuyu araştırmışlar. Soruşturma sonunda otobüsün benim belirttiğim ihlali yaptığını tespit etmişler. Otobüs şoförü de namuslu davranarak yaptığı hatayı kabul etmiş ve hem şoföre, hem de aracın sahibine 150'şer milyon lira ceza uygulanmış. Birliğe duyarlı davranışından ötürü teşekkür ederim.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Asker gönderme kararının doğru olup olmadığını anlamak için, Türkiye karşıtlarının tavrına bakmak gerektiğini düşündüğümüz zaman.


Fatih ALTAYLI
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Derviş, CHP'yi anlatıyor
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  10 bin asker yetmez
 
    Ali Atıf BİR
  Emniyet Genel Müdürü’nden çıt yok
 
    Bekir COŞKUN
  Enayi olmayı nasıl unuttum?..
 
    Doğan HIZLAN
  Türkiye standında gene başbaşayız
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Irak rezaleti
 
    Enis BERBEROĞLU
  70 yılda 77 ilk imza yaratan yayıncı Varlık
 
    Ercan KUMCU
  Çin ekonomisi yeniden gündemde
 
    Ferai TINÇ
  Irak'ta sivil-asker dengesi
 
    Gila BENMAYOR
  Futurallia gerçekleşirse KOBİ'lere gün doğar
 
    Kanat ATKAYA
  İngiltere'yi yeneriz de ben, Ayşe'ye ofsaytı anlatabilecek miyim?
 
    Sedat ERGİN
  AKP'ye ne oldu böyle?
 
    Tufan TÜRENÇ
  Takkeler düştükçe...
 
    Yalçın BAYER
  Musluğumuz akmazsa
 
    Yalçın DOĞAN
  Bir kere olsun şaşırtın bizi!..
 
    Özdemir İNCE
  Türkçe sözlü Arapça şarkılı
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  İngiliz kampındaki ayaklanmayı yaşadım…
 
    Vahap MUNYAR
  Altıncı fabrikada Rusça konuşurum
 
    Engin KRATZER
  Yeter ki istesinler
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  İslam'da sihir ve büyü
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com