04/10/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
04.10.2003
Chat’te kadın avlıyor onlarla sevişiyor ve yaşadıklarını yazıyor
 

Sibel ARNA

‘‘Biliyor musun biri, ICQ'da chat yaparken tanıştığı kadınların kitabını yazıyormuş.’’ Bu cümle geçen hafta bir arkadaş meclisinde kulağıma çalındı. Merak böceği tüm organlarımı kemirmeye başladı. Kimdi bu adam? Neden kadınları kendine malzeme yapıyordu? Malum kişinin nick name'ini (sanal ortamdaki kod adını) öğrendim: Bukowski'ydi.

Charles Bukowski'yi tanır mısınız? Pis Moruk lakaplı Amerikalı yazar, birlikte olduğu kadınlarla yaşadıklarını en ince detayına kadar yazmasıyla meşhur. Çirkin kadın yoktur az alkol vardır, aşk bir önyargıdır, gibi cümleleri iyi bilinir. Ve hayatımda ilk defa bu yazarın adını nick name olarak almış kişiyle ICQ'ya girip, chat yaptım. Kendini Bukowski'yle fena halde özdeşleştiriyordu. Sanal ortamdaki konuşmamız şöyle ilerledi:

Ben: Buluşup ne yapacağız?

Bukowski: Yağmurda sevişiriz belki.

Ben: Bugün yağmur yağmayacak.

Bukowski: Biz yağdırırız.

Ben: Suni şeyleri sevmem! Ne iş yapıyorsun?

Bukowski: Yazıyorum.

Ben: Ne yazıyorsun?

Bukowski: Öykü, roman.

Ben: Allahım yoksa Ahmet Altan'la chat mi yapıyorum.

Bukowski: Henüz o kadar ünlü olmadım.

Ben: O zaman Tuna Kiremitçi. Söz, kendimi çok sevdirmeden gideceğim.

Bukowski: Onun kadar da iyi reklam yapamadım. Güzel misin?

Ben: Güzelim.

Bukowski: Bana gelsene.

Ben: Hayır.

Bukowski: O zaman ben sana geleyim.

Ben: Seninle evde buluşmam baştan söyleyeyim.

Aynı gün 17.00'de Caddebostan'da bir kafede randevulaştık. 17.15'te Bukowski kod adlı kişi karşımdaydı. O tanıştığı kadınlara bir kitaba malzeme olacaklarını söylemediği için ben de ona gazeteci olduğumu söylememiştim. Kimliğimi sohbetimizin yirminci dakikasında açıkladım. ‘‘Bana hayatımın en büyük şokunu yaşattınız’’ dedi, ama sonra röportaj yapmayı kabul etti.

Kimsiniz?

-İsmim Alp Arıcan. 31 yaşındayım. İşletme mezunuyum. Mayıs 2002'de ‘‘Kadınlar Kaybedenlerden Hoşlanmaz’’ isimli bir kitabım yayınlandı. Düz yazı tarzında şiirlerden oluşuyordu. Şimdi ikinci kitabımı yazıyorum.
Konusu ne olacak?

- Nette tanıştığım, ilişkiler yaşadığım kadınları öykülerimde kullandığım doğru. Ben hayatıma giren tüm kadınları yazarım. Nette tanışmakla bir partide tanışmak arasında fark göremiyorum.

Nette tanıştığınız kadınlara bir kitaba malzeme olduklarını söylüyor musunuz? Gerçi bana söylemediniz ama...

- Bazıları biliyor, bazıları bilmiyor. İşimi soranlara kitap yazıyorum diyorum. Beni de yazacak mısın, diyenler çıkıyor. Belki, diye cevap veriyorum. Bugüne dek beni yazma diyen birine rastlamadım. Ama benim için öykü yazmadın diye küsüp, bana bozulan bir dolu kadın anımsıyorum.

Kadınlarla buluşmaya giderken bunu bir iş olarak mı görüyorsunuz? Sevişmeyi kabul eden herkesle birlikte oluyor musunuz?

-Beğenmediğim kadınlarla birlikte olmam. Beğendiğim kadınlarla da bir iki defadan sonra birlikte olma isteği duymuyorum. Aşk olmadan cinsellik tuzsuz yemeğe benziyor, insanın canı çekmiyor.

Ava giderken aşık olduğunuz oldu mu?

- Evet. İki kişiye aşık oldum. Birincisi kendisine aşık olduğuma inanmadı. İkinci kadın ise olağanüstü bir çekiciliğe sahipti. Bir yıl kadar yazıştım onunla. O baştan çıkartamadığım ender kadınlardan biri. Bugüne dek karşılaştığım kadınlarla hiç alakası yoktu. Karşılaştığım onca kaşarlanmış, harcanmış kadından sonra, onun saflığı o dönemde beni etkilemişti. Onun için de bir öykü yazdım tabii.

Kaşarlanmış ve harcanmış kadınlar mı? Ne demek istiyorsunuz?

- Onlar kolay kadınlar ve ben bugüne dek hep kolay kadınlarla birlikte oldum. Uğraştıran kadınlardan uzak durdum. Türkiye gibi bir yerde tek gecelik ilişkiler yaşayabilmek bile büyük bir şanstır bir erkek için.

Chat yaparken beni hemen eve çağırdınız. Bu teklifinizi kabul eden kadınlar oluyor mu?

- Evime gelen pek olmadı. Ama ben onların evine gittim.

Nasıl güveniyorsunuz? Ya sizi evine çağıran kadının buzdolabında bir penis koleksiyonu varsa? Ya o bir kadın değilse? Korkmuyor musunuz?

- Korkmuyorum. Zaten az çok belli ediyor kadın kendisini. Konuşmasından, söyleminden... Mesela asla 'Napıyon' yazan biriyle konuşmuyorum.

Bir kadın hiç tanımadığı bir erkeği neden evine davet eder?

- Sevişmek için. Kadınlar kalplerinin kırık olduğu dönemlerde bu tarz hatalar yapıyorlar. Artık birçok kadın bu konuda erkekler gibi düşünüyor. Amaçları sadece seks.

Görüştüğünüz kadınlar için belli bir yaş aralığınız var mı?

- 22 ile 35 yaş arasındaki kadınlarla görüşmeyi tercih ediyorum.

Chat’te tanışıp cinsel ilişki yaşadığınız kadınların sayısı kaç?

-Yaklaşık 20.

Yazmaya nasıl başladınız?

-Askere gitmeden önce Alanya'da Ankaralı bir kızla tanıştım. Bana kitap okumayı o sevdirdi diyebilirim. Poker oynadığımı ve hep kaybettiğimi öğrenince Paul Auster'in Şans Müziği kitabını mutlaka oku demişti. Hemen alıp okudum. Doğru kadına aşık olduğunuzda kısacık bir zaman sürecinde bile ondan çok şey öğrenebiliyorsunuz. Kitap okuya okuya yazmaya başladım.

Hangi yazarları okuyorsunuz?

- Benim favori yazarım Charles Bukowski'dir. Kim ne derse desin, Bukowski'nin ‘‘Kadınlar’’ romanını her erkeğin okuması gerektiğini düşünüyorum.

Nasıl geçiniyorsunuz?

-Kira geliri alıyorum ve ailemden yardım alıyorum.

Rantiyesiniz yani?

-Yani.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com