04/10/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
04.10.2003
Tufan TÜRENÇ
Amerika’ya elimizi kolumuzu sallayarak girdik ama sonra...
  
tturenc@hurriyet.com.tr
 

Chicago

DOĞRUSUNU söylemem gerekirse Chicago'ya gelirken büyük bir tedirginlik içindeydim.

11 Eylül'den sonra ilk kez Amerika'ya gidiyordum. Bir sürü hikáyeler duymuştum.

Özellikle Ortadoğu'dan gelenleri çok sıkı bir aramadan geçiriyorlarmış.

Yabancı ülkelere girerken yapılan sorgulamalar ve görevlilerin küçümser davranışları zaten oldum olası beni deli eder.

Her defasında bir daha yurtdışına çıkmamaya yemin ederim ama zorunluluklar nedeniyle bu yeminlerimin hiçbirini tutamam.

Yüreğimiz ağzımızda Chicago'ya nasıl indiğimizi dünkü yazımda anlatmıştım. Şimdi Chicago pasaport gümrük denetiminden nasıl geçtiğimizi anlatacağım.

Amerikan vatandaşlarının dışındaki ziyaretçiler için ayrılan uzun kuyruğa girdik. Kuyruğun beklediğimden daha hızlı ilerlemesi ilk şaşkınlığıma neden oldu. Sıra bize gelince genç bir görevliye pasaportlarımızı verdik. Ben bir terslik beklediğim için tedirgindim. Oysa Pınar son derece rahattı. Görevli gülerek ‘‘Merhaba’’ diyor, önce fotoğraflı sayfaya sonra da vizeye bakıyor. Birden bana ‘‘Ne iş yaparsınız?’’ diye soruyor. Adamın ifadesi son derece sevecen. ‘‘Gazeteciyim’’ diyorum. ‘‘Güzel’’ diyor, doldurduğumuz giriş formuna şöyle bir bakıp damgayı vuruyor.

* * *

Bagajı aldıktan sonra gümrük için doldurduğumuz formu gümrük görevlisine verip elimizi kolumuzu sallayarak geçip dışarı çıkıyoruz.

Böylesine güleryüzlü bir karşılamayla ve aranmadan taranmadan hatta uzun uzun sorgulanmadan Amerika'ya girmek beni çok şaşırttı.

Ama Cleveland uçağına binerken öyle bir kontrolden geçtik ki, anlatılanların çok hafif kaldığına tanık olduk.

Ancak iç hatlardaki aramalar hiç ayrım yapmadan herkese yapıldığı için doğrusu benim fazla canımı sıkmadı.

Ayakkabılarınızdan, ayak tabanlarınızdan tutun da her tarafınızı didik didik ediyorlar. Cüzdanlarınıza varıncaya kadar bakıyorlar.

Dünkü gözlemim bir daha geçerli oluyor. Yaşlısı genci bir tek Amerikalı bile bu bıktırıcı güvenlik sistemine gıkını çıkarmıyor. Görevlilerin söylediklerini harfiyen yerine getiriyorlar.

Şurası kesin ki 11 Eylül'den sonra Amerika resmen bir paranoyaya sürüklenmiş. Bu toplumun yaşadığı terör korkusu özellikle yöneticilerin beyinsel durumunu feci şekilde etkilemiş.

* * *

Bir daha 11 Eylül depremi yasamamak için sürekli çareler arıyorlar.

Kendileri için söz konusu olabilecek uzak yakın bütün tehlikeleri yok etmeyi akıllarına koymuşlar.

Bu vazgeçemeyecekleri bir takıntı halini almış.

Bush da, kurmayları da bu psikoloji içinde. Türkiye, Amerika ile ilişkilerinde bu gerçeği kesin olarak gözden uzak tutmamalı.

Başkan'ın indiği Chicago Havaalanı'nın saatlerce trafiğe kapatılmasındaki mantıksızlığı da bu açıdan değerlendirmek gerekir.

Amerika'nın 11 Eylül dehşetinin etkilerinden kurtulmadan dünyadaki hak hukuk tanımaz ceberrutluğu sona ermez.

Bunu herkes kabul etmeli ve politikalarını buna göre ayarlamalı.

Türkiye'nin bu nedenle ikinci tezkere olayında vereceği karar iki ülke arasında tam bir dönüm noktası olabileceği gibi AKP hükümetinin de geleceğini belirleyecek.

Yüksek Seçim Kurulu'nun alacağı karar da düşünülürse Türkiye'yi çok kritik günlerin beklediği kesin.


Tufan TÜRENÇ
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Erken seçime doğru
 
    Ayşe ARMAN
  Demek ki sen üniversiteni arabana çıkartmasını yapıştıracak kadar sevmiyorsun!
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Erkek kusurlarına bilimsel kılıflar
 
    Bekir COŞKUN
  Otomatik ölü yıkama makinesi...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Yenilmeye doymayan pehlivan: YÖK
 
    Doğan HIZLAN
  Karikatürist Nehar Tüblek'i MİT nasıl evlendirdi?
 
    Ege CANSEN
  Faiz sadece bir yüzde değildir
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Yaz-yazma
 
    Erdal SAĞLAM
  Artık bankacılık konuşmasalar...
 
    Fatih ALTAYLI
  Irak’ta bir anayasa krizi eksikti
 
    Hadi ULUENGİN
  Hadi hayırlısı...
 
    İlter TÜRKMEN
  Neden AB?
 
    Kanat ATKAYA
  Medeniyetin tabutuna çakılan son çivi: Jackass
 
    Pakize SUDA
  Bir atılsa...
 
    Tolga AKYILDIZ
  Megahits 2003’te en az beş hit adayım oldu
 
    Yalçın BAYER
  Eski vekilden kaos teorisi
 
    Yalçın DOĞAN
  1-0... New York’ta...
 
    Güzin  Abla
  Bu yazı Sevgili Bekir Coşkun’a ithaf olunur
 
    Özdemir İNCE
  Hükümet, TÜBİTAK’ı rahat bırak!
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Devrim SAĞIROĞLU
  Kazın ayağı
 
    Erman TOROĞLU
  Kaleciler
 
    Ercan SAATÇİ
  Fenerli'nin beklentisi
 
    Can BARTU
  Serhat kazandırdı
 
    Şükrü KIZILOT
  Adamına göre yasa
 
    Figen BATUR
  Beninli hokkabaz da, Kolombiyalı modacı da onun sofrasında buluşur
 
    Nora ROMİ
  Kadınların hemen hepsi aynı anda iki bebek besleyecek süt kapasitesine sahip
 
    Pako'nun Sayfası
  Melekler yollarda olacak
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Ayniyle vakidir
 
    Ebru ÇAPA
  Hop hop lolipop
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com