Verheugen, Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu'nda (AFET) bir konuşma yaparak, aday ülkelerin durumlarını değerlendirdi.
AB'ye 1 Mayıs 2004'te 10 yeni üye katılımında büyük sorunlar yaşanmayacağını, adayların geniş ölçüde hazır olduklarını, Bulgaristanve Romanya'nın da, gerekenleri yapmaları halinde, 2007'de AB üyesi olabileceklerini anlatan Verheugen, Türkiye konusunda ''iyimser'' olduğunu söyledi.
Türkiye'nin özel bir durumu olduğunu, Kopenhag kriterlerinin ne zaman ve nasıl yerine getirileceğinin önemli görüldüğünü, bu kriterlerin yerine gelmesi halinde, 2004 sonunda tam üyelik müzakerelerinin başlayabileceğini anlatan Verheugen, Türk hükümetinin bu yolda kararlı gözüktüğünü, reformları çok süratli bir şekilde gerçekleştirmek istediğini belirtti.
Türkiye'de, son yıllarda çok ileri adımlar atıldığını ve büyük atılımlar yapıldığını herkesin kabul etmesi gerektiği üzerinde duran Verheugen, bugünkü Ankara hükümetine güvendiğini ve inandığını belti.
Verheugen, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile dün Brüksel'de yaptığı görüşme hakkında da bilgi verdi ve Gül'e, Leyla Zana olayını hatırlattığını, bu konuda bir gelişmenin örnek teşkil edeceğini söylediğini anlattı. Kıbrıs konusuna da değinen Verheugen, adadaki Türk tarafının iyi düşünmesi gerektiğini, zamanın daraldığını belirterek, 1 Mayıs 2004'te AB'ye Kıbrıs'ın bütününün girmesinin çok iyi olacağını, sadece Rum tarafının girmesinin Türkiye açısından da olumsuz sonuçlar getirebileceğini, Rumların bu tarihten itibaren karar mekanizması içinde olacaklarının unutulmaması gerektiğini söyledi.
Kıbrıs'ta çözüm konusunda iyimser olduğunu anlatan ve müzakerelerin tekrar başlamasını isteyen Verheugen, bir parlamenterin,''Türkiye'nin Müslüman olduğunu, demokratik ve Avrupalı olmadığını'' söylemesi üzerine, artık bu ülkenin adaylığının tartışma konusu edilemeyeceğini ifade etti.
Verheugen, Türkiye'nin adaylığının Helsinki'de, seçilmiş devlet vehükümet başkanları tarafından onaylandığını, Kopenhag'da bir kere dahateyit edildiğini hatırlattıktan sonra, son kararın Avrupa Parlamentosutarafından onaylanması gerekeceği üzerinde durdu.
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen, Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşılması halinde Türkiye'ye tam üyelik sözü verilemeyeceğini, böyle bir yaklaşımın büyük hata olacağını da söyledi.