26/09/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Bilim Son Güncelleme 05:28
26.09.2003
BİLİM’e teşekkür ederiz

Sayın Çağlayan; Okul Kütüphanecileri İstanbul Grubu (OKİG) tarafından 5 Temmuz 2003 tarihinde ülkemizde ilk kez gerçekleştirilen I.Ulusal Okul Kütüphanecileri Konferansı hakkındaki haberimizin yayınlanması bizleri gerçekten mutlu etmiştir. Bir özveri ile ülkemizdeki okul kütüphanelerinin ve bu yöndeki bilincin geliştirilmesi yönünde çaba harcayan grubumuz adına katkılarınız ve duyarlılığınız için sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. İlginiz konunun toplum tarafından anlaşılmasında değerli bir katkı anlamına gelmektedir. Grubumuz çalışmaları hakkında sizleri sürekli olarak bilgilendirmeye devam edeceğimizi bilmenizi isteriz.

Osman Torun

Temsilciler Kurulu Üyesi



İki eleştiri

Sn.
Hikmet B. Çağlayan, Hürriyet Bilim dergisinin ilk yayınlandığı tarihten günümüze kadar geçen süreçte hafta sonları zevkle okuduğum bir dergi olduğunu ve geniş bir kitleye hitap ederek onlarda bilim şevkinin gelişmesine katkıda bulunduğunu belirterek bu başarınızdan dolayı emeği geçenleri gönülden kutluyorum.

Bilimin kompleks konularının büyük bir çoğunluk tarafından anlaşılabilir bir seviyede yazılabilmesinin zor bir konu olduğunun farkındayım. Ancak, bu sadeleştirme yapılırken yanlış bilgilendirmeden kaçınılmalı, makalelerde geçen konular bir bilim danışmanının gözetiminde yayınlanmalıdır. Aşağıda bu gözlemime gerekçe olan iki eksik ve/veya hatalı konuyu aktarıyorum:

Göktaşının Dünya ile yörüngelerinin çakışması sonucu Dünya'ya çarpma ihtimalinden bahsedilirken, alternatif çözüm yolu olarak önerilen, göktaşının hızının düşürülmesi veya yükseltilmesi seçeneğinde "Göktaşının, yörüngesinde Dünya yörüngesi ile kesiştiği noktada Dünya'dan sonra veya önce geçmesi sağlanarak çarpışmanın önlenebileceği" belirtilmektedir. Halbuki, yörünge hareketi yapan bir cismin hızı arttığında cismin hızı artmakla birlikte yörüngesi saat zembereği gibi dışa doğru açılır, düştüğünde ise daralır. Diğer bir ifade ile göktaşının yörüngesindeki çakışma ortadan kalkar, konu artık göktaşının yörüngesinde Dünya'dan önce mi yoksa sonra mı geçeceği değildir.

İkinci konu; 1908 yılında Sibirya'nın Tunguska bölgesine düşen şeyin 60m çapında bir kaya olmadığı, bir kuyruklu yıldız kalıntısı buzul olduğu yapılan araştırmalarda saptanmıştır.

Saygılarımla,

Orhan Katıgöz

okatigoz@superonline.com



BİLİM’den yanıt:

Sayın
Katıgöz, dikkatli okumalarınız ve uyarılarınız için çok teşekkür ederiz. İlk eleştiriniz için yeniden kontrol ettik, hata yazıyı aldığımız kaynakta.. Onlara durumu yazıp görüş isteyeceğiz. İkinci eleştirinize gelince: Sibirya’nın Tunguska bölgesinde 1908 yılında olan olayın nedeni üzerine çok sayıda görüş var. Hatta bir Alman bilimci yerin içinden sızan bir gaz patlaması olabileceği görüşünü son olarak ortaya atmış ve bu görüşe dergimizde de yer vermiştik. Sizin bahsettiğiniz de bir başka görüş. Ama hiçbiri kesin değil. Ağırlıklı olarak, hálá, bir göktaşının buu patlamaya yol açmış olabileceği üzerinde duruluyor. Saygılar selamlar.

Teknoloji Forumu 2003

Teknoloji
Yönetimi Derneği ve İstanbul Sanayi Odası, Cumhuriyetimizin 100. yılında, bilim ve teknoloji alanında yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla, TÜBİTAK Koordinasyonu'nda, Vizyon 2023 Teknoloji Öngörüsü Projesi yürütülmektedir. İstanbul Sanayi Odası, Teknoloji Yönetimi Derneği işbirliğiyle, ülkemizin rekabet gücünün arttırılmasına büyük katkılar sağlayacak bu çalışma kapsamındaki teknoloji öngörü araştırmalarını bir dizi etkinlikle sunmayı planlıyor. Bu etkinliklerin ilkinde yakın ve orta gelecekte öncelikli önem arz eden tekstil teknolojileri ele alınacak. '2003-2007', '2008-2012', '2013-2017' yılları arasında Türk tekstil sektörü tarafından uygulanabilecek öncelikli teknolojilerin tanıtılması ve yol haritalarının ortaya konulması ile sanayicilerimize, yatırım kararlarında ve uzun dönemli şirket stratejilerini belirlemede önemli rekabet avantajı kazandırmak umuluyor. Ele Alınacak Konular: "Tekstil üretiminde makine ayarlarının insan müdahalesi olmadan yapılabilmesi"; "Bilgisayar Destekli Tasarım ve Üretimi"; "Tekstil terbiyesinde enerji tasarrufu sağlayan / çevre dostu teknolojilerin kullanılması"; "Çok boyutlu / işlevli akıllı tekstillerin geliştirilmesi"; "Tekstilde her türlü veri ve bilgi akışının elektronik ortamlarda sağlanması"; "İplik teknolojilerinde yeni ufuklar". Yer: İSO, Odakule Meclis Toplantı Salonu, Beyoğlu. Katılım ücretsizdir ama kayıt yaptırmak şart unutmayınız: arge@iso.org.tr Tel : (212) 252 29 00 - 301 / 306


Başarıyı alkışlayalım

TÜBİTAK’ın enstitülerinden BİLTEN’ın (Bilgi Teknolojileri ve Elektronik Araştırma Enstitüsü) iki yıl önce başlattığı önemli bir proje sonuçlandı. Dün, yeni bir ertelenme veya terslik söz konusu olmadıysa, BİLSAT-1 adı verilen ilk yer gözlem uydumuz yerden 686 km yukarıdaki yörüngesinde dönmeye başlamış olmalı.

BİLSAT-1 sevindirici bir projedir. Burada projenin ülkemize neler kazandırdığı üzerinde duracağız.

Uydu, bu alanda önemli bir bilgi birikimi ve altyapı tesislerinin kurulmasını sağladı. Ülkemize tozdan arındırılmış temiz oda ve gerekli laboratuvarların kurulmasına olanak verdi. Bu alanda bilgi sahibi insanlarımızın yetiştirilmesi için ilk adım atıldı. Bir uydu tasarlama ve gerkçekleştirme projesinin bütün aşamalarının nasıl gerçekleştirileceği öğrenildi.

Uzaydaki bir uydunun yerden nasıl işletileceği ve görüntülerin nasıl işlenip bilgiye dönüştürüleceği ve bu bilgiden nasıl yararlanılacağı süreçlerini ülkemizde kurmuş oluyoruz.

TÜBİTAK’ın bu önemli enstitüsü, daha karmaşık sistemler geliştirmek için altyapıya sahip oldu. Uydunun üretiminde emeği geçenler, uydu tasarımı konusunda ülkemizin bir mükemmelliyet merkezi olabileceğini belirtiyorlar.

Ayrıca, diğer uydular için gerekli altsistemlerin ülkemizde geliştirilmesi için araştırma ve bilgi potansiyeli yaratıldığı inancındalar.

BİLSAT-1’in her şeyi burada yapılmadı. Ana üretimi İngiltere’de gerçekleştirildi. Gerekli parçaların önemli bir kısmı dışarıdan sağlandı.

BİLTEN, BİLSAT-1’de iki önemli proje gerçekleştirdi: Bu ‘görev’lerden birinin adı ‘Gezgin’: Gezgin, kameralardan gelen görüntüleri hemen sıkıştıran hızlı bir sayısal veri kartı. Gezgin adı, ‘Gerçek zamanda görüntü işleyen’den kısaltılmış.

İkinci Türk projesinin adı Çoban. Bu sekiz kanallı düşük çözünürlükte bir kamera. Adı ‘Çok bantlı kamera’dan geliyor.

Bu iki projenin tasarımı ve üretimi tamamen bizim uzmanlarca gerçekleştirildi ve ülkemizde tasarlanıp uzaya gönderilen ilk sistemler sayılıyor.

Tabii, uydunun her üretim aşamasında bizimkilerin bulunduğunu da belirtelim.

Uydu görüntülerinin kullanılacağı bazı alanlar: Şehircilik örneğin kaçak yapılaşma vb; tarımda ürün rekoltelerinin izlenmesi; çevre; ormancılık; haritacılık; jeoloji; afet yönetimi..

Ne diyelim, BİLSAT cesur atılmış önemli bir projedir.

Giderek daha büyük bilimsel teknolojik projeler gerçekleştirerek bir yerlere ancak varabiliriz.

Gelecek cumartesiye kadar sevgi ve dostlukla kalın..

Editör
 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com