26/09/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Bilim
26.09.2003
İşte size biyolojinin yıldızları
Sirke sineği
 

Mayadan fareye, zebra balığından iplik kurduna kadar birkaç organizma, yaşamın sırlarının aydınlatılması çalışmalarında bilim dünyası için hayati önem taşıyor ve araştırmaların büyük bölümünde başrolde oynuyor...

Başka bir deyişle, bu canlılar olmasa, biyolojinin tarihinden söz etmek mümkün olmayacaktı. İşte, insanoğlunun çok şey borçlu olduğu bu organizmaların portreleri...

Maya

Ekmek, bira ve şarap üretiminin temel maddesi olan maya (Saccharomuces cerevisiae) farmakolojide de çok işe yarıyor. Son derece sınırlı genetik kalıtlarındaki (6000 gen için 16 kromozom) bazı genler değişime uğratıldığında gerçek bir ilaç fabrikasına dönüşüyorlar! Nitekim, Hepatit B aşısı maya sayesinde elde edildi. Maya bir çekirdeğe de sahip olduğundan genetik düzlemde olağanüstü bir hücre modeli sunuyor.

Arabidopsis thaliana

Kolay kültür, hızlı büyüme, küçük bir genom... Hardal ve turp gibi bitkilerin familyasına ait olan bu tür, tarım bilimcilerinin gözdesi sayılıyor. Nedeni ise, Arabidopsis thaliana’nın genleri incelenerek bitki hastalıklarının ve parazitlerinin gelişimi izlenebiliyor. Bu bilgilerle tarım alanındaki türler iyileştirilebiliyor.

Sirke sineği

Drosophila melanogaster yaklaşık bir yüzyıldır laboratuvarlarda uçuyor. On günde bir yeni bir kuşak ortaya çıkarıyor; aynı zamanda çok sayıda kormozoma sahip ve sayısız morfolojik mutantlar üretiyor. 1915 yılında Thomas Morgan kromozomların kalıtın taşıyıcısı olduğunu bu sinek sayesinde saptayabildi. Ayrıca canlı bir varlığın büyümesinde rol oynayan genlerin keşfini de sirke sineğine borçluyuz.

Fare

Laboratuvarların ‘süper starı’! Çok çabuk üreyebilen beyaz fare memelilerin genetik yapısının incelenmesi için model hayvan konumunda; nitekim şizofreniye karşı savunma mekanizmalarından, obezite, beynin düzenlenişi ya da uzuvların gelişimine kadar bir dizi araştırmada genlerinden yararlanılıyor. Şu anda da genom haritası tamamlanmış olduğundan beyaz farenin laboratuvarlardaki tahtını kolay kolay devretmeyeceği söylenebilir.

İplik kurdu

1 mm. uzunluğundaki Caenorhabditis elegans’ın tam 959 hücresi ve 302 nöronu var! Üstelik bütünüyle saydam olduğundan doğumdan ölüme kadar hücrelerin etkileşimleri ve bu mekanizmalarda genlerin rolü saptanabiliyor. Böylece hücresel ayrışma olan apoptoz, cinsiyetin belirlenmesi ya da nöron ağının düzeni gibi temel keşiflerde rol oynuyor.

‘Escherichia Coli’ bakterisi

Bu bakteride, ister kendiliğinden ister araştırmacılar tarafından tetiklenmiş olsun en ufak bir mutasyon hemen gözlenebiliyor. Escherichia coli böylece genlerin mekanizmasının ve genetik zekanın ilk adımlarının aydınlatılmasını sağladı. Hatta kısa bir süre önce bir ilke de imza atılıp, doğada kesinlikle bilinmeyen aminoasitlerin proteinlerin yapı taşları üretimi belirlendi.

Zebra balığı

Zebra balığının (Danio rerio) embriyosu saydamdır: Böylece hücreleri in vivo incelenip omurgalıların gelişiminin genetik yapısı araştırılabiliyor. Ayrıca bir yumurtadan kolayca klon elde edilmesini sağlayıp normalde resesif genleri sistematik bir biçimde dışa vuruyor; bu özelliğine ek olarak, mütasyona uğramış Danio rerio’larda insan hastalıklarına benzer rahatsızlıklar ortaya çıktığı saptandı... 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com