30/08/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa
30.08.2003
Kaçakçılığın bedelini atlar ödüyor
 

Şermin SARIBAŞ

Uyuşturucu trafiği ve dünyanın en yüksek üçüncü yerleşimi olmasıyla ünlü Başkale, bu günlerde 'at yakma' hikáyeleriyle çalkalanıyor.

Köylüler, 'Askerler mazot kaçakçılığı yapmayalım diye atlarımızı bilerek yakıyor' derken, askerler, 'Kaçakçılık bölgesi PKK'nın kamplarına çok yakın. Gece atlarımızı üstümüze sürerken PKK'lılar mı, kaçakçılar mı anlamamız zor. Dur ihtarına da uymuyorlar. Ateş açınca mazot yüklü atlar da yanıyor' cevabını veriyor.

Van'ın Başkale ilçesi, bölgedeki her türlü kaçakçılığın kilit noktalarından biri. İnsan, mazot, uyuşturucu. Talep olan her şeyin kaçakçılığı yapılıyor. Başkaleliler, 65 plaka gören polislerin, arabalarında uyuşturucu aramasından usandıkları için çareyi diğer şehirlerinin plakalarını almakta bulmuş. Ancak mazot kaçakçılığında kullanılan atlar, otomobiller kadar şanslı değil. Kaçakçılar askere yakalanıp uyarılara karşın durmayınca atlar açılan ateşle vurulup, taşıdıkları mazot bidonlarıyla yanıyorlar.

Başkaleliler'in gözünde mazot kaçakçılığı legal bir faaliyet. Konuştuğum bir hukukçu, ‘‘Mazot kaçakçılığı buradaki tek geçim kaynağı olduğu için karşımıza mazot kaçakçılığından biri geldiğinde, suçlu gibi göremiyoruz’’ diyor.

Kaçakçılığın yapıldığı köylere doğru yol alırken, karşı yönden gelen bir otomobil bizi görünce frene basıyor. 70 yaşlarında biri inip Kürtçe konuşmaya başlıyor. Şoförümüz, ‘‘Atları yakılanlardan biri de bu. Dört atını yakmışlar’’ diye tercüme ediyor söylediklerini. Her rastladığımız en az 4-5 atının yakıldığını söylüyor. İddiaya göre iki yılda iki bin at öldürülmüş. ‘‘Bu kadar at öldürülse soyları kurur’’ dediğimizde Samsun, Muş, Ağrı ve Erzurum'dan ilçeye at getirildiğini öğreniyoruz.

Madem bu kadar mustaripsiniz niçin savcılığa gidip şikáyetçi olmuyorsunuz, diye sorunca hemen hepsinin verdiği cevap aynı oluyor: ‘‘Zaten kaçakçılık yapıyoruz. Savcılığa gidip kaçakçılık yaparken atlarımız öldürüldü dersek, suçumuzu itiraf etmiş oluruz.’’

Bu nedenle Başkale Cumhuriyet Savcılığı'na bugüne kadar ulaşan hiçbir şikáyet yok.

Mazot alev aldı, atlar yandı

At yakma olayı duyulunca Genelkurmay Başkanlığı bölgeden açıklama istemiş. Gönderilen cevapta şunlar yazıyor: ‘‘Olayın olduğu yer, PKK'lıların en büyük kamplarından biri olan Kelereş Kampı'nın çok yakınında. 11 Kasım 2002 günü olay yerinin 500 metre kuzeyinde, İran Cumhuriyeti'nden Türkiye'ye geçmeye çalışan bir terörist yakalandı. 14 Haziran 2003'te yine olay yerinin bir km. kuzeydoğusunda İran'dan Türkiye'ye kaçmaya çalışan bir terörist ele geçirildi. Yanındaki iki atta 14 kişilik bir terörist grubu donatacak teçhizat vardı. 25 Haziran 2003'te sınır bölgesinde çıkan çatışmada bir terörist öldü, bir astsubay yaralandı. 4 Ağustos'ta, atlı gruba üç kez dur ihtarı çekildi fakat durmadılar. Açılan ateş sonucu 75 at vurularak imha edildi. 55 at ise sağlam ele geçirildi.

Başkale Kaymakamı Mustafa Çöggün de şu açıklamayı yaptı: ‘Atların sırtlarındaki mazotlar isabet aldığından alev aldı. Diğer ölü atlar da kokuşma sonucu bulaşıcı hastalığın yayılmasını önlemek maksadıyla yakıldı. Bu bölgede kaçakçılığı önlemenin tek yolu sınır ticaretini serbest bırakmaktır.’’ 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com