|
BİR değneğin bazen iki ucu da pis olabilir. Ama değneğin her tarafının pis olması kolay rastlanabilecek bir durum değildir.
Demokratik Halk Partisi (DEHAP) isimli parti, resmi makamlara sahte belge vermek suretiyle 3 Kasım 2003 tarihinde yapılan milletvekili genel seçimlerine katılmasaydı, böyle bir rezillik söz konusu olmayacaktı.
DEHAP seçimlere girdi. Resmi sonuçlara göre 31 milyon 528 bin geçerli oyun 1 milyon 960 binini yani yüzde 6.22'sini aldı. Ama yasalar ülke genelinde en az yüzde 10 oranında oy almayan partiye TBMM'de temsil hakkı tanımadığı için Meclis'e milletvekili gönderemedi.
Kendisinin gönderememiş olması ayrı... DEHAP, sahte belgeyle seçime girip 2 milyona yakın oyun başka partilere veya adaylara gitmesini önlediği gibi, 3 milyon 8 bin oyla seçmenlerin yüzde 9.54 oranında desteğini alan Doğru Yol Partisi'nin Meclis'e milletvekili göndermesini de engellemiş oldu. Çünkü DEHAP'ın oylarını düşerseniz, Doğru Yol Partisi yüzde 10'luk barajı aşıyor.
Kaldı ki DEHAP seçime girmese, -pratikte böyle bir şey söz konusu olamaz ama- DEHAP'ın 2 milyon oyundan herhalde 150 bini DYP'ye giderdi.
Kısaca ortada hakkı yenmiş bir Doğru Yol Partisi var.
Türkiye eğer bir hukuk devleti ise öncelikle bu hakkın sahibine iade edilmesi lazım.
Demek ki karşımızdaki temel sorun, Doğru Yol Partisi'nin uğradığı haksız mağduriyetin giderilmesidir.
TBMM'deki sandalye dağılımı bu yüzden şöyle olacakmış veya böyle olmayacakmış meselesi, hukukun konusu değildir. O siyasileri ilgilendirir.
Burada hakkı sahibine iade etmekle yükümlü tek organ Yüksek Seçim Kurulu'dur.
Yüksek Seçim Kurulu bu bağlamda nasıl bir çözüm yolu izlerse doğru olur?
Şu anda görüşler burada ayrılıyor. Kimi, ‘‘ancak seçimlerin yenilenmesi’’ sayesinde bu pislik temizlenebilir düşüncesinde... Kimi ‘‘seçim sonuçlarıyla ilgili veriler halen var olduğuna göre, DEHAP'a verilenleri GEÇERSİZ OY saymak suretiyle yeniden sandalye dağıtımı yapılır, böylece Meclis gerçekten seçilmiş milletvekillerine teslim edilir’’ görüşünü savunuyor.
Bazılarının da hiçbir şey olmamış gibi davranmaktan yana olduğu görülüyor. Ki buna bizim aklımız ermiyor.
Yüksek Seçim Kurulu elbet ‘‘Seçimlerin tamamen yenilenmesine’’ karar verebilir. Bu gerçi bize çok pahalıya patlar ama DEHAP rezaleti yüzünden TBMM meşruiyetinin tartışılmasını da kökünden önler.
İkinci seçenek, DEHAP oylarını geçersiz sayarak yeni bir sayım -ve sandalye dağıtımı- yoluna gitmektir.
Mevcut koşullarda, bize kalırsa en az zararlı çözüm budur.
|