29/08/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
29.08.2003
Ertuğrul ÖZKÖK
Savarona yatında atladığım haber
  
 

GEÇENLERDE Doğan Hızlan'la birlikte Fener Rum Patriği Bartholomeos'un davetlisi olarak Patrikhane'ye gittik.

Patrikhane'ye girerken ilk dikkatimi çeken şey, avludaki duvarın dibinde yatan bir kedi ve yavruları oldu.

Bizi önce bir salona aldılar.

ODADAKİ ATATÜRK

Duvarlarında, Osmanlı döneminden beri patriklik yapmış ruhani liderlerin portreleri vardı.

Oradan Patrik Bartholomeos'un makamına geçtik.

Orta boy bir oda. İki duvarın kenarına sandalyeler dizilmiş.

Karşı duvarın önünde ise patriğin masası var.

Patrik, yemeğe İstanbul'daki çeşitli kiliselerin başında bulunan metropolitleri de davet etmiş.

Bina 1941'de tamamen yanmış. 1989 yılında Yunanlı bir işadamının verdiği parayla yeniden yapılmış ve 1991 yılında faaliyete geçmiş.

Patrik'in odasında bir şey dikkatimi çekti.

Duvarda güzel bir Atatürk portresi vardı.

Bu portrenin ne zaman duvara asıldığını sordum.

Yangından sonra yeniden açıldığında koymuşlar.

Acaba makam odasına Atatürk resmi asılması kanuni bir mecburiyet miydi?

Patrik ‘‘Hayır, değil’’ dedi.

Ama yanılmıyorsam metropolitlerden biri ‘‘Burası resmi makam sayıldığı için mecburi’’ cevabını verdi.

Dün bu konuları iyi bilen başyazarımız Oktay Ekşi'ye sordum. O, ‘‘Hayır mecburi değil’’ cevabını verdi. Eski Büyükelçi Yalım Eralp de onun gibi düşünüyor.

Konu buradan Fener Patriği'nin ‘‘ekümenik’’ sıfatının kabul edilip edilmemesine geldi.

Fener Rum Patriği, Türkiye dışında herkes tarafından ‘‘Ortodoks dünyasının dini reisi’’ olarak kabul ediliyor.

Ancak Türkiye bu özelliğini tanımıyor ve patriğin yazışmalarında ‘‘ekümenik’’ sıfatını kullanmasını kabul etmiyor.

Patrik Bartholomeos bize, şimdiye kadar gizli kalmış çok ilginç bir olayı anlattı.

YAZIDAKİ İMZA

1993 yılında Başbakan Tansu Çiller, olimpiyatların İstanbul'da yapılması için ikna turları yaparken, Türkiye'deki bütün dini cemaat reislerinden birer destek mektubu istemiş.

Diyanet İşleri Başkanı, Yahudi Cemaati Hahambaşısı, Ermeni Patriği ve Fener Rum Patriği olimpiyatların Türkiye'de yapılmasını desteklediklerini ifade eden birer mektup vermişler.

Çiller bu mektubu, Monte Carlo'da Savarona yatında düzenlenen bir kokteylde Dünya Olimpiyat Komitesi Başkanı'na vermişti.

İSVİÇRE’DEKİ SÖZLER

Patrik Bartholomeos, ‘‘Ben o mektubu Ekümenik Patrik imzası ile vermiştim. O zaman kimse bana bir şey dememişti’’ diyor.

O gün ben de Savarona yatındaydım. Demek ki çok önemli bir haberi atlamışım.

Ben Çiller'in etrafındaki Dışişleri mensuplarının mektuptaki bu imzayı fark etmediklerini sanmıyorum. Nitekim dün Yalım Eralp'i arayıp sordum. Eralp o günlerde Çiller'in dış politika konusundaki etkili danışmanıydı.

‘‘Biz onun farkına vardık. Ama Patrik başka türlü yazamazdı ki’’ dedi.

Demek ki o gün işlerine geldiği için görmezden gelmişler.

Öyleyse, işimize geldiği zaman görmezden gelebilecek kadar önemsemediğimiz bir sıfatı tanımamakta neden bu kadar ısrarlıyız?

Bakın Fener Patriği, 1990'lı yıllardan beri Türkiye'nin AB üyeliği için kampanya yapıyor.

1995 yılında İsviçre'de yaptığı bir konuşmada aynen şunu söyüyor:

‘‘Türkiye mutlaka AB üyesi olmalıdır. Bunun için bir sebep bulamıyorsanız, Fener Patrikhanesi'nin İstanbul'da olmasını dikkate alabilirsiniz.’’

Nitekim Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, bu yıl 13 Haziran günü verdiği mütalaada Fener Patriği'nin ‘‘ekümenik’’ sıfatının bizi ilgilendiren bir tarafı bulunmadığını, ‘‘devletimizin bu açıdan en küçük endişe duymasına gerek bulunmadığını’’ söylüyor.

Öğle yemeğine Patrik Bartholomeos'un duası ile başladık. Yunanca duanın Türkçe karşılığını sordum. ‘‘Sizin yemek duanıza çok benzer sözler’’ dedi.

1830 RUM KALMIŞ

Yemekte öğrendik ki, bugün Türkiye'de kalan Rum sayısı sadece 1830'muş.

Ben de soruyorum, AB'ye girmeye hazırlandığmız şu günlerde, 6-7 Eylül'lere, Kıbrıs olaylarına rağmen hálá Türkiye'de kalmış 1830 Rum asıllı vatandaşımızın milli birliğimizi bozup, cumhuriyetimizi yıkmasından korkuyor muyuz?


Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  DEHAP rezaleti
 
    Ali Atıf BİR
  PR tartışması sürüyor
 
    Doğan HIZLAN
  Ülker, çok sesli müziğin hizmetinde
 
    Enis BERBEROĞLU
  Markanın yüzde 10’u kumaş yüzde 90’ı inançtır
 
    Fatih ALTAYLI
  BDDK Uzanzedeye yol göstersin
 
    Gila BENMAYOR
  Profesör Lester Thurow ile Lu Fuyuan karşılaşsaydı
 
    Kanat ATKAYA
  Beyoğlu Silahlı Kuvvetleri
 
    Sedat ERGİN
  Tezkereyi ayağına dolamak
 
    Tufan TÜRENÇ
  İhtiras aklın önüne geçince...
 
    Yalçın BAYER
  Peşmergelerden ‘transit’e darbe
 
    Yalçın DOĞAN
  Aşiret toto!..
 
    Özdemir İNCE
  “İslamcılar ortada yok”
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Vahap MUNYAR
  Devletin tepesindekine suçu yükleyemezsiniz
 
    Togay BAYATLI
  Sporda muhteşem bir ilke doğru
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Engin KRATZER
  Şatafatlı US Open
 
    Metin GÖRGÜN
  Haydi plaja
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Zaferler ayı ağustos
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com