29/08/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa
29.08.2003
Irak'a gidersek işgalci oluruz
 

Öner ŞAN/ANTALYA,DHA

Türkiye'nin Irak'a asker göndermesine karşı çıkan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Hürriyet'e çarpıcı açıklamalar yaptı.

Baykal, ‘‘Irak'a gidersek biz de işgalci oluruz. ABD'nin yapmak istedikleri ulusal çıkarlarımıza aykırı. Sıkıntının temelinde ABD'nin Kürdistan planı var, ABD'nin politikası Irak'ı parçalıyor’’ dedi.

CHP Lideri Deniz Baykal, ABD'nin askeri müdahalesinin Irak'ın etnik bir parçalanmaya sürüklenmesiyle sonuçlanacağını ve bunun Türkiye'nin ulusal yararlarına ters düştüğünü savundu. Baykal, ‘‘Ortadoğu'da etnik bir siyasal yapılanma sürecini başlatacak bir sürece Türkiye'nin katkısını beklemek saçmalıktır’’ dedi. Türkiye'nin Irak'a asker göndermesi tartışmalarının ABD ve İngiltere'nin Irak'ta açmaza düştükleri bir ortamda yapıldığına dikkat çeken Baykal, ‘‘BM'ye, büyükelçiliklere, ABD ve İngiliz askerlerine yönelik saldırıların ve işgal güçlerinin sivil halka yönelik ateş açmaların arttığı bir ortamda Türkiye asker göndersin isteniyor’’ dedi. Zaman geçtikçe Irak'ta güçlüklerinin artacağını söyleyen Baykal, şu değerlendirmeleri yaptı:

SIKINTI KÜRT OLUŞUMU

Son günlerde Kuzey Irak'taki göreceli sükunet de bozulmaya başladı. Diğer bölgelerde ABD ve İngiliz güçlerine saldırılar yapılırken, Kuzey Irak'ta ABD'nin tam kontrolü var. Kürt peşmergeler, ABD'nin himayesinde etnik yapıyı kendi lehlerine değiştirmek istiyor. Bu amaçla Türkmenlere baskı ve saldırı düzenliyor. İstikrarın sağlanması için ABD'nin buna karar vermesi yeterli olur. ABD'nin yıllardır desteklediği Kuzey Irak'ta bir Kürt siyasal oluşumu projesi sıkıntıların temel nedenidir.

TÜRKMENLERİN GÜVENLİĞİ

Irak'ın tümünde can güvenliği ve istikrarı sağlamak koalisyon güçlerinin görevidir. Kuzey Irak'ta ABD'nin buna karar vermesi can güvenliğinin sağlanması için yeterlidir. Türkiye'nin Irak'a asker göndermesiyle Kuzey Irak'taki Türkmenlerin can güvenliğinin sağlanması arasında eğer Türkiye'ye bir şantaj yapılmıyorsa hiçbir doğrudan ilişki yoktur. Türkiye'den istenen Türkmenlerin güvenliği için Kuzey Irak'a asker göndermesi değil, koalisyon güçlerine saldırıları bertaraf etmek üzere çatışmaların en yoğun yaşandığı diğer bölgelere asker göndermesidir.

ÇIKARLARIMIZA AYKIRI

ABD'nin Irak'ta etnik temele dayalı yeniden yapılanma çabaları Türkiye'yi rahatsız etmektedir. Biz 80 yıldır etnik kimlikleri aşarak bir uluslaşma sürecini başarmaya çalışıyoruz. Demokrasimizi, istikrarımızı ve kalkınmamızı bir ölçüde buna borçluyuz. Irak'ta şimdi bunun tam tersinin yapılması, tüm Ortadoğu'da çok tehlikeli etnik çatışmalar ortamı yaratacaktır. ABD Başkanı Bush, Cumhurbaşkanımıza ‘İnanmayanlar var ama ben Irak’ın siyasal bütünlüğünü korumakta kararlıyım' demiş. Sayın Bush'un samimiyetini sorgulamaya hakkımız yok, ama izlenen politikanın Irak'ın sosyal ve siyasal bütünlüğünü parçalamakta olduğu açıktır.

Etnik parçalanma yaratacak harekata katılmak çok saçma

Irak’a gitmenin uluslararası hukuki meşruiyeti yok.

Irak halkının Türk askeri gelsin diye talebi yok

Arap Birliği ülkeleri asker vermeyeceklerini ilan etti. Hiçbir Müslüman ülke de asker göndermiyor.

ABD ve İngiltere işgal gücüne dönüştü. Bizim de işgal gücüne dönüşmemiz yanlış olur.

ABD ile dostluğun bedeli Irak'taki büyük yanlışa ortak olmak değildir.

Harekata katılmamak Türkiye'nin dünyadaki saygınlığını artırdı.

Kuzey Irak'a girmemiz istenmiyor. Türkmenlere yardım etmemiz de istenmiyor.

10 bin Türk askerinin, tepki çeken 150 bin ABD ve İngiliz askerine saygınlık kazandırması beklenemez.

Türk askerinin gitmesi BM aracılığıyla meşru çözüm yolunu uzatır.

Irak'ın etnik parçalanması sonucunu doğuracak bir askeri harekata kendi ulusal yararlarını unutarak Türkiye'nin katılmasını beklemek saçmalıktır.

10 bin Türk askerinin gidişiyle, Irak'ın ve Ortadoğu'nun siyasi geleceğini ABD'nin bizimle kararlaştıracağını sanmak kendi kendimizi kandırmak demektir. Bu konularla ilgili mütevazı bir sualnameye bile hálá cevap alınamamıştır.

Çözüm önerisi

BM
kararıyla bir an önce Irak halkının gerçek temsilcilerinin sorumluluk üstlenmesini öngören bir yeni takvim ilan edilmelidir. BM kontrolündeki takvimin uygulanmasında, bütün ülkelerin sorumluluk üstlenmesi sağlanmalıdır. Sonunda gelinecek nokta burasıdır. ABD'nin bu meşru çözüme ikna edilmesine hepimiz yardımcı olmalıyız. İngiltere bile bu eğilime giriyor. Tüm ülkelerin bekleyişi bu yöndedir. İlk kez Irak'ta tek yanlı ve BM kararı olmadan ABD-İngiliz girişimiyle karşı karşıyayız. 2. Dünya Savaşı sonrasının bu ilk tek yanlı kuvvet denemesinden vazgeçilmelidir. Vietnam modeli çok gerilerde kalmıştır.

DENİZ Baykal, Antalya'da kızı Aslı Erkılıç'ın evinde torunlarıyla neşeli saatler geçiriyor. Torunlarıyla yakından ilgilenen Baykal, onlarla sohbet edip, vakit geçirmekten çok hoşlanıyor. Bebekliklerinden beri her fırsatta Mehmet ve Alican'ı yanına alıp, yürüyüşe çıkan Baykal, artık onları eskiden olduğu gibi kucağında taşıyamıyor 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com