|
YILDIZLARA bakmaya gidiyorum! Evet evet, hani gökyüzünde milyarlarca ve milyarlarcası bulunan cisimler var ya, işte onlara bakmaya gidiyorum.
Şimdi tam mevsimidir.
* * *
TAM mevsimidir, çünkü Kuzey Yarımkürede yaşayanlar açısından Ağustos'un ikinci yarısı yıldızları 'temaşa eylemek' açısından en uygun dönemi oluşturur.
Hayır, iç bükey aynaları bilgisayarlarla donatılmış; merceği 'Zeis' atelyelerinin sihirbaz ustaları tarafından traşlanmış; hatta, 'Mekteb-i Bahriye-i Osmaniye'de kozmografya müderissi atababamdan miras kalmış külüstür teleskopa ihtiyaç yok.
Şehrin, kasabanın, otoyolun geceye tecavüz eden ışıklarından bir nebze uzaklaşan ve başını semaya kaldırıran her fani, çıplak gözle dahi olsa yukarıdaki yakamoz cümbüşünde yıkanabilir.
Üstelik, bu yıl Merih, şimdiki moda adıyla 'Mars' çok değişik bir kavis çizecek.
Elini uzatan tutar demeyeceğim ama, dünyamıza çok, çok yaklaşacak.
Ve kim öle kim kala, belli mi olur, 'kızıl gezegen'in tekrar bizim taraflara komşu geleceği tarihte belki kendi seyyaremizin sakinlerinden dahi eser kalmayacak.
İşte ben bütün bakmaya gidiyorum.
Yani, tatile çıkıyorum!
* * *
EVET hanımlar beyler, madamlar mösyöler, leydiler centilmenler; lafı kasten yıldızlardan, Merih'ten, teleskoptan, yakamozdan açtığıma falan bakmayın, siz sağ, ben selamet, iki hafta müddetle birbirlerimizden kurtuluyoruz.
Dünya varmış yahu!
Çünkü, arası molası falan da olmadı, geçen yılki tatilimden beri tam on üç aydır hiç aralıksız yazıyorum.
Eh sizler de, belki tenezzül buyurup okumasanız dahi, en azından yine o on üç aydır, 'Modern Zamanlar' diye bir ibareyi sütunda görmek zorunda kalıyorsunuz.
Neyse, işte şimdi iki hafta müddetle hepimize 'adios amigos'.
Onlar ermiş muradına, ben çıkıyorum yıldız seyahatine, Eylül ortalarına doğru tekrar görüşürüz.
* * *
HAYIR efendim, tekrar nasıl başlayacağımı şimdiden söyleyemem.
Müsaade buyurun da o kadarcığı bana kalsın!
Yine moda deyimle 'mood'uma, yani 'halet-i ruhiye'me göre, belki Behçet Neçatigil'in 'Yıldızlara Bakmak' radyofonik piyesinden söz ederim.
Belki de, biraz aynı konuyla ilgisi bulunan ve Taviani Biraderler'in fi tarihinde yönetmiş olduğu 'Aziz Loranzo Gecesi' filminden dem vurarak ilk yazıyı yazarım.
Neyse canım, işte şimdilik hoşça kalın ve atababamdam miras külüstür teleskopu kurmama yardım edin demiyorum ama, riyakarca miyakarca, hiç olmazsa bir defalığına nazik davranın da bana 'yaldızlı tatillerde, yıldızlı geceler' dileyin.
Aslında dileseniz de, dilemesiniz de umrumda değil, zira ben sırf kendim için yıldızlara bakmaya ve sırf kendim için yakamozlarda yıkanmaya gidiyorum.
Ve, yine de iyi bir insan olduğumdan, sizlere de aynı şeyi temenni ediyorum.
Düzeltme: Perşembe günü, şimdiki Bulgaristan'a dahil Silistre'nin Romanya'da bulunduğu ve Gazi Osman Paşa'nın 1877 - 78 Türk - Rus Savaşındaki Plevne savunmasının 1854'de gerçekleştiğini yazmak yanlışlarını yaptım. Düzeltir, özür dilerim. |