|
YÜKSEK Askeri Şûra'nın (YAŞ) bugün başlayacak olan toplantısı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılıp, başkanlık edeceği ilk şûra olması bakımından önem taşıyor.
Ve, kendisinin bu ilk şûraya katılım derecesinden, alınacak muhtemel ihraç kararlarına çekince koyup koymayacağına kadar asılı duran pek çok soru, Erdoğan'ın TSK ile hassas bir zeminde seyreden ilişkisinin seyri bakımından pek çok önemli ipuçları verecek.
Bugünkü YAŞ toplantısının bir başka önemli yönü daha var. Şûra, TBMM'nin yedinci uyum paketini kabul ederek, TSK'nın Türkiye'deki iktidar mekanizması üzerindeki nüfuz alanının en azından bir bölümünü sınırlamasının hemen ertesine rastlıyor.
YAŞ YENİ BİR İŞLEV KAZANABİLİR Mİ?
Bu sınırlamanın ilk pratik sonucu olarak, şûra toplantısı sonrasında orgeneral rütbesindeki komutanların yeni görevlendirmeleri pazartesi günü açıklanırken, MGK Genel Sekreterliği açıklanan listede yer almayabilir.
Çünkü, bu kez MGK Genel Sekreterliği'ne muhtemelen bir sivil atanacak.
Bu durumda geçmişte MGK Genel Sekreteri'nin doldurduğu bir orgeneral kadrosu, başka bir görevlendirmeye gidecek.
Bu çerçevede geçmişte bir korgeneralin başında bulunduğu Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanlığı'nın düzeyi orgenerallik rütbesine çıkartılabilir.
Askerin nüfuzunun sınırlanmasının, Başbakan ve Milli Savunma Bakanı'nın ‘‘or’’ rütbesinde 15 komutan ile bir araya geldiği YAŞ'a dönük ayrı bir etkisi daha olabilir.
MGK'nın yetkilerinin törpülenmesi, ayrıca MGK toplantılarının artık iki ayrda bir yapılacak olması, YAŞ'ın hükümet-ordu ilişkileri bağlamında daha işlevsel bir konum kazanmasına da yol açabilir.
Bir başka deyişle, YAŞ, komutanların görüş ve hassasiyetlerini başbakana doğrudan aktardıkları bir forum niteliği kazanabilir.
YÜKSEK GERİLİM ALANLARI
YAŞ toplantısının, AKP hükümeti ile TSK arasındaki yüksek gerilim alanına giren bütün başlıklardaki hassasiyet ve sıkıntılara bir kez daha sahne olması kuvvetle beklenebilir.
Örneğin komutanların geleneksel olarak bütün şûra üyelerine eşli olarak verdikleri iki akşam yemeğinin iptal edilmiş olması, herhalde türban konusundaki hassasiyetle açıklanabilir.
Bir diğer hassasiyet konusu, irticai faaliyetlere karışan subay ve astsubayların ordudan ihraç edilmeleri başlığında yaşanabilir.
YAŞ'ın bu sabah yapılacak olan ilk oturumunda ordudan ilişiği kesilecek subay ve astsubaylarla ilgili bir dosyanın masaya konması şaşırtıcı olmamalıdır.
Erdoğan, bu liste önüne konduğunda nasıl davranabilir?
Abdullah Gül'ün başbakan olarak katıldığı geçen aralık ayındaki AKP'li ilk YAŞ toplantısı bu başlıkta hükümet ile ordu arasında büyük bir gerilime yol açmıştı.
Çünkü, Başbakan Gül ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, ihraç kararlarına imza atmakla birlikte, kararların altına muhalefet şerhi koymuşlardı.
ERDOĞAN, GÜL ÖRNEĞİNİ TEKRARLAR MI?
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün bu şerhlerin geri alınması yolundaki bütün ısrarı sonuç getirmemiş, Özkök bunun üzerine hükümete oldukça ağır bir eleştiri yönelterek, şu açıklamayı yapmıştı:
‘‘Bir anayasa maddesinin uygulanma istemine muhalefet şerhi koymak idarenin kanunların uygulanmasını sağlama sorumluluğu ile çelişmiştir ve kanımca bu nedenle yasal dayanaktan yoksundur. Bu konudaki farklı düşüncenin ifade edildiği yer ve durum YAŞ olmamalıydı. Bu istisnai durum şüphesiz irticai faaliyetlere bulaşanlarda cesaret vermiştir.’’
Erdoğan'ın bugün Gül ve Gönül örneğini tekrarlaması halinde askerin ‘‘irticayı cesaretlendirme’’ eleştirisiyle karşılaşacaktır.
Başbakan'ın gündemde değişiklik talep etme hakkı kuşkusuz var. Gelgelelim gündemi tüzük gereği Genelkurmay Başkanı hazırlıyor ve değişiklik talebi olduğu takdirde bunun YAŞ'ta oylanması gerekiyor.
Böyle bir oylama istendiği takdirde komutanların oylarının rengini tahmin etmek hiç de güç değil.
ÖZAL ÖRNEĞİNİ İZLEYECEK Mİ?
Erdoğan'ın son oturumu pazartesi günü yapılacak olan şûranın tümüne katılıp katılmayacağı da kritik bir başka soruyu oluşturuyor.
Geçmişte, başbakanlar genellikle ilk günkü oturumlarda hazır bulunup, ikinci ve üçüncü günkü çalışmalara katılmamayı tercih etmekteydiler.
Bu durumda, ilk gün korgenerallikten orgeneralliğe terfi kararlarında oy kullanıp, sonraki günlerde diğer rütbelerdeki terfi kararlarını olduğu gibi komutanlara bırakmaktaydılar.
Bunun tek istisnası şûra çalışmalarına başından sonuna katılan Turgut Özal olmuştu.
Erdoğan'ın bu iki seçenekten hangisine yöneleceği, Başbakanlık üslubu açısından da ayrı bir önem taşıyacaktır. |