|
Çiğdem TOKER
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) hazırlayıp Türkiye Bankalar Birliği'ne gönderdiği yasa tasarısı taslağında; aracı kurumlar ve diğer sermaye piyasası kurumlarını, oluşturulacak ‘finansal holding’ çatısı altında toplanması planına tepkili.
Sözkonusu taslak, ‘finansal holding’ çatısı altında faaliyet gösteren aracı kurumlar ile bu çatı dışında kalan aracı kurumları ayırıyor. SPK çevrelerinden edinilen bilgiye göre, bu ayrımın iki tehlikesi bulunuyor:
Aynı sektörde faaliyet gösteren aynı türdeki kurumlar arasında farklılaşma yaratılması, haksız rekabete yol açar.
Aynı risklere tabi aynı piyasada faaliyet gösteren ve birbirileriyle rekabet altında bulunan kurumların sadece ortaklarının farklı olması nedeniyle farklı düzenlemelere ve otoritelere tabi kılınması sermaye piyasalarında kaosa neden olur. Finansal holdingler hakkında öncelikle AB standartlarında bir yasal altyapı oluşturulması gerektiği vurgulanıyor.
BDDK'nın tasarı taslağına gösterilen tepkiler, SPK çevrelerinde şöyle gerekçelendiriliyor:
Kredi piyasaları ve sermaye piyasaları farklı fon aktarım mekanizmaları kullanan, birbirinden farklı özelliklere ve yapılara sahip piyasalardır. Sermaye piyasalarında faaliyet gösteren ve kredi kurumu niteliği taşımayan bütün kurum ve kuruluş işlemlerinin, bankacılık düzenlemeleri kapsamında alınması, banka-sermaye piyasası kavramları arasındaki farklılığa ters düşmektedir.
Sermaye piyasası faaliyetleriyle bankacılık faaliyetlerinin aynı kurumlar tarafından yerine getirilmesini mümkün olduğu en önemli örnek olan Almanya'da bile, aracı kurumların izlenip denetlenmesi, ayrı kurumlar tarafından yapılıyor.
Para ve sermaye piyasası kurumlarının ayrı ayrı örgütlendiği, dolayısıyla bu piyasaların ayrı ayrı geliştiği mali sistemlerde, sistemik risk yönetimi daha kolay olmakta. Bunun en güzel örneği, yakın geçmiştikei iki ekonomik krizde gözlendi. Sermaye piyasası kurumları, bu krizlerden para piyasası kurumlarına göre çok daha az hasarla çıkmış ve ekonominin bütün için ciddi bir tehdit unsuru oluşturmadı.
Bankalar açısından bugüne kadar herhangi bir risk oluşturmayan sermaye piyasası kurumlarının, Bankalar Kanunun kapsamına alınmasını gerektiren bir ihtiyaç yoktur.
Taslakta bütün finansal kurumların ve destek hizmeti kuruluşlarında BDDK görüşü isteneceği belirtiliyor. SPK'ya bırakılan yetkiler açısından, BDDK onayının aranması, özerk bir kurum niteliğindeki SPK üzerinde BDDK vesayeti anlamına geliyor.
Özince: BDDK'dan taslağın gerekçesini bekliyoruz
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Ersin Özince, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nca (BDDK) hazırlanarak kendilerine gönderilen Bankalar Kanunu tasarısı taslağı için BDDK'dan gerekçe istediklerini açıkladı.
Özince, gazetecilerin BDDK tasarı taslağında yer alan ‘‘Munzam sandık ve siyasi partilerin bankalarda pay sahibi olamayacaklarına’’ ilişkin madde hakkında değerlendirme istemeleri üzerine, önce cevap vermekten kaçındı. Bu taslağın sadece bankalara gönderildiğini, kamuoyuna açılmadığını söyleyen Özince, gazetecilerin taslağın basında ayrıntılarıyla yer aldığını hatırlatması üzerine, ‘‘Taslağın gerekçesini sorduk. Cevap bekliyoruz’’ dedi. |