30/07/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 21:29
30.07.2003
Erdoğan: Temenni ederiz 7. Paket final olur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği üyeliğiyle ilgili olarak "Artık (2004'de bu iş bitecek, müzakere süreci başlayacak) diyorlar. Bunları gözlerinden de okuyoruz. Biz de üzerimize düşeni gördüğünüz gibi yapıyoruz ve bugün de inşallah 7. paketi Meclisimizden süratle geçireğiz" dedi.

İKV'nin 40. Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, Başbakan olmadan önce ve sonraki 7 aylık dönemde 28 ülke dolaştığını belirterek, bu temaslarında Türkiye'nin yeni imajını anlatmaya gayret ettiklerini bildirdi. 

Erdoğan, ''Bir canlanma, hareketlenme başlıyor. Buradan çıkacağım,yabancı birkaç grubu alacağım. İstanbul'un değişik yerlerinde bizzat gezdireceğim. Niye? İstanbul bizim vizyonumuz olmalı da onun için. Gelsinler, İstanbul'un altyapısına yönelik bir yatırım yapsınlar istiyorum'' diye konuştu. 

Aynı şeyin Ankara ve İzmir'in yanı sıra Anadolu'daki Türkiye'nin imajını değiştirecek, güçlendirecek iller için de yapıldığını vurgulayan Erdoğan, ''Bu işin acısını çekmeye mecburuz. Çünkü bu uzaktan kumanda ile olmaz. Bir bürokrata teslim et (Al şuraları gezdir) olmaz. Çünkü bu işin acısını çekmeye mecburuz. Çekeceğiz ki süratle çözümünü üretelim'' dedi.    

Bugün Meclis'te ele alınacak olan 7. AB uyum paketinin kendi dönemlerinde çıkarılacak 4. paket olacağına işaret eden Başbakan Erdoğan, ''Temenni ederiz bu final olur. Aksi takdirde tabii 8'incisini de getirmek zorunda kalacağız. Niye bunda biz bu kadar kararlıyız? Bunu bir milli proje olarak bizim hükümetimiz ele almış vaziyette. Bir medeniyet projesi, bir medeniyetler arası buluşma, uzlaşma projesi olarak ele almış bulunuyor'' diye konuştu. 

''BİZE HAKSIZLIK DA YAPILMIYOR DEĞİL''

AB üyesi ülkelerin 15'ine de gittiğini anlatan Erdoğan, bu ülkelerin devlet başkanlarına, başbakanlarına, Türkiye'nin, katılmış ülkelerden aslında birçok konuda geri olmadığını ve AB'ye layık olduğunu söylediğini kaydetti. 

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

''Burada bize haksızlık da yapılmıyor değil, bunu da söyleyeyim. Söylemek zorundayım ama bunu göre göre diyoruz ki (Ne istiyorsanız söyleyin onları da bitireceğiz). Çünkü olaya sadece uyum olarak bakmıyorum. Onlar da diyorlar ki (Uygulayın). Tamam, bize (Uygulayın diyorsunuz da acaba şu anda ilk 15 ve ondan sonra aldığınız 10 ülke buuyum ve uygulamayı tamamlamış mı?) Hepsini tek tek arkadaşlarımıza, ABGenel Sekreterliğimize çıkarttırdım. Bakıyoruz ki hayır onlar yapmamış. Çoğu duruyor. Yani en basitinden bir konu var ki Avrupa Birliği'ne kabul edilmiş bir ülkenin kendi içinde bölgesel huzursuzluklarının olmaması lazım. Ama gel gör ki Kıbrıs kabul edildi.Kıbrıs kendi içinde sıkıntıları gidermiş mi? Değil.'' 

Türkiye'nin AB'ye girmesinin Kıbrıs'taki bu olayı süratle çözüme kavuşturacağını vurgulayan Erdoğan, ''Ama ne yazık ki bunu yapamadılar. Bunu yapmamalarına rağmen, biz Türkiye olarak ne Annan Planı'nı şu ana kadar reddettik, ne de bu işte çözümsüzlükten yana olduk. Türkiye olarak hep çözümden yana olduk'' dedi. 

Erdoğan, 2 Nisan'dan bu yana Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs'ın hep olumlu yaklaşımlarının görüldüğünü dile getirdiği konuşmasında, şunları söyledi: 

''Ama bütün bunlara rağmen, Kuzey Kıbrıs'a geçip oradan bir kilo peynir alanın, daha Güney Kıbrıs'a geçer geçmez elinden bu peyniri alan insan, alan zihniyet barıştan yana olan bir zihniyet değildir. Aynı şekilde gelip de bir gece Kuzey Kıbrıs'ta kalan Güney Kıbrıslı'yakalkıp onun hakkında parlamentoya, 1 ile 2 yıl arasında hapis istemiyle kanun tasarısı gündeme getiren anlayış barıştan yana olamaz.'' 

Türkiye'nin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uygulamalarının yanı sıra Güney Kıbrıs'a vizeyi kaldırdığını belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

''Ama bakın Yunanistan aynı şeyi hala yapamadı. Kuzey Kıbrıs'a aynı şeyi tanıyamıyor. Neden çekiniyorsunuz? Niye rahat değilsiniz? Ben bizzat Belgrad'da sayın Simitis'e de söyledim. Orada kendilerine teklif ettim. (Gelin bu işi beraber yapalım, oturalım Annan Planı'nı da gerekirse masaya koyalım, konuşalım, şu işi beraberce çözelim). (Netice alamayacağım bir iş için masaya oturmam) cevabı ile karşılaştım. Fakat biz yine de ümitsiz değiliz.'' 

Konuşmasında, Arie Ostlander'in Türkiye Raporu'nda da bazı yanlışlıklar bulunduğunu bildiren Başbakan Erdoğan, görüşmelerinde, Leyla Zana başta olmak üzere çeşitli kişilere gösterilen yakınlığın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak okuduğu bir şiirden dolayımahkum olduğunda kendisine gösterilmediğini vurguladığını da kaydetti.

Erdoğan, ''Benimki ile ilgili Avrupa İnsan Hakları davasını çektim geri, çünkü milletim kararını onlardan önce verdi'' dedi. 

''2004 BİZİM YOĞUN UYGULAMA YILI OLACAK''

Erdoğan, AB ile ilgili olarak 2004'ün yoğun uygulama yılı olacağını vurgulayarak, şunları söyledi: 

''Bunu da ispatlayacağız. Fakat şunu hep söyledim kendilerine. Dedim ki; (Biz Kopenhag siyasi kriterlerine inanıyoruz. İnsanlarımızınyaşam standardını yükselteceğine de inandığımız için bunu yapıyoruz. Alırsınız veya almazsınız, biz bunu o kadar da önemsemiyoruz. Gerekiyorsa bu kriterlerin adını biz Ankara kriterleri koyarız ve yolumuza da devam ederiz.) 

Bunu da ben açıkça böyle söyledim. Ama bizi almalısınız. Ama Türkiye buradan birçok şeyler kazanacak diye değil. Türkiye buraya da birçok şeyler kazandıracak. Bunu da bilmelisiniz. Niye bunu söylüyorum? Çünkü eğer bunu bir coğrafi birlik olarak kabul etmiyorsanız, eğer burayı bir hristiyan birliği olarak veya bir hristiyan klübü olarak kabul etmiyorsanız, eğer burayı bir siyasi değerler birliği olarak kabul ediyorsanız o zaman Türkiye'yi buraya almalısınız. O zaman medeniyetler buluşması olacaktır.'' 

Türkiye'nin AB'ye katılımının 1.5 milyarlık İslam aleminin AB'ye bakışının olumlu istikamette gelişmesi anlamına geldiğini ve bunun beklendiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, bunun aynı zamanda İslam kültürü ile demokrasiyi birarada yaşatan, yaşayan Türkiye'nin bir model olarak İslam alemine de takdimi olacağına dikkat çekti. 

''HUNTINGTON HAKLI ÇIKMAMALIDIR''

Birçok değişim sürecinin bununla farklı bir şekilde başlayabileceğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti: 

''Yani Huntington burada haklı çıkmamalıdır. O medeniyetleri çatıştırıyor. Biz medeniyetlerin çatışmasını değil medeniyetlerin, buluşmasını, uzlaşmasını ortaya koymalıyız. Bunu başarmalıyız. Tabii hep (Haklısınız, şöyledir, böyledir) diyorlar.    

Temenni ederiz ki, inşallah inanıyoruz da buna, birçok dostlarımızda bunu gerek ikili, gerek grup yemeklerinde de gördük, artık (2004'debu iş bitecek, müzakere süreci başlayacak) diyorlar. Bunları gözlerinden de okuyoruz. Biz de üzerimize düşeni gördüğünüz gibi yapıyoruz ve bugün de inşallah 7. paketi Meclisimizden süratle geçireceğiz. Elele vererek AB yolundaki emin adımlarla yürüşüyümüzü devam ettirmeliyiz.'' 

Selanik Zirvesi'ndeki şu ifadeleri hiç unutamıyorum (Bizi hayrete düşürdünüz, bizi şaşırttınız. Gerçekten bize heyecan veriyorsunuz, bu kadar kısa zamanda bunlar nasıl çıktı, bunları beklemiyorduk.) Bunlarıkendileri artık kullanıyorlar. 

Temenni ederim ki Aralık 2004 Türkiye'nin bu konudaki olumlu kararının verildiği tarih olur ve 2005 1 Ocak ile birlikte yeni süreç başlamış olur diye düşünüyorum. Sonbahardaki ilerleme raporunun da gayet olumlu bir şekilde çıkacağına inancım tam.'' 

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com