11/07/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Avrupa Birliği
11.07.2003
İşte Verheugen’in kaset çözümü
 

İsmail EREL-Murat TOSUN / FRANKFURT-BERLİN

Alman gazetecilere "Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğine inanmıyorum" diyen ancak sonra bunu inkár eden AB Komisyonu Temsilcisi Günter Ver-heugen'i kendi sesi yalanladı. Hürriyet'te yayınlanan ‘‘Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğine inanmıyorum’’ şeklindeki haberin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Verheugen'in kaset çözümünde bu sözler yer alıyor.

Türk basınından sadece Hürriyet'in katıldığı Berlin'de Alman gazetecilere yönelik toplantıda konuşan Günter Verheugen'in olay yaratan ve elimizde kasedi de bulunan konuşmasının tam metni şöyle:

‘‘Benim gördüğüm seçenekler şunlar: Tamam, olumlu gelişmeler oldu. O zaman müzakerelere başlanmasını öneriyoruz. İkinci seçenek ise, ‘Bu henüz yeterli değil. Tekrar iki yıl süre verelim. Sen iki yıl sonra dosyalarınla yeniden gel' demek. Üçüncü, tercih edilen çözüm ise şunu demek olacak: ‘Türklerle bir konuşalım. Böyle devam etmenin bir anlamı olup olmadığını'. Bunun daha iyi mi olacağı... Türkiye'yi, bu komşuluk konseptine sokabiliriz. Bu enteresan bir nokta.

TAM ÜYELİK DIŞINDA FORMÜL

1997'de, Türkler şimdiki genişleme sürecinden dışlandığında kendilerine ayrımcılık yapıldığını düşündüler. Bir tek Türkler dışlanmıştı. O zamanlar bu komşuluk konsepti yoktu. Şimdi durum biraz farklı. Ve en iyisi... ideali..., birlikte ‘Her iki tarafı da zorlamayacak, tam üyelik dışında bir çözüm bulalım' deme noktasına gelmek.

En ideali bu olurdu. Ve bu noktayı nasıl geleceğimi veya gelip gelemeyeceğimi henüz bilmiyorum ama, bu benim için en ideal çözüm olurdu. Çünkü ben inanmıyorum (duraklıyor), bu, bu tam üyeliğin (duraklıyor), inanmıyorum. Yani evet, sonuçta bunun olacağına inanmıyorum...

Ben bilmiyorum yani, sonuçta olur mu. Bunu Türkler de biliyor tabii. Buna rağmen Türkler, ‘İhtiyacımız var, bize bu perspektifi sunmalısınız' diyor. Çünkü aksi takdirde tüm bu reformları yapamazlar. Çünkü Türkiye'de bu reformlar sadece, arkasında tam üyelik olmasıyla gerçekleştirilebilir.’’

Berlin: Tavrımız değişmedi

AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komisyon üyesi Günter Verheugen'in, Berlin'de katıldığı bir toplantıda Türkiye'nin tam üye olabileceğine inanmadığını ifade etmesinden sonra Alman Dışişleri Bakanlığı gazetemize yaptığı açıklamada, Almanya'nın bu konudaki tavrının belli olduğu ve durum deşikliğinin söz konusu olmadığını belirtti. Bakanlık basın sözcülüğünden yapılan açıklamada, ‘‘Günter Verheugen'in tam dolarak açıklamalarını bilemiyoruz. Ama Dışişleri Bakanlığımızın bu konudaki tavrı belli. Kopenhag'da alınan karar çerçevesinde, 2004 yılında komisyonun açıklayacağı rapor ve tavsiyeler doğrultusunda, Türkiye'nin üyelik müzakere görüşmelerini başlayıp başlamayacağına karar verilecek. Kopenhag'da alınan karar bizim için hala geçerlidir ve komisyonun raporuna bakacağız’’ denildi.

ROTH: TÜRKİYE DESTEKLENMELİ

Bu arada Alman hükümetinin insan hakları sorumlusu Claudia Roth, Türkiye'nin AB yolunda desteklenmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin Avrupa'nın bir parçası olduğunu belirten Roth, ‘‘Türkiye yaklaşık 40 yıl önce Avrupa ile sıkı şekilde yakınlaşmaya başlamıştır. Kopenhag kriterlerini yerine getirdiği takdirde AB'ye alınacaktır. AB Komisyonu'nun görevi Türkiye'yi bu yolda desteklemektir. Kriterler yerine getirildiğinde Türkiye'ye ‘Sen yine de giremezsin' denilemez’’ diye konuştu. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com