|
Hüseyin ALKAN / LEFKOŞA
Kıbrıs Rum Yönetimi'nin AB üyeliğini garantilediği 16 Nisan'dan sonra sergilediği tavır, Ada'da barış için meydanlara dökülen Kıbrıslı Türkleri düş kırıklığına uğrattı.
Tasos Papadopulos yönetiminin Türkleri yok sayan uygulamaları, Denktaş tarafından aleyhine onlarca tazminat davası açılan, Rum casusu olduğu iddiasıyla yargılanıp beraat eden, Afrika Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şener Levent'i bile çileden çıkarttı.
Şener Levent, dünkü 'Kafatası' başlıklı yazısında 'Rumlar, ille de Kıbrıslı Türklerin azınlık veya ikinci sınıf vatandaş olduğunu kanıtlayacaklar. Denktaş Ada'yı kesin olarak ikiye bölemedi ama bu gidişle Papadopulos başaracak' dedi.
Levent dünkü yazısında şu görüşlere yer verdi:
'Kapılar açılmasaydı, Kıbrıslı Türkler bunları kolay kolay öğrenemeyeceklerdi belki de. Bu kadar hayal kırıklığıyla dolmayacaklardı. K.Kıbrıs'taki işgal rejimi altında yıllardır yaşadıkları inanılmaz rezillik Güney'deki düzene daha çok sempati ile bakmalarınayarıyordu herkesin. Şimdi bunlar birer birer yıkılmakta. Ve yıkılan her taş Kıbrıs'ta özlenen barışın başına düşmekte. Cansız bir kafatası halini almakta. Kıbrıs Cumhuriyeti'ne hükmedenler Denktaş'ı haklı çıkarmak için ant içtiler adeta. İlle de Kıbrıslı Türklerin azınlık veya ikinci sınıf vatandaş olduğunu kanıtlayacaklar. İlle de 'Rum değişmedi' diye söylenip duran Denktaş'ı aklayacaklar. Bu gidişle, K. Kıbrıs'ta, kapılar açılıncaya kadar ortak bir vatan ve ortak bir yaşam hayal eden bir tek Kıbrıslı Türk kalmayacak.'
Levent, yazısını şöyle tamamladı:
'AB'ye girdiler ama hala Yunan bayraklarını indirmediler. Ledra Palas Yunan kapısı mı? Bütün bunlardan sonra burada kimsenin birleşik bir Kıbrıs istemesini beklemeyin. İçiçe yaşamak için çırpınan barış solu son kalbi de yok edeceksiniz . Papadopulos Yönetimi, Kıbrıslı Türklere cumhuriyetin eşit vatandaşları olduğunu hissettiremedi. Asıl felaket işte bu...'
Rumların Türkleri kızdıran vukuatları
AB üyeliğini kesinleştirdikten sonra inisiyatifi ele aldığını düşünen Rum Yönetimi, 23 Nisan'da kapıların açılmasından sonra çözüm ve yakınlaşma konusunda kötü bir sınav verdi. Yaşanan bazı tatsızlıklar şöyle:
ALIŞVERİŞ YASAĞI:
Kuzey'e geçen Rumlara, KKTC'de konaklamamaları ve alışveriş yapmamaları konusunda baskı yaptı. Otellerde konaklayan Rumların hapisle cezalandırılması için Meclis'e yasa önerisi sundular.
AMBARGOLARA DEVAM:
Kıbrıslı Türkler için açıkladıkları ekonomik destek ve yakınlaşma paketinin her cümlesinde KKTC için ' işgal bölgesi' dediler. Ambargolar kalkmadı..
YUNANLI ŞARKICIYA TEHDİT :
Girne'deki bir otelde şarkı söylemek isteyen Yunanlı sanatçı Lefteris Pancazis'i hapisle tehdit edip engellediler.
LİVANELİ'YE RET:
Güney Kıbrıs'ta Türk ve Rumlara konser veren ünlü sanatçı Zülfü Livaneli'nin KKTC üzerinden İstanbul'a gitmesine karşı çıktılar.
TÜRK KADINA İŞKENCE :
16 yıldır Beyrut'ta yaşayan ve ailesini görmek için Larnaka üzerinden Kuzey'e gelmek isteyen Lübnan vatandaşı Kıbrıslı Türk Gülsevin Şah'ı havaalanında iki çocuğuyla birlikte 24 saat gözaltına aldılar. Böbrek hastası kadın, BM'in girişimlerine rağmen sınır dışı edildi. Lübnan pasaportuna rağmen, 'Türkiyeli olabilir' diye ülkeye sokulmayan kadına kötü muamele yapan polis şefi hakkında soruşturma açmadılar. |