Bush, görüşme sonrasında düzenlenen ortak basın toplantısında, Liberya'daki siyasi krize değindi ve bu ülkeye, barış gücü kuvvetlerine katılmak üzere gönderilmesi muhtemel asker sayısının sınırlı olacağını söyledi.
Konunun, Mbeki ile görüşmesinde de gündeme geldiğini kaydeden Bush, sorunun çözümü için harcanacak çabada pay sahibi olacaklarını vebu katılımın hangi çerçevede olup olmayacağını görüştüklerini belirtti.
Bush, Liberya'daki barış gücü kuvvetlerine asker gönderip göndermeyeceklerine dair kesin bir açıklama yapmadı.
Amerikan askerlerinin Afrikalı birliklere eğitim verdiğini hatırlatan Bush, bu şekilde, Afrika ülkelerinin kendilerine yardım etmelerine yardımcı olduklarını söyledi.
Bush, bunun kendi çıkarlarına da olduğunu ve bu stratejiyi devam ettireceklerini ifade etti.
Güney Afrika Devlet Başkanı Mbeki'den, Zimbabve üzerindeki baskılarını artırmasını da isteyen Bush, bu ülke için demokrasiye dönme zamanı olduğunu belirtti.
''Zimbabve'deki üzücü durumu'' da görüştüklerini ifade eden Bush, Mbeki ile aralarında, Güney Afrika'nın Zimbabve politikası nedeniyle bir gerginlik yaşandığına dair iddiaları yalanladı.
Mbeki de, Zimbabve konusunda Bush'la tamamen aynı fikirde olduklarını söyledi.
Mbeki, Liberya'daki sorunun çözümünde, Afrikalı olarak kendilerinede sorumluluk düştüğünü kaydetti.
IRAKLA İLGİLİ ELEŞTİRİLER
Basın toplantısında, Irak konusunda yöneltilen eleştirilere de cevap veren Bush, savaş öncesinde kullandığı istihbarat bilgilerinin doğruluğunu savundu.
Irak'ı işgal eden koalisyon kuvvetlerinin, Saddam'ın kitle imha silahı olduğuna dair kanıt bulamamasına rağmen, aksini iddia eden istihbarat bilgilerinin güvenilirliğini vurgulayan Bush, aldığı kararlar konusunda hiçbir kuşkusu bulunmadığını söyledi.
Bush, ''Aklımda, Saddam Hüseyin'in dünya barışını tehdit ettiğine ve ABD'nin Saddam rejimini sona erdirmekte haklı olduğuna dair hiçbir şüphe yok'' dedi.