08/07/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Türkiye
Piyasanet
Yeni-ekonomi
Dünya
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Ekonomi Son Güncelleme 13:44
08.07.2003
İnsani gelişmişlik sıralamasında 11 basamak düştük

Türkiye, 2001 yılında yaşadığı ekonomik krizin etkisiyle insani gelişmişlik sıralamasında geriledi. Rapora göre, Türkiye, 2002 yılında 175 ülkeyi içeren insani gelişmişlik sıralamasında 11 basamak gerileyerek 85. sıradan 96. sıraya düştü.

BM Kalkınma Programı'nın (UNDP) hazırladığı ''İnsani Gelişim Raporu'' açıklandı.

BM Türkiye Koordinatörü ve UNDP Daimi Temsilcisi Jakob Simonsen raporu açıklamak için Ankara'da düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin, AB'ye aday ülkeler ve OECD ülkeleri arasında milli gelir ve insani gelişim bakımından en düşük performans sergileyen ülke olduğunu söyledi.

2001 EKONOMİK KRİZİ KÖTÜ ETKİLEDİ

Rapora göre, büyük ölçüde 2001 ekonomik krizinin etkileri yüzünden Türkiye 2002 yılında insani gelişmişlik sıralamasında geriledi. Simonsen, krizin etkisiyle kötü bir yıl yaşanmasına rağmen, orta ve uzun vadeli bakıldığında Türkiye'nin insani gelişim performansında olumlu unsurların da gözlendiğini belirtti.
 
Simonsen, Türk insanının beklenen ortalama yaşam süresinin uzaması ve okur yazarlık oranında hedeflere ulaşılmasının insani gelişmedeki olumlu unsurlar arasında en önemlileri olduğunu ifade etti.
    
TÜRKİYE'NİN KARNESİ ''ORTA''
 
UNDP'nin hazırladığı 175 ülkeyi içeren insani kalkınma sıralamasında Türkiye ''orta düzeyde kalkınma gösteren ülkeler'' kategorisinde orta sıralarda yer aldı.
 
Genel sıralamada bir yıl öncesine göre 11 basamak gerileyerek 85'cilikten 96'ıncılığa düşen Türkiye, kendi kategorisi olan ve 85 ülkeyi kapsayan orta düzeyde kalkınmış ülkeler arasında da 41. sırayı aldı.

Gürcistan, Azerbaycan ve Arnavutluk gibi eski Doğu Bloku'nun en gerideki bazı ülkelerinin sıralamada Türkiye'nin üzerinde yer alması dikkati çekti.
    
YAŞAM KALİTEMİZ GELİRİMİZDEN DÜŞÜK
 
UNDP'nin salt ekonomik büyüklüklere dayanan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) yerine, milli gelir rakamlarının yanı sıra, sağlık, temiz ve güvenli su ve gıda elde edebilme, kadınların toplumsal yaşamda eşit fırsatlara ulaşabilmesi, eğitim olanaklarından yararlanabilme düzeyi gibi bir çok sosyo-kültürel kriteri göz önüne alarak hazırladığı üç ana endekse dayanarak hesaplanan insani kalkınma düzeyi insanların yaşam biçimlerini salt parasal ölçülerle değil ''yaşam kalitesi'' bakımından değerlendirmeyi amaçlıyor. 

Bu açıdan bakıldığında, Türkiye'nin insani gelişme kriteri bakımından milli gelir kriterine göre, geçen yıl 6.974 dolardan 5.890 dolara yüzde 15'lik bir gerileme göstermiş olmasına rağmen, dünya sıralamasında insani kalkınma düzeyine göre daha yüksekte olduğu görülüyor. 

BM Türkiye Koordinatörü Simonsen'e göre, milli gelir bakımından dünya sıralamasında 80. olan Türkiye, insani gelişme endeksi verilerine göre 96. sırayı alıyor. Satın alma paritesine göre milli gelir ile insani gelişme endeksi verilerine dayanarak yapılan sıralamalarda çıkan bu fark Türkiye'deki gelir eşitsizliğinin sonucu olarak değerlendiriliyor.
   
UNDP verilerine göre 2000 yılında Türkiye nüfusunun en zengin yüzde 10'luk bölümü toplam GSYH'niyüzde 30.7'sine sahip olurken, en yoksul yüzde 10'un payı ancak yüzde 2.3'te kalmış bulunuyor.
 
Bu arada Simonsen, gelir dağılımındaki eşitsizlikler dikkate alındığında Türkiye'nin insani kalkınma için ''yoğun çaba gösterilmesi gereken öncelikli ülkeler'' arasında sayılması gerektiğini söyledi.
   
BORÇ YÜKÜ
 
Türkiye'nin insani kalkınma düzeyini düşüren etkenler arasında borç yükünün önemli yeri bulunuyor. UNDP raporuna göre, 1998-2001 yılları arasında GSYH'inin yüzde 3.5'unu eğitim, yüzde 3.6'sını sağlık ve yüzde 4.9'unu savunma harcamalarına ayıran Türkiye borç ödemelerine yüzde 15 harcamış. 

Bu tabloya bakıldığında bütçenin 3 önemli kaleminin toplam tutarının borç ödemelerine ayrılan paranın ancak üçte ikisini aşabildiği görülüyor. Eğitim ve sağlık insani kalkınmanın önemli bileşenlerinden olduğundan, borç ödemeleri yüzünden bu alanlara giden harcamaların azalması Türkiye'nin İnsani Gelişim Endeksini düşüren önemli bir etken oluyor.

TÜRKİYE'NİN ''BİN YIL HEDEFLERİ''

UNDP 2003 İnsani Gelişme Raporu'nda, dünya liderlerinin 2000 yılında yaptıkları ve Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından temsil edildiği toplantısında, 2015 yılına dek ulaşılması kararlaştırılan hedefler doğrultusunda yapılanlar değerlendirildi.

Raporun UNDP Stratejik Politika Yöneticisi Seyhan Aydınlıgil,  Türkiye'nin Bin yıl Toplantısı'nda belirlenen 8 hedefle ilgili kaydettiği gelişmeleri anlattı.
  
Aydınlıgil, bazı hedeflerin şimdiden tutturulduğunu, bazılarının az bir gayretle tutturulabileceğini bazılarına ulaşmanın ise bugünkünden daha büyük bir çaba harcanması gerektiğini söyledi.
    
İLK HEDEFE AZ KALDI
 
Binyıl Toplantısı'nda belirlenen ilk hedef olan yoksulluk ve açlık çeken insan sayısının yarı yarıya azaltılmasında Türkiye'nin hedefe fazla uzak olmadığı belirtildi.
   
UNDP verilerine göre, Türkiye'de mutlak yoksulluk olarak belirlenen günde 1 dolardan az gelirle yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranının yüzde 2'sinden az olduğunu belirten Aydınlıgil, yüzde 0.5'likbir hamleyle bu durumun düzeltilebileceğini söyledi.
   
Türkiye nüfusunun yüzde 10.3'ünün ise mutlak yoksulluk sınırının üzerinde günde 2 dolar geliri oluşturduğu yoksulluk sınırında yaşadığı belirtildi. 

Yetersiz beslenen çocukların toplam çocukların yüzde 8'ini oluşturduğunu kaydeden Aydınlıgil, bu durumun da az bir gayretle kısa sürede önemli ölçüde iyileştirilebileceğini bildirdi.
    
TEMEL EĞİTİMDE HEDEFLER BÜYÜK ÖLÇÜDE TUTTURULDU
 
İkinci hedef olan temel eğitimden herkesin yararlanması konusunda da temel eğitim kurumlarına kayıt oranına bakıldığında ise hedef tutturuldu.

Türkiye'de temel eğitim çağındaki nüfusun yüzde 95'inin okula gitmesi sağlandı. Genç nüfusta (15-24 yaş) yüzde 99.8'lik bir okur yazarlık oranı tutturularak bu hedefe de ulaştı.
    
KADIN EŞİTLİĞİ
 
Üçüncü hedef olan toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının toplumsal konumunun güçlendirilmesinde ise fazla mesafe alınamadı. Bu alanda eğitimde kadın erkek eşitliği hedefine önemli ölçüde yaklaşılır ve 2005 ile en geç 2015 yılında hedefin tutturulacağına inanılırken, çalışma hayatında ve siyasi temsilde eşitlik hedeflerinde çok geriden geliniyor.
   
Tarım dışı sektörde her 100 erkek çalışana kadın oranı yüzde 43 olurken, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kadınların temsil oranı yüzde 4.4 gibi çok küçük bir oranda kaldı.
   
BEBEK VE ANNE ÖLÜMLERİNİN AZALTILMASI
 
Hedeflerden 5. ve 6.'sı olan 5 yaş altındaki çocuklar ve bebeklerle gebelik ve doğum sırasında anne ölümlerinin azaltılmasında Türkiye'nin çok önemli gelişme kaydettiği ve hedeflere çok yaklaştığı kaydedildi.

6. HEDEFTE KLASİKLER TUTTURULDU, MODERNLER BİLİNMİYOR
 
Salgın hastalıkların önlenmesi hedefinde ise Türkiye sıtma ve verem gibi klasik hastalıkların denetiminde başarılı oldu.

Sıtmadan ölümler 100 bin kişide 17, veremden (tüberküloz) ölümler 100 binde 6 gibi dünya standartlarında kabul edilebilir çok düşük rakamlarda kaldı.

AIDS ve SARS gibi yeni ortaya çıkan hastalıklarla mücadelede Türkiye'nin durumunu gösteren yeterli veri toplanamadığı bildirildi.

UNDP yetkilisi Aydınlıgil, Türk makamlarının AIDS ile ilgili sağlıklı veri toplamaya yeni yeni başladıklarını vurguladı.
    
7. VE 8. HEDEFLER ÇOK ÇALIŞMA GEREKTİRİYOR
 
Seyhan Aydınlıgil, Türkiye'nin doğal ve çevresel kaynakları koruma karnesinin pek iyi olmadığına dikkat çekti. Ozon tabakasına zarar veren klorofloro karbon gazının yılda 731 ton gibi çok yüksek ölçüde kullanıldığına işaret eden Aydınlıgil, temiz içme suyuna erişimin de kırsal kesimde yüzde 86, kentlerde yüzde 81 gibi düşük sayılan oranlarda kaldığını vurguladı.

Liderler toplantısında belirlenen son hedef olan kalkınma için küresel ortaklıklar geliştirmekte de Türkiye zayıf kaldı.

GELİŞMİŞLİK LİGİNDE NORVEÇ BİRİNCİ, SİERRE LEONE SONUNCU

UNDP'nin 175 ülkeyi değerlendiren raporunda, yaşam kalitesi bakımından son sırayı ise Afrika ülkelerinden Sierra Leone aldı. Kişi başına düşen gelir düzeyinin yanı sıra ortalama yaşam beklentisi, sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanma gibi çeşitli kriterlere göre hazırlanan İnsani Gelişme Endeksine dayanarak yapılan sıralamada, gelişmişlik düzeyi en düşük olanlar kategorisini oluşturan son 34 sırayı alan ülkeler, Nepal, Pakistan, Yemen ve Haiti istisnasıyla tümüyle Sahra altı Afrika ülkeleri oldu.

Genel sıralamada 96. olan Türkiye, kendi kategorisindeki 85 ülkeyi kapsayan ''orta düzeyde kalkınmış ülkeler'' arasında da 41. sırayı aldı.

Küba, Meksika, Trinidad ve Tobago gibi Latin Amerika ülkeleriyle, Belarus, Letonya, Litvanya gibi bazı eski Sovyet cumhuriyetlerinin ''gelişmişler'' kategorisine girdiği sıralamada, Suudi Arabistan ve Oman gibi iki petrol zengini ülkenin ''orta düzeyde kalkınmış'' ülkeler arasında yer alması dikkati çekti.

''Yaşam kalitesi'' ya da ''insani kalkınma düzeyi''nin belirlenmesinde, mutlak ekonomik verilerin yanı sıra bazı sosyokültürel göstergelerin de hesaba katılaması bazı çarpıcı sonuçlara yol açtı.
   
Ekonomik göstergeler bakımdan orta sıralarda bulunan Botsvana, Kosta Rika ve Namibya, kadın hakları ve kadına verilen değer bakımından, Japonya, İtalya ve Yunanista gibi üst sıradakileri geride bıraktı. 
   
Gelişmiş ülkeler arasında yapılan ayrı bir sıralamada, okur yazarlık, yoksul sayısının azlığı ve ortalama yaşam beklentileri kriterleriyle ölçülen insani gelişme açısından bakıldığında, İsveç kişi başına gelir ölçüsüne göre oldukça arkasında bulunduğu ABD'yi geride bıraktı.

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com