|
Marmara'da herhangi bir olağanüstü durum yok
Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara
Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara Saros depremiyle ilgili olarak şunları söyledi:
‘‘Bu depremler olağan depremler, alışacağız. Kimsenin depremi önceden bilmesi söz konusu değil. Marmara'da herhangi bir olağanüstü durum yok. Depremleri önceden belirlemeye yönelik çalışmalar, çok disiplinli çalışmalardır. Tek bir disipline dayanarak, yani bir tek parametrenin ölçümünü yaparak tahmin yapmak doğru değildir. ’’
Kırılması beklenen parça iyice gerildi
Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu
İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Saros depreminin ancak Ege'deki bir depremin habercisi olabileceğini belirtti ve şunları söyledi: ‘‘Veriler, Saros'ta bu büyüklükteki bir depremi işaret ediyordu. KAF'ın üzerinde Marmara içinde kırılmasını beklediğimiz parça iyice gerildi. Ama 5.3'lük Saros depremi olsa olsa Ege'ye doğru daha büyük bir depremin habercisi olabilir. Böyle bir depremin kesin olacağını söylemek de mümkün değil.’’
KAF'la ilgisi yok, bunlar sıcak buhar depremleri
Prof. Dr. Uğur Kaynak
Anadolu Çevre Asamblesi Başkanı ve Kocaeli Üniversitesi emekli öğretim üyesi jeofizik profesörü Uğur Kaynak depreme farklı bir bakış açısı getirdi. Prof. Dr. Kaynak, Saros depreminin yeraltındaki sıcak su basıncından kaynaklandığını ve Kuzey Anadolu Fayı (KAF) ile ilişkisi olmadığını belirtti. Bu görüşe göre Saros depremi, İstanbul'u da etkileyecek olası Marmara depremini geciktirebilir, ancak 6.9 büyüklüğünü etkilemez. Prof. Kaynak'a göre doğrusal fayın üzerinde de olsa bu depremlerin fayla ilgisi yok. Depremler, yer altındaki sıcak buhar basıncının etkileri ile meydana geliyor. Prof. Kaynak'ın 6.9 büyüklüğünde beklediği Orta Marmara depremi, oradaki fayın kırılması için gereken enerjiyi gösteriyor. Enerji bir başka noktadan açığa çıkınca yeniden birikmesi gerekiyor ve deprem gecikiyor. İstanbul Boğazı ve Tekirdağ-Uçmakdere önündeki 120 derecelik dairesel kilitler de kırılmayı geciktiriyor. |