07/07/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 18:27
07.07.2003
Saros depremine farklı yorum

Türkiye Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, Çanakkale'de meydana gelen deprem ile ilgili olarak, Saros Körfezi'nde bir deprem beklenmediğini belirterek, ''Bu biraz sürpriz sayılır'' dedi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu ise Saros Körfezi'nde dün akşam meydana gelen 5.3 büyüklüğündeki depremin sürpriz olmadığını bildirdi.

Prof. Dr. Ercan, Marmara'da iki parçalı bir kırılma beklediklerini kaydederek, ''Bu parçalardan biri Sivriada ile Saros Körfezi'nin girişi olan Mürefte arasında, diğeri ise Saros Körfezi'nde olacaktı. Saros Körfezi uzun süredir bir dinginlik içinde idi. Bu dinginlik biraz bizi şaşırtıyordu. Saros Körfezi'nde doğrusu acil bir deprem beklenmiyordu. Bu biraz sürpriz sayılır'' diye konuştu.
   
BEKLENEN DEPREM

Depremin bir ön gerilim boşalması olarak görülebileceğini ifade eden Prof. Dr. Ercan, ''Yani, 5.3 büyüklüğündeki deprem öncüdür demek istemiyorum, ama bu depremler hiçbir zaman beklediğimiz depremi engellemeye yetmez'' dedi.
   
Prof. Dr. Ercan, depremin Kuzey Anadolu kırığı üzerinde olduğunu dile getirerek, Saros Körfezi yakınlarındaki Mürefte, Şarköy dolaylarında "yüksek derecede depremcik etkinliği" yaşandığını kaydetti.
   
Prof. Dr. Ercan, ''Bu deprem hemen onun devamında oldu zaten. Saros Körfezi hemen onun devamı zaten. Yani burada gerilim birikiyor. Gerilim boşalmak istiyor, ama boşalamıyor'' görüşünü dile getirdi.
   
Marmara'da büyük bir depremi 2007'ye kadar beklemediğini ifade eden Prof. Dr. Ercan, şu görüşleri savundu:
   
''Her ne kadar bunun arkasından çok büyük bir depremi beklemesek dahi, olmaz diye bir şey yok. Bu bölgedeki son deprem 1912 yılında 7.3 büyüklüğünde olmuştu. Bu, Gelibolu depremidir. Ama kırılma Saros Körfezi'ni de etkilemiştir. Dolayısıyla bu bölgenin 7.3 büyüklüğündeki bir depremi üretebilme olasılığı, 67 yılda bir bu bölgede olabiliyor.''
    
PROF. DR. ÜŞÜMEZSOY
    
İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü öğretimüyesi Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise depremin Kuzey Anadolu Fay hattında meydana gelmediğini belirterek, şunları kaydetti:
   
''Tekirdağ Silivri Fayı'nın devamını oluşturan Gaziköy fayı Saros'a doğru uzanmakta ve fay birbiri ardından devam eden bir sistem olarak Kuzey Ege'ye kadar devam etmektedir.

Bu tip depremler ve bunların daha şiddetlileri, Yunanistan açıklarında, Kuzey Ege'de 1981 ve 1983'te 6.9 büyüklüğünde olmuştu. Saros Körfezi'nde de 1975'te 6'nın üzerinde deprem söz konusu.

Bu Tekirdağ Fayı'nın devamındaki bir sistem. Kuzey Anadolu Fay sistemi değil ama, Batı Ege, Batı Marmara sistemi. Benim üzerinde durduğum Tekirdağ Fayı, bu fayın devamını oluşturuyor. Ama bu fay 17 Ağustos depremindeki fayın devamı değil.''

PROF.BARBAROSOĞLU: DEPREM, SÜRPRİZ DEĞİL''

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, Saros Körfezi'nde dün akşam meydana gelen 5.3 büyüklüğündeki depremin sürpriz olmadığını belirterek, ''Artçıların gelişimi itibariyle de normal seyrini takip etmiştir. Halkın panik olmasına gerek yoktur'' dedi.
   
İstanbul Conrad Otel'de düzenlenen ''Uluslararası Yön-Eylem Araştırması Konferansı''nın açılışında gazetecilerin Saros Körfezi'nde meydana gelen depreme ilişkin sorularını cevaplandıran Prof. Dr. Barbarosoğlu, ''O yörede daha önce de olmuş, olabilecek bir şiddette depremdir. Sürpriz olmayan bir deprem. Artçıların gelişimi itibariyle de normal seyrini takip etmiştir. Halkın panik olmasına gerek yoktur, ama her an afete hazır olmalıyız'' diye konuştu. 
   
Saros Körfezi'ndeki depremin Marmara Denizi'ndeki fayı tetikleyip tetiklemeyeceği de sorulan Prof. Dr. Barbarosoğlu, şunları kaydetti:
   
''Bir deprem, başka bir depremi tetikleyemez diyemeyiz. Çok küçük bir ihtimal de olsa tetikleyebilir. Böyle emsaller vardır diye düşünülmüştür, ama hiçbir tetikleme olmayan durumlar da çok daha fazla. Yani, hiçbir şeyi tetikleyemez demek mümkün değil, ama çok küçük olasılıktır.'' 
   
Marmara Denizi'ndeki riskin artıp artmadığı da sorulan Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, bunu söylemenin mümkün olmadığını kaydetti. 
   
Belli bir noktada enerji boşalırken, başka bir noktada enerjinin birikmiş olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Barbarosoğlu, bunun da incelenmesi gerektiğini bildirdi. 
   
VARTO'DA RADON GAZI

Prof. Dr. Barbarosoğlu, radon gazı çıkışına ilişkin bir soru üzerine de, radon gazı çıkışı ve diğer öncü belirtiler konusunda bütün araştırmacılarla görüştüklerini vurguladı. 
   
İki hafta önce Varto'ya gittiklerini ve Varto ile Karlıova'da radon gazı çıkışıyla ilgili aynı şeyi söylediklerini anlatan Prof. Dr.Barbarosoğlu, şöyle devam etti:
   
''Deprem anında fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak canlılar üzerinde birtakım değişiklikler olmaktadır. Bu bir gerçektir. Radon gazı da bunlardan biridir. Ancak bu çok karmaşık bir konu. Parametrelerin ölçümlerinin hangi seviyelere geldikten sonra deprem sinyali verdiği hala araştırma konusudur. Radon gazı ölçerek bunu söylemek şu an için mümkün değildir. Bu konudaki araştırmacılara başarılar diliyorum. Bence, bu konuda önemli ipuçları dünyada elde edilmektedir.''

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com