14/06/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Magazin
14.06.2003
Norah ile aramız gayet iyi
 

Daphne Barak/Londra

Ben Norah'ın kız kardeşi Anoushka ile New York'ta tanıştım. Daha sonra ünlü sanatçının babası, 83 yaşındaki sitar gurusu Ravi Shankar ile görüşebilmek için Anoushka'nın İngiltere'deki evine davet edildim. Anoushka'nın annesi, o sevecen ve güzel kadın Sukanya da oradaydı ama kameralardan uzakta durmayı yeğledi.

Grammy ödüllü müzisyen Norah Jones'un da babası olan Ravi Shankar, ailesinin tabloid gazetelere malzeme olmasından dolayı eni konu rahatsız. Malum, Norah ile aralarının limoni olduğuna ilişkin haberler, Norah'nın ödül üzerine ödül kazandığı dönemde, tüm dünya gündemini meşgul etti. Ama son zamanlarda her şey birden sihirli değnek dokunmuşçasına değişiverdi. Ne olursa olsun, şöhretin -ve elbette ki- paranın tılsımı karşısında şapka çıkartmak gerek.

Buna (Ravi Shankar'ın boynundaki takı) bayıldım; nedir bu?

-Taptığımız ölümsüz ses; yani OM...

80 yaşını geçtiniz değil mi?

Tamı tamına 83 yaşındayım.

Bu yaşta bu kadar faal olmayı nasıl başarıyorsunuz?

-Bilmiyorum. Müzik, yaşama sevinci?.. Kesin bir cevabım yok.

Dün sizi sahnede izledim. Sanki ders verir gibiydiniz. Daima insanlara bir şeyler öğretmeye çalışıyorsunuz; yanılıyor muyum?

-Bu sizin fikriniz. Ben hiçkimseye öğretmenlik yapmayı düşünmüyorum. Tek kaygım, duygularımı sazımla anlatabilmek.

Kaç yıldır sitar çalıyorsunuz?

-Hayatımın toplasanız belki 10 yılı sitar çalmadan geçmiştir. Ama bu sazı ciddi ciddi çalmaya başlamam 15 yaşıma falan denk gelir.

Hiç, hayatınızı sitara adadığınız için bir şeylerden geri kaldığınızı düşündüğünüz oluyor mu?

-Hayır. Önceleri dansçı olmak istiyordum ve gerçekten de çok iyi bir dansçı olmak üzereydim. Fakat büyük guru Allah Abadin'i tanıdıktan sonra müzik daha ağır bastı. 15 yaşında onunla tanışmam, tüm hayatımın yönünü değiştirdi.

Kızınız Anoushka ile birlikte çalıyorsunuz. İlerde tahtınızı kızınıza bırakmak gibi bir emeliniz var mı?

-Her şey kızıma müziği öğretmek istememle başladı. Bu da müzisyen bir baba için doğal sayılmalı. Hele ki kızının gerçekten yetenekli olduğunu fark etmiş bir baba için. Anoushka, küçücük yaşlardayken, kendi başına konserler verebilecek yetkinliğe ulaşmıştı. Fakat sahnedeyken her zaman için benim yanımda olmasını isterim.

Kızınız olduğu için mi, yoksa en başarılı öğrenciniz olduğu için mi?

-İkisi de, ikisi de... Son dört-beş yıldır Anoushka'nın tek başına çalmasına da izin veriyorum. Ve inanın kızım olduğu için söylemiyorum, gerçekten harika! Bu beni çok mutlu ediyor.

İki kızınız da Grammy'ye aday gösterildi ama ödülü almak sadece Norah'ya kısmet oldu. Bir baba olarak neler hissediyorsunuz?

-İki kızımla da gurur duyuyorum. Aday gösterilmek de çok önemlidir.

GEORGE OĞLUM GİBİYDİ

Siz, benim diyen birçok müzisyene sitar dersi verdiniz. Örneğin George Harrison sizin öğrencilerinizden biriydi.

-George Harrison çok yetenekliydi ama zavallının sitar çalışmaya pek zamanı yoktu. Sırf müzik aşkına benden ders alıyordu. Hint müziği, felsefesi, dini, yemekleri... Kısacası, Hindistan'a dair her şey onu çok etkiliyordu. O inanılmaz biriydi; birbirimize çok bağlanmıştık. George Harrison, benim için bir oğul gibiydi; bir mürid ve çok sevdiğim bir dosttu. Birlikte çok güzel günlerimiz oldu. Onu çok özlüyorum.

George Harrison'ı ölümünden bir gün önce ziyaret ettiğinizi biliyorum.

-Tam üç saat yanında kaldım. Elimi tutmuş, öylece yüzüme bakıyordu. Ah, onu çok özlüyorum.

Dönüp geriye baktığınızda, en büyük başarınızın ne olduğunu düşünüyorsunuz?

-Onca yıl erkek kardeşimin topluluğuyla birlikte dünyayı dolaştıktan, onca yıl çalışıp çabaladıktan ve de sonunda Hindistan'da çok ünlü bir sanatçı olarak tanındıktan sonra, hemen Batı'ya gidip, oradaki insanlara bizim müziğimizin enginliğini anlatmak istedim. O güne kadar kendini dünyaya kanıtlayabilmiş bir tek Hintli müzisyen yoktu. Müziğimizi tanıtabilmek ve Batı dünyasının bu müziği anlamasını sağlayabilmek benim için başarıların en büyüğüydü.

George Harrison, hep barış şarkıları söylerdi. Sizce müzik, şiddette karşı etkili bir silah olabilir mi?

Müzik şiddete karşı etkili olabilir ama sizin belirttiğiniz gibi doğrudan değil. Örneğin oturup sitar çalıyorum diye, savaşan insanların müziği duyar duymaz savaşmaktan vazgeçmeleri mümkün değil. Ancak, müzik ruhları etkiler, değişik duyguların da benliğimize nüfuz edebilmesini sağlar. Hint müziğinde, hem günümüz Batı müziğinin hızlı ritmi hem de klásik müziğin romantik havası var. Batı'nın bizim müziğimize giderek daha fazla ilgi duymasının nedeni bu. Hint müziğinde sevinç var, hüzün var, hareket var, sükunet var.

Kızlarınız Norah ve Anoushka ile ilişkileriniz hakkında pek çok dedikodu üretildi.

-Aslında Norah, sanıldığının aksine, hayatımızın bir parçası oldu. Sık sık New York'a ve Hindistan'a, bizi ziyarete geliyor. Hep birlikte gayet güzel vakit geçiriyoruz. Anlatılanların çoğu doğru değil. Geçmişte bazı sorunlarımız oldu ama adı üzerinde; geçmiş... O günler artık geride kaldı. Norah'nın başarısıyla övünüyorum. Hepimiz övünüyoruz...

Yine de resmi veliahtınız Anoushka mı sayılır?

-Ben ülke yönetmiyorum. Her şey Anoushka'nın göstereceği bireysel başarıya bağlı.

83 yılını geride bıraktığınız hayatınızda henüz yapamadığınızı düşündüğünüz bir şey var mı?

-Olmaz mı; çoook... Müzikte denemek istediğim bazı yenilikler var.


Konserlerden sonra ne yaparsınız?

-Çıldırırım! Enerjimi tüketmem gerekir. Eğer konserim iyi geçmişse dansa giderim. İyi vakit geçirmeye meraklıyım.

Siz bir efsanenin kızısınız. Bu durum günlük hayatınızda sizin için ne anlam taşıyor?

-Sanırım her şeyin iki farklı yüzü var. O, benim sadece babam değil, aynı zamanda müzik öğretmenim. Çok güzel bir hayatım oldu ama aynı zamanda üzerimde büyük bir baskı ve sorumluluklar da var. Her dakika diken üstünde yaşayamam. O benim babam. Günlük hayatımda beni etkileyen yegane gerçek bu.

Ama siz onunla birlikte çalışıyorsunuz, üstelik onunla ilgili bir de kitap yazdınız. Sanki aranızda baba-kız ilişkisini de aşan bir bağ var?

-Evet, birbirimize çok bağlıyız. Sanırım bu derece güçlü bir bağın oluşmasını sağlayan da müzik. Yıllardan beri birlikte sahneye çıkıyoruz ve oradaki uyumumuz gerçekten mükemmel. Bazen birbirimizin aklından geçenleri okuyoruz.

Üvey kardeşiniz Norah Jones ile ilişkiniz nasıl?

-18 yaşlarındayken birlikte dövme yaptırdık. Birbirimize çok yakınız. Gerçi onunla çok geç tanıştım ama ilk gün itibarıyla kaynaştık. Norah ile babamın arasında bir gerginlik dönemi yaşandı ama artık barıştıklarına göre, sorun kalmadı demektir. Hep birlikte çok mutlu bir aile oluşturduk.

Babamla birbirimizin aklını okuruz

YANLIŞ SEBEPTEN ÜNLÜ OLDUM

60'lı yılların ortalarında George Harrison'un öğrencim olması, gereğinden fazla abartılı bir şekilde basına yansımıştı ve ben yanlış bir sebepten ünlü olmuştum. Dünyadaki hippi hareketi ve uyuşturucu problemi beni çok rahatsız etti. Uyuşturucuların gençleri nasıl etkilediğini gördükçe kahroldum. Uyuşturucu, o zamanlar bugünkü kadar yaygın değildi. İşte beni en fazla üzen bu. İnsanların müzikle uyuşturucuyu birbirine karıştırmaları çok acı. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com