|
Aylık Max Dergisi, Babalar Günü dolayısıyla 10 babayı bir araya getirdi ve onlarla baba olma halini konuştu. Dergi bu 10 babayı ‘‘karizmatik, eğlenceli, cool ve daima genç’’ olarak tanımlıyor.
Farklı meslek ve yaşlardaki 10 baba çocuklarıyla ilişkilerini ve babalığı nasıl gördüklerini anlattı.
Mümtaz Tahincioğlu (Ralli yarışçısı)
İki çocuğum var, biri kız biri erkek. Onlardan sonra hayatımdaki en büyük değişiklik artık sürekli endişeli olmam. Çünkü tehlikeli sporlarla ilgileniyorlar. Onlara iyi bir altyapı verdim, babamın bana veremediği altyapıyı.
Serdar Hotiç (İşadamı) Çocuklarımın biri 10, biri 14 yaşında. Onlar büyüdükçe spordan eğlenceye kadar her şeyi dengeli ve onlara vakit ayıracak şekilde yapmam gerektiğini fark ettim. Babam zor koşullarda yetişmiş bir adamdı. Bizi çok erken hayata hazırladı. Çocuklarım ise şimdi bana baba değil Serdar diyorlar. Doğru olanı da bu galiba.
Süheyl Uygur (Tiyatro oyuncusu, şovmen) İleride evlatlarım ne olacak diye sürekli kuşku duyuyorum. Bir de 3 kız babası olunca... Çocuk seven bir insandım ama evlatlarım olduktan sonra diğer çocuklara da farklı gözle bakmaya başladım. Türk filmlerindeki 'Amcacığım size baba diyebilir miyim' diyaloglarını duyduğumda bile ağlıyorum.
Ahmet Ümit (Yazar) 22 yaşındaki kızım Gül'ün de, benim de ortak ilgi alanımız sinema. Bu konuda kızımla tartışmaya bayılıyorum. Baba olmanın pek çok hoş yanından bahsedilebilir ama bence en iyisi bu. Baba olmanın en kötü yanı sorumluluk taşımak. Bir zamanlar eve geç geldiğimde annemin-babamın yaşadığı tedirginliği yaşamak. Bu yüzden çocuğuma kızmak. Bir tür bedel bu. Ben çok genç baba oldum, 21 yaşında. O dönemde yaşamım çok hızlı ve tehlikeli akıyordu. Bence baba olmak artık erkekler için önemli bir olgu haline geldi. Babalık durumu artık erkek kimliğimizi zenginleştiren önemli bir alan.
Abdullah Oğuz (Yönetmen ve yapımcı) Benim 18 ve 16 yaşında iki oğlum vardı zaten. Şimdi bir de kızım var; Maya ve o daha 7 aylık. Sanırım Maya'dan sonra eşime daha çok aşık oldum. Biz babamla çok arkadaş gibiydik, hala da öyleyiz. Ama benim babamla 28 yaşından sonra paylaştığım şeyleri çocuklarım benimle 5 yaşından sonra paylaşmaya başladılar.
Behzat Uygur (Tiyatro oyuncusu, şovmen) 8 ve 13 yaşında iki oğlum var. Biz babalarımızın elini öperek büyütülen bir nesiliz. Ama ben yanağımın öpülmesinden daha çok keyif alıyorum. Baba olmanın en hoş yanı birikimlerini birine aktarmak galiba. En zor yanı ise öğrettiğin şeylerin giderek zorlaşmaya başlaması. Hayatın boyunca yanlış yaptığın şöyleri doğru haliyle aktarmak zorundasın ve bu da giderek çetrefil bir hal alıyor.
Coşkun Aral (Gazeteci) Çocuğumun doğmasına bir buçuk ay var. O yüzden baba olmanın nasıl bir şey olduğunu henüz bilmiyorum. Ama farklı bir döneme girdiğim gerçek. Şimdi hayatının bir döneminde bana bağımlı olacak bir insana karşı sorumluyum. Büyük konuşmak istemiyorum ama klasik Türk ailesi gibi çocuğuna dünya değil dünyalık bırakmak isteyen bir baba olmak istemiyorum.
Kerem Görsev (Müzisyen) Benim hiç aklımda olmayan bir şeydi baba olmak. Doğduğunda ilk 4 ay onunla iletişim kuramadım, kucağıma alamadım. Şimdi 3 yaşında ve çok mutluyuz. Dost olduk. Yine de çocuk sesini fazla sevdiğimi söyleyemem. Kızım da bazen gürültü yapıyor. Bu da baba olmanın olumsuz yanı benim için!
Koray Erkaya (Fotoğraf sanatçısı) Üç çocuğumun da doğumuna girdim. En heyecan verici yanı bu babalığın. Çok büyük sorumluluk aldım, artık ben yoktum onlar vardı, hala da öyle. Ben babalığı onları çok rahat yetiştirerek ve bir takım baskılar uygulamayarak yapıyorum. Onları çekimlere bile götürüyorum.
Mehmet Y. Yılmaz (Gazeteci) 15 yaşındaki kızım Yasemin ile ilişkim o büyüdükçe gelişti. Önce sadece korumam ve büyütmem gereken bir bebekti, şimdi ise maçlara birlikte gittiğim bir arkadaşım oldu. Baba adı üzerinde babadır. Çocuğuna yaşamı kolaylaştırmak için elinden geleni yapan, bildiklerini ona öğretmeye çalışan bir insan... |