14/06/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Avrupa Birliği
14.06.2003
Hadi ULUENGİN
Şantaj ve gerçek
  
huluengin@hurriyet.com.tr
 

‘BRÜKSEL'de inşa edilmekte olan yeni NATO Genel Merkezi'nin finansmanını, Belçika'nın konuksever bir ülkeye dönüştüğü kanaatini edinene kadar donduruyoruz’’.

Resmen şantaj niteliği taşıyan bu cümleyi ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld önceki gün, aynı Belçika'nın aynı başkenti Brüksel'de ve aynı NATO Merkezinde söyledi.

Sonra da, ‘‘NATO oturumlarına katılmaya gelen Amerikalı yetkililer tevkif edilmek rizikosu yaşacaklarsa, burada toplanmayı sürdürecek değiliz’’ diye ekledi.

Belli, Pengon'un ‘‘şahinler şahini’’ küçük Benelüks kralığını bir kaşık suda boğacak.

* * *

EFENDİM, Mister Rumsfeld'in böylesine dehşet saçması, Belçika'nın bundan üç - dört yıl önce ‘‘Evrensel Hukuk Geçerliliği’’ adı altında çıkarttığı bir yasadan kaynaklanıyor.

Buna göre, Benelüks ülkesinde ikamet eden bir şahıs, devlet ve hükümet liderleri de dahil, diğer bir ülke vatandaşı aleyhine Federal Kraliyet mahkemesi önünde dava açabiliyor.

Yani, Lübnan'daki Sabra ve Şatila katliamlarından ötürü İsrail Başbakanı Ariel Şaron veya Burundi ve Ruvanda'daki kabile soykırımlarından dolayı Afrikalı general, herhangi bir yerde ve herhangi bir olayda sorumluluk taşıdığı varsayılan kişi Brüksel'de yargılanabiliyor.

Daha doğrusu, yargılanabiliyordu!

Çünkü, hem iş fazla ayağa düştüğünden; hem de uluslararası hukuku zorladığından, en azından diplomatik teamüllerle çeliştiğinden, yasa geçen yıl ‘‘hafifleterek’’ değiştirildi.

Şimdi, ‘‘demokratik’’ addedilen bir ülkenin vatandaşı hakkında dava açıldığı takdirde Benelüks adaleti bunu işleme koymuyor ve başvuruyu o ülkeye göndermekle yetiniyor.

Nitekim, ‘‘W’’ rumuzlunun pederi Bush ya da Irak harekatına komuta eden General Franks gibi ABD yurttaşı örneklerde fiilen yaşandı, Birleşik Amerika yargı kurumları isterlerse başvuruyu kubura atıp üzerine sifon çeksin, Brüksel işi orada bırakıyor ve gerisine karışmıyor.

Dolayısıyla, kendisinden hiç hazetmesem bile eğer gerçek olsaydı söylediklerine kısmen benim de katılacağım Rumsfeld'in konuşması, aslında sırf tehdit niteliği taşıyor.

‘‘Ulta süper güç’’ün savunma bakanı, zaten eti budu malum ve de üstelik, Irak'a ilişkin ‘‘anti’’ tutumundan dolayı müthiş diş bilediği Beçika'ya ‘‘kendine gel ha, yoksa pılıyı pırtıyı toplar giderim’’ diyerek sopa sallamaktadır.

Ve de aslında Donald Rumsfeld'in şantajı çok daha geniş bir çerçeveye girmektedir.

* * *

EN önce, mikroskopik Belçika veya makroskopik Birleşmiş Milletler farketmez, Bush yönetiminin, Amerikan yurttaşlarının başka bir ülke ya da ülkeler adaletine teslim edilmesine zemin yaratacak her türlü mekanizmaya karşı müthiş alerjisi var! Kesinkes reddediyor.

Zaten, Sırp suçluların Lahey mahkemesi önüne çıkartılmasına gık demeyen ABD sıra kendi vatandaşlarına geldiğinde her türlü uluslararası ceza makamına ‘‘niet’’ çekti.

Tıpkı, sağa sola demokrasi ve saydamlık dersi vermesine rağmen, Afganistan'dan Küba üssündeki zindana getirdiği Taliban veya diğer aveneyi sır gibi saklaması gibi.....

Adını koyalım, bu, ‘‘bileği güçlü adaletidir’’ ve de özünde adaletsizliğin ta kendisidir.

* * *

AYRICA, konuya şimdi girmeyeceğim ama, üye sayısı gelecek yıl 26'ya çıkacağından NATO'nun Brüksel'den ‘‘taşınması’’ henüz şu an maddeten mümkün değilse bile, tıpkı Avrupa'daki ABD üslerinde yaşacağı gibi, orta vadede burası da ‘‘Doğu'ya kayacaktır.’’

Gelecekte, Polonya Almanya'nın, Macaristan da Belçika'nın yerini almaya adaydır.

Rumsfeld de Perşembe günkü konuşmasıyla ‘‘şantaj’’ ve ‘‘tehdit’’i aşarak, ABD'nin önümüzdeki döneme ilişkin siyasi, askeri ve hukuki perspektini ‘‘ağzından kaçırmıştır’’ (!)

Ve bilelim ki, böylesine ‘‘şantaj’’ ve ‘‘tehdit’’ler giderek daha çok artacaktır, çünkü Washington o genel ‘‘Amerikan perspektifi’’nden bakışını kolay kolay değiştirmeyecektir.


Hadi ULUENGİN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Sonun başlangıcı mı?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Listeden çıkarılan telefon numaraları
 
    Ayşe ARMAN
  Üvey babamı öz annemden daha çok seviyorum
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Hakemlerin ev sahibi takım lehinde düdük çaldığı resmen kanıtlandı
 
    Bekir COŞKUN
  Karne...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Statüko bu kadar cahil mi?
 
    Doğan HIZLAN
  Arkeoloji için bulunmaz yol haritası
 
    Ege CANSEN
  Kuş yine geliyor
 
    Erdal SAĞLAM
  Hükümet 2004 için artık karar vermeli
 
    Fatih ALTAYLI
  Hukuksuzluğun ideolojisi olur mu?
 
    Gila BENMAYOR
  Mick iyi baba mı değil mi orasını bilmem ama nostaljik olduğu kesin
 
    İlter TÜRKMEN
  Vehimlerin sonu yok
 
    Kanat ATKAYA
  Sokak Mobilyaları’nın dönüşü
 
    Pakize SUDA
  Konu çok
 
    Tufan TÜRENÇ
  Trafik anarşisinden trafik canavarına
 
    Tolga AKYILDIZ
  İlk müzik fuarı
 
    Yalçın BAYER
  Kaybolan valizinin parasını genel müdür olunca tahsil etti
 
    Yalçın DOĞAN
  40 yıl, 148 ülke ve biz!..
 
    Güzin  Abla
  Almanya'dan geldim, Türkiye'de evlendim, hayallerim yıkıldı
 
    Özdemir İNCE
  İnsaf ve nankörlük arasında
 
    Vedat OKYAR
  Teşekkürler Namoğlu
 
    Şükrü KIZILOT
  Hazine Bonosu faizinde beyan sınırı kaç lira?
 
    Figen BATUR
  Geceler biraz da ıskaladığımız şeyleri örterler
 
    Nora ROMİ
  Söz babanın...
 
    Pako'nun Sayfası
  Bu tatilde çocuklar sevmeyi öğrensinler...
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Tren uygarlıktır
 
    Ebru ÇAPA
  Köprüyü geçerken
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com