14/06/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Gündem
14.06.2003
Cüneyt ÜLSEVER
Statüko bu kadar cahil mi?
  
culsever@hurriyet.com.tr
 

STATÜKOYU temsil etmeyi kendisine ‘‘durumdan vazife çıkarmış’’ kesimler bazen öyle zırvalıyorlar ki, taşıdıkları kalıp ile ifade ettikleri sözleri bir araya koymak mümkün değil.

Galiba bu insanlar kendi lehlerine işleyen statükoyu korumak için gerçekleri saptırmaktan bile çekinmiyorlar, yoksa bu kadar cahil olmamalılar.

* * *

1) 4 Haziran 2003 günü TBMM'den iki adet uluslararası sözleşme geçti. Biri ‘‘Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’’ başlığını taşıyor. Diğerinin başlığı ‘‘Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’’. Bunlar ‘‘ikiz sözleşmeler’’ olarak biliniyor. Birleşmiş Milletler Teşkilatı bünyesinde hazırlanmış, 16.12.1966'da imzaya açılmış. Bu iki sözleşme diyor ki:

‘‘Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerini serbestçe sürdürebilirler.’’

Bu maddeye dayanarak bazı duayen köşe yazarları ve İstanbul Üniversitesi Senatosu kıyamet kopardılar.

Kürtlerin bu imza ile kendi kaderlerini çizme hakkı isteyebileceğini ima eden cüppeli ve köşeli zevat ‘‘devletimizin büyük bir tehlike altında olduğunu’’ iddia ediyor. Amaç, AKP'yi sıkıştırmak!

Halbuki ikiz anlaşmalar kendi kaderini tayin edecek halklar olarak ‘‘denizaşırı ülkeler tarafından sömürge (koloni) haline getirilmiş halkları kastettiğini’’ bir ülkedeki azınlıkların ise -bizim Kürtler azınlık statüsünde dahi değil- bu haktan faydalanamayacağını açıkça belirtmiş.

Zaten anlaşma 1960 öncesi sömürgeciliği kastediyor.

İÜ Senatosu cahil mi, yoksa art niyetli mi?

2) 2004'e gidilirken Ege meselesi bir kez daha masaya yatırılacak. Yunanistan bizim askeri uçaklarımızın kendi sivil uçaklarını taciz ettiğini iddia etti. Biz de reddettik. Kıyamet koptu.

a) NATO bünyesi çerçevesinde, arasında Ege'nin de bulunduğu bölgedeki uçuşlar, Napoli'de ‘‘Recorded Air Pictures (RAP)’’ adlı bir yöntemle devamlı izleniyor. Uçuşların hepsini takip eden bu belgede kimin haklı olduğu açıkça bellidir. İddialar orada ispat edilir veya çürütülür. Tüm ihlaller orada belgelenmiştir. Neden bu karşılıklı yaygara?

b) Helsinki'de 10.11.1999'da varılan anlaşmanın 4. maddesine göre AB üyesi veya adayı tüm ülkeler 2004 yılının sonuna dek aralarındaki tüm ihtilafları çözmek zorundalar. Aksi halde, taraflar aralarındaki ihtilafları Lahey Adalet Divanı'na götürmeyi kabul etmek zorundalar. Baltık çevresindeki tüm aday ülkeler aralarındaki ihtilafları hallettiler. Biz ise 1999'dan beri Yunanistan ile birlikte Ege meselesiyle ilgili herhangi bir girişimde bulunmadık. Kendi gazetelerimizde çarşaf çarşaf ihlal haberleri yayınlanırken, şimdi bu gayret neden?

c) Kaldı ki, Yunanistan 21.12.1993'te Batı Avrupa Birliği çerçevesinde Ege meselesinin kendi güvenlik meselesi olduğunu ve Uluslararası Adalet Divanı kapsamında çıkartılmasını istemiş, biz bu konuda bugüne dek gıkımızı çıkarmamışız. Neden?

* * *

Statüko çok mu cahil, yoksa bizi çok mu aptal zannediyor?


Cüneyt ÜLSEVER
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Sonun başlangıcı mı?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Listeden çıkarılan telefon numaraları
 
    Ayşe ARMAN
  Üvey babamı öz annemden daha çok seviyorum
 
    Ayşe  ÖZEK KARASU
  Hakemlerin ev sahibi takım lehinde düdük çaldığı resmen kanıtlandı
 
    Bekir COŞKUN
  Karne...
 
    Doğan HIZLAN
  Arkeoloji için bulunmaz yol haritası
 
    Ege CANSEN
  Kuş yine geliyor
 
    Erdal SAĞLAM
  Hükümet 2004 için artık karar vermeli
 
    Fatih ALTAYLI
  Hukuksuzluğun ideolojisi olur mu?
 
    Gila BENMAYOR
  Mick iyi baba mı değil mi orasını bilmem ama nostaljik olduğu kesin
 
    Hadi ULUENGİN
  Şantaj ve gerçek
 
    İlter TÜRKMEN
  Vehimlerin sonu yok
 
    Kanat ATKAYA
  Sokak Mobilyaları’nın dönüşü
 
    Pakize SUDA
  Konu çok
 
    Tufan TÜRENÇ
  Trafik anarşisinden trafik canavarına
 
    Tolga AKYILDIZ
  İlk müzik fuarı
 
    Yalçın BAYER
  Kaybolan valizinin parasını genel müdür olunca tahsil etti
 
    Yalçın DOĞAN
  40 yıl, 148 ülke ve biz!..
 
    Güzin  Abla
  Almanya'dan geldim, Türkiye'de evlendim, hayallerim yıkıldı
 
    Özdemir İNCE
  İnsaf ve nankörlük arasında
 
    Vedat OKYAR
  Teşekkürler Namoğlu
 
    Şükrü KIZILOT
  Hazine Bonosu faizinde beyan sınırı kaç lira?
 
    Figen BATUR
  Geceler biraz da ıskaladığımız şeyleri örterler
 
    Nora ROMİ
  Söz babanın...
 
    Pako'nun Sayfası
  Bu tatilde çocuklar sevmeyi öğrensinler...
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Tren uygarlıktır
 
    Ebru ÇAPA
  Köprüyü geçerken
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com