08/06/2003 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Pazar
07.06.2003
Evet çocuk senin, seversin ama dövemezsin
Birinci Ankara Üniversitesi Takımı
 

Sibel ARNA

Türk gençliği hakkında kim ne söylerse söylesin siz pırıl pırıl bir neslin yetiştiğine emin olabilirsiniz. Özellikle üniversite öğrencilerinin yaratıcılıklarına hayran kalıyorsunuz. Hayal güçleri karşısında diliniz tutuluyor.

Uluslararası Reklamcılık Derneği'nin (IAA) altı yıldır düzenlediği ve bu yıl konusu 'Çocuklarımızı Dövmeyelim' olarak belirlenen Üniversitelerarası Reklam Yarışması'nın ödülleri dağıtılınca bunu bir kez daha anladık. Toplam 24 üniversiteden 53 takımın katıldığı yarışmada Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Ajans ETC birinci, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Ajans IF ikinci, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Ajans VOLTRAN üçüncü oldu. Final gecesi, birinciliği kazanan 'Çocuğunu sevmeyen el kaldırsın' başlıklı kampanyayı ellerimiz kızarana kadar alkışladık. İkinci takımın gözleri morarmış çocukların fotoğraflarıyla sunduğu 'Her çocuk büyüklerinden izler taşır' reklamlarını gözlerimiz dolarak izledik. Üçüncü takımın 'Dövme, Dövünme' sloganına bir militan gibi destek verdik. Ve gazeteci olarak üzerimize düşeni yapıp, dereceye giren genç reklamcılarla röportaj yaptık.

MEHMET ALİ YALÇINDAĞ (IAA Başkanı)

Gençlerle el ele verdik

IAA olarak her yıl toplumsal bir konuya yer veriyoruz. Amacımız, Türkiye'nin toplumsal sorunlarının aşılmasında esas olan toplum bilincinin yaratmak, bu yolda en güçlü iletişim aracı reklamdan yararlanmak. Bu yılki yarışma konumuz ‘‘Çocuklarımızı Dövmeyelim’’di. Bir ülke düşünün ki nüfusunun yüzde 40'ı çocuk, pırıl pırıl genç bir nesil. Ancak dayak yaşamlarının bir parçası. Oysa gelecek nesilleri doğru şahsiyetler olarak hayata kazandırmak, hepimizin görevi ve sorumluluğu. Gençlerle birlikte bu sorunu çözmek için ele ele verdik. Gençlerin enerjisini, yaratıcılığını, reklamın gücüyle birleştirdik, toplumsal bilincin oluşturulmasında bir adım attık. Bu yılki 'Çocuklarımızı Dövmeyelim' temasıyla açıkladığımız yarışmaya çok geniş bir katılım oldu. 24 üniversiteden, 53 takım yarışmaya katıldı. Hepsi birbirinden yaratıcı olan çalışmalar arasında, nihai karara varmak, jüri için çok zor oldu. Katılan tüm genç arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.

BİRİNCİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ TAKIMI AJANS ETC

Biz de çocukken dayak yedik

Birinciliği kazanan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi takımı Ajans ETC üyelerinin pek çoğu çocukken dayak yemiş bireylerden oluşuyor. 'Ailemiz dövmediyse de okulda öğretmenlerimiz tarafından dövüldük. Belki de bu yüzden bu yarışmada birinci olduk' diyen grup üyeleri yaratım süreçlerini şöyle özetliyorlar:

'IAA'nın bize yolladığı brieften yola çıkarak bir araştırma raporu hazırladık ve rapordaki verilerden yola çıkarak da kampanyamızı oluşturduk. Araştırmalar bize çocukların anne-babaları kendilerine rol modeli olarak aldığını söylüyordu. Buradan yola çıkarak konseptimizi, Her Şey Senin Elinde, diye belirledik. Taşıyıcı görsel olarak da el ve el işaretleri kullanmaya karar verdik. Kampanyada kullandığımız el işaretleri çocuklara uygulanan şiddetin onlar üzerindeki etkilerini gösteriyordu.''

Uzunlukları ortalama 15'er saniye olan 8 reklam filmi hazırlayıp, taslak olarak 4 reklam filmini çekmişler. Taşıyıcı sloganları Çocuğunu Sevmeyen El Kaldırsın ve taşıyıcı görselimiz ise havaya kalkmış açık bir el.

ACİL ÇOCUK HATTI

Hazırladıkları reklamlarda şiddet gören çocuğun özgüvenini yitirip içine kapandığını, hayata küstüğünü, kendisine şiddet uygulayanlara sırtını döndüğünü, öfkesini başkalarına yöneltip saldırganlaştığını, kendine şiddet uygulayanlardan korktuğunu, sözlü şiddetin de en az fiziksel şiddet kadar ona zarar verdiğini el işaretleriyle göstermişler. Kampanyasının bir parçası da Acil Çocuk Hattı reklam filmi..

Ajans ETC kampanyanın amacını şöyle anlatıyor: 'Toplumumuzda yaygın olarak görülen ‘Çocuk benim değil mi, severim de döverim de’ inancını değiştirmeye çalışarak, ailelere şiddetin bir sevgi ve eğitim aracı olmadığını göstermek. Aile içi şiddet ülkemizdeki en önemli sorun ve bu şiddete en fazla maruz kalanlar ise ne yazık ki çocuklar. Bizim yaptığımız araştırmalar her iki çocuktan birine şiddet uygulandığını göstermekteydi. Çocuklara uygulanan şiddet maalesef sadece ailelerle de sınırlı değil. Okullarda da eğitim amacıyla sıklıkla dayağa başvuruluyor.'

Ajans ETC yarışma ödülü olarak Slovenya'da gerçekleştirilecek olan Goldern Drum Reklam Yarışması'na ve IAA'in oradaki gala gecesine katılmaya hak kazandı. Öğrenciler uluslararası alanda reklam sektöründe başarılı olmuş, alanlarındaki en yaratıcı insanlarla tanışacağı için çok heyecanlı. Ayrıca hazırladıkları reklam kampanyası eylül ayından itibaren basın ve yayın kuruluşlarında yayınlanacak.

İKİNCİLER BİLGİ ÜNİVERSİTESİ’NDEN AJANS IF

Biz büyüklerimizden iyi İZLER taşıyoruz

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü’nde okuyan grup 'Sektöre bomba gibi düşmeyi planlayan son sınıf öğrencileriyiz' diyor. İkinci sınıftan beri her yıl düzenli olarak IAA'nın yarışmasına katılan Işıl, Tuğçe ve Emre bu yıl dereceye girdikleri için çok mutlular. Kampanyalarını hazırlamadan önce istatistiki verilerin üzerinde fazla durmamışlar çünkü, ‘‘bir kişiyi öldürürseniz bu bir trajedidir, binlerce kişiyi öldürürseniz bu sadece istatistiktir’’ inancındalar. Bu yüzden bir kişiyle, yani işin trajedi kısmıyla ilgilenmişler. ‘‘Dayak yiyen çocukların sayısı değil, onların ne hissettiği bizim için daha önemliydi’’ diyorlar. Psikolojik rahatsızlıkların temelinin, ebeveynlerin davranışlarında yattığına inanıyorlar.

ÜÇÜNCÜLER ANADOLU ÜNİVERSİTESİ TAKIMI AJANS VOLTRAN

Dövme dövünme

Yarışmanın üçüncüsü Ajans Voltran’ın üyeleri Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi'nde öğrenci. IAA'nın okula gelen faksından sonra Ajans Voltran'ı kurup, çalışmaya başlamışlar, ‘‘Dövme DÖVÜNME' kampanyası böyle ortaya çıkmış.

İnsanlar dayak görüntüleri görmek istemediği kampanyalarında grafikler kullanmışlar ve dayağın üç temel sonucunu ailelere ve öğretmenlere metaforlar kullanarak göstermeye çalışmışlar.

1. Dayak yiyen çocuk suça, alkol ve uyuşturucu kullanımına itilebilir.

2. Depresyona hatta intihara teşebbüse sürüklenebilir.

3. Okuldan uzaklaşır, başarısız olur.

ARAŞTIRMA YAPTILAR

Kampanyalarının ardında çok ciddi bir araştırma var. Türkiye'de kimler çocuklarını dövüyor, bu insanların demografik, psikografik özellikleri neler? Bu soruların cevaplarını araştırmalarına konu olan 100 ilköğretim öğrencisi arasında aramışlar ve cevaplar sorunun büyüklüğünü ortaya sermiş.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sabiha Paktuna Keskin, fiziksel cezalandırmaya maruz kalan çocuklardan 34'ünde depresyon, 16'sında da tedavi gerektirecek çok sayıda davranış bozukluğu belirlendiğini, araştırmanın toplumsal örneklemeyi yansıttığı için önemli olduğunu söylemiş.  



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com