|
Emel ARMUTÇU
Önceki yıl Galatasaray'ı tutan Bükreşliler, takdir edersiniz ki, bu yıl toptan Beşiktaşlı. Romanya'nın milli gururu haline gelen Beşiktaş Teknik Direktörü Mircea Lucescu nerede, onlar orada çünkü.
Beşiktaş'ın şampiyonluğu, İstanbul sokaklarındaki kadar olmasa da Romanya'nın başkenti Bükreş'te de coşkuyla kutlandı. Zaten gazeteler ‘‘Lucescu Türkleri yine sokağa dökecek’’ diye yazmıştı önceden. Şampiyonluktan sonraki manşet ise şuydu: İstanbul'un Rumen Paşası!
Şu sıralar Romanya'nın en popüler kişilerinden biri olan Lucescu ülkesine gittiğinde yolda rahat bırakılmıyor; imza bekleyenler, tebrik edenler, tanışmak, görüşmek isteyenler... Gazeteciler, kameralar sürekli peşinde. Hoca bu yüzden sık sık dağdaki evine kaçmak zorunda kalıyor. Dostları, komşuları, öğrencileri, hocaları, taraftarları onu anlatırken seslerinde, hayranlık ve saygı tonu var. Onu tanımış olmanın gururu hemen belli oluyor.
YÜZDE 101 LUCESCU'CU
Kimi dostları, heyecanla, gözleri yaşararak konuşuyor. Yoldaki trafik polisi, yumruklarını kaldırıp, ‘‘Artık Beşiktaşlıyız, Galatasaray yok’’ diyerek Rumenler'in Galatasaray'a olan kırgınlığına tercüman oluyor. Bu yıl Samsunspor'la anlaşan antrenör Gigi Multescu, ‘‘O bizim prestijimiz. Romanya yüzde 101 Lucescu'yu tutuyor’’ diyor.
Futbola Romanya'nın Dinamo Bükreş takımında başlayan, 1970 Dünya Kupası'nda sahaya kaptan olarak çıkan ve Pele'li Brezilya karşısında ülkesini temsil eden Lucescu'nun önceki başarıları da unutulmuş değil.
Futbolcu ve antrenör olarak toplam 10 şampiyonluğu var. Dünyanın en zor ikinci ligi kabul edilen İtalya'da, Brecia'yı iki kez birinci lige çıkarması hafızalarda. Avrupa'da milli takımı üç kez çeyrek finale çıkarması da. Ayrıca ‘‘entelektüel futbol adamı’’ olmasıyla da ünlü.
Dış ticaret yöneticisi ve diplomat yetiştiren zor bir okul olan Ekonomi Bilimleri Akademisi'ni iyi dereceyle bitirmesi; hem öğrenci, hem Milli Takım kaptanı olduğu yıllarda arkadaşları diskoteğe giderken onun oturup ders çalışması, anlatılıp duruyor. Anlatılanlar arasında yedi dil konuşurken Türkçe öğrenmekten vazgeçmesi de var.
Anlayacağınız üzre, geçen hafta Lucescu'nun memleketine doğru uzandık ve Hoca'yı bir de milli kahraman gibi anlatan hemşerilerinden dinledik.
KANUNLARA UYMAZ KENDİ KANUNUNU YARATIR
Dostu Ioanitoaia: Rumen Milli Takımı'nda iyi sonuçlar aldı. Ama o dönem görevden aldılar. Hem de Avusturya'yı 4-0 yendikten sonra. Şimdi kalbinde vardır kendi ülkesinin takımına dönmek. Ama Federasyon onu istemiyor. Çünkü çok fazla becerikli, her şeyi biliyor. Yönlendirilecek bir insan değil. Federasyon başkanı bilir ki, Lucescu kanunlara uymaz, kendi kanunlarını yaratır.''
NE OLACAK RUMEN MİLLİ TAKIMI'NIN HALİ
Hoca'ya Romanya'da geçirdiği zamanlarda en çok sorulan sorulardan biri de ‘‘Ne olacak bu Rumen Milli Takımı'nın hali?’’ sorusu. Konuşulan konuların başında Türk futbolunun ne kadar geliştiği, buna karşılık Rumen futbolunun gerilemeye başladığı. Onun geri gelip, milli takımı kurtarmasını isteyenler de var, ne yapmak gerektiğini soranlar da..
İTALYAN ORTAĞI DOLANDIRINCA LUCESCU MARKA AYAKKABILAR TARİHE KARIŞTI
Rumen dostlarından, Mircea Lucescu'nun Romanya'da işadamlığına da soyunduğunu, ancak fazla ‘‘şair ruhlu’’ olduğu için, futboldaki gibi tutunamadığını öğreniyoruz. Ovidiu Ioanitoaia, ‘‘Futbolda ne kadar düzenliyse, iş hayatında o kadar dağınık. Çünkü aklı hep futbolda’’ diyor. Mesela bir ayakkabı fabrikası varmış; Lucescu marka ayakkabılar yapılırmış. Kapatmak zorunda kalmış, çünkü İtalyan ortağı onu aldatmış. Sigorta şirketini ise devrettiği söyleniyor. Şimdi Bükreş'te üniversite bölgesinde bir restoranı var. Ancak yenilendiği için kapalı.
ROMANYA'NIN ŞANSAL BÜYÜKA'SI OVIDIU IOANITOAIA:
İlk güzel ayakkabım onun hediyesiydi şimdi de sürekli takım elbise alıyor bana
Romanya'nın ünlü spor yazarlarından, Pro TV ve Pro FM'in Spor Müdürü, ProSport'un Yayın Yönetmeni Ovidiu Ioanitoaia, 40 yıllık dostu. Birlikte futbol oynamışlar geçmişte: ‘‘Hayattaki ilk yabancı ayakkabımı Lucescu hediye etmişti. Çok güzel, sarı bir ayakkabıydı. İstanbul'a ne zaman gitsem, bir takım elbise alıyor. Geçen ay almıştın, ayrıca giymiyorum diyorum. Olsun, bulunsun diyor.’’
40 yıllık dostunun anlattıkları, çocukluğu ve gençliği yoksullukla geçen Mircea Lucescu'nun paylaşmak konusundaki istikrarını ortaya çıkarıyor: ‘‘Her maçta, Romanya'dan beş on kişiyi davet eder. Her türlü masrafı o karşılar. The Marmara'dakiler bizi tanıyor artık. Maç sonrası Kumkapı'da Arif'in yerine gideriz. İçki içmez, bir bardak şaraptan başkasını içtiğini görmedim. Ama balık yiyoruz. Çok sever.’’
RAKİBİNİ TAKİBE ALIR
Eski hallerini ise şöyle anlatıyor: ‘‘Düzenli programı olan sadece oydu. Deplasmanlarda iki çantayla gezerdi, birinde ekipmanı, diğerinde ders kitapları olurdu. Okulu o yüzden birincilikle bitirdi. O zamanlar futbolculara okulda kolaylık gösterilirdi. Bir tek Lucescu sahiden çalıştığı için mezun oldu. Biz bazen kaçardık, o hiç kaçmadı.’’
Ona göre, Lucescu'nun başarısının bir sırrı da rakibi ‘‘deli gibi’’ takip etmesi:‘‘Rakip takımı kendi takımı kadar bilir. Dosyalarını tutar. Önemli maçlardan önce futbolcularının odalarına rakiplerin fotoğraflarını asar. Avrupa maçları öncesi Türk futbolculara da yaptı biliyorum, mesela GS-Barcelona maçında.’’
EN SIK GİTTİĞİ RESTORAN PİCCOLO MONDO
Burası Lucescu'nun Bükreş'te en sık gittiği, adı İtalyan, sahibi Lübnanlı, aşçısı Türk, mönüsü uluslararası olan bir restoran. Adının anlamı da Küçük Dünya zaten. Şef Marius Stemate, Lucescu'nun normal, kaprissiz bir müşteri olduğunu, daha çok meze yediğini söylüyor. Humus, patlıcanlı salata, içli köfte... Bazen fırında koyun... İçeceklerden ise ayran. Tüm Rumen çalışanlar onunla gurur duyuyor: ‘‘Tüm başarıları hak ediyor.’’
HOCASI, ESKİ SPOR BAKANI MIRCEA ANGELESCU:
Onu hep gözü yaşlı, beni kucaklarken hatırlıyorum
Eski hocası, dönemin Futbol Federasyonu Başkanı ve 1989-91 yıllarında Romanya Spor Bakanı olan Mircea Angelescu, 37 yıllık dostu. Ondan söz ederken heyecanlanıyor. ‘‘Futbolun Hizmetinde 35 Yıl’’ adlı kitabının ikinci cildini Lucescu için imzalamış, ancak vermeye fırsat bulamamış. Biriktirdiği Lucescu'yla ilgili gazete kupürlerinin arasından çıkarıyor ve nemli gözlerle uzatıyor: ‘‘Siz İstanbul'a götürebilir misiniz?’’
65 yaşındaki Angelescu kitabında Lucescu'dan şöyle söz ediyor: ‘‘Temmuz 1967'de Futbol Federasyonu başkan yardımcılığına getirilmiştim. O zamanlar Lucescu'yu daha iyi tanıdım. Çok kabiliyetli olduğunu gördüm, geleceği parlaktı. Ve öyle oldu. O zamanlardan lider olacağı belliydi. Avrupa düzeyinde bir kartvizit sahibi: 360 1. lig maçı, 78 gol, 70 milli maç, milli takım kaptanlığı, beş şampiyonluk, Romanya kupasını defalarca kazanan, kulüplerde iyi sonuçlar alan bir antrenör, milli takımın başarılı hocası. Yurtdışında başarılı olmaya karar verdi, yaptı.
Federasyon'un 85. yıldönümü. Törene katıldım. Kazadan sonra ilk çıkışımdı. Mircea İnternazionale'yi çalıştırdığı İtalya'dan gelmişti, bulunduğum masaya gelip beni ağlayarak kucakladı. Aklımda hep böyle tutuyorum: Gözleri yaşlı, beni kucaklayarak...’’
ROMANYA FUTBOL FEDERASYONU BAŞKANI MIRCEA SANDU
Şimdi de BJK Fan Kulüp açılır
Mircea Sandu, Romanya Futbol Federasyonu'nun şimdiki başkanı. Rumen Milli Takımı'nın Gizli Servis'in tesislerindeki kampına onunla görüşmeye giderken, üzerinde ‘‘Takımın durumu çok kötü, niye Lucescu'yu geri almıyorsun?’’ baskıları olduğunu duymuştuk. Görüştüğümüz pek çok Rumen futbol adamı, ‘‘Eskiden Romanya futbolu Türk futbolundan iyiydi, şimdi siz bizi geçtiniz. Ne olacak bu takımın hali?’’ diyordu. Hatta bir kısmı, ‘‘Lucescu geri gelmeli’’ fikrini savunuyordu. Hemen sorduk: ‘‘Şimdiki teknik direktörümüz de başarılı’’ dedi. Lucescu'yu ise şöyle anlattı: ‘‘Milli takımda hocamdı. Rumen futboluna bir ekol kazandırmıştır. O her ortamda başarılı olabilir. Şampiyonlar liginde de Beşiktaş'a büyük başarılar kazandıracağından eminim. Köstence'de GS fan kulübü açılmıştı o teknik direktör olunca.
Şimdi de BJK Fan Kulüp açılır.’
ALT KAT KOMŞUSU VICTOR TODORES
O bir Aslan burcu kaybetmeyi sevmez
‘‘O bir Aslan burcu. Özel kişi. Hiçbir zaman kaybetmeyi sevmez. Gönlü zengin, anlayışlı komşu. Takdir edersiniz ki, daha çok eşiyle görüşüyoruz, ev işleriyle o ilgileniyor. Çocuklarını çok iyi yetiştirdiler. '99'dan beri komşuyuz. Bu entelektüel futbol adamını çok seviyoruz. Zekasına hayranız. Keşke tekrar Rumen Milli Takım hocası olsa. Ama Türkiye verir mi bilmem.’’ |