02/06/2003 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Kelebek
Yazarlar
02.06.2003
Doğan HIZLAN
Yahya Kemal'in kıldığı bayram namazı
  
dhizlan@hurriyet.com.tr
 

YAHYA KEMAL'in 23 Nisan 1922 tarihli Tevhid-i Efkár gazetesinde yazdığı ‘‘Ezansız Semtler’’ başlıklı yazısından bir bölümü köşeme aldım:

‘‘Dört sene evvel Büyükada'da oturuyordum, bayramda bayram namazına gitmeye niyetlendim, fakat frenk hayatının gecesinde sabah namazına kalkılır mı? Sabah erken uyanamamak korkusu ile o gece hiç uyumadım. Vakit gelince abdest aldım, Büyükada'nın mahalle içindeki sakit yollarından kendi başıma camiye doğru gittim. Vaiz kürsüde vaaz ediyordu. Ben kapıdan girince bütün cemaatin gözleri bana çevrildi. Beni, daha doğrusu bizim nesilden benim gibi birini camide gördüklerine şaşıyorlardı.

Orada o saatte toplanan ümmet-i Muhammed, içine bir yabancının geldiğini zannediyordu. Ben içim hüzünle dolu yavaş yavaş gittim. Vaazı diz çöküp dinleyen iki hamalın arasına oturdum. Kardeşlerim Müslümanlar bütün cemaatin arasında yalnız benim vücudumu hissediyorlardı. Ben de onların bu nazarlarını hissediyordum. Vaazdan sonra namazda ve hutbede onların içine karışıp Muhammed sesi kulağıma geldiği zaman gözlerim yaşlarla doldu. Onlarla kendimi yek-dil, yek-vücud olarak gördüm. O sabah o Müslümanlığa az áşiná Büyükada'nın o küçücük camii içinde, şafakta aynı milletin ruhlu bir cemaati idik. Namazdan çıkarken, kapıda áyandan Reşid Akif Paşa durdu. Bayramlaşmayı unutarak elimi tuttu:

‘Bu bayram namazında iki defa mes'udum, hamdolsun sizlerden birini kendi başına camiye gelmiş gördüm! Berhudár ol oğlum, gözlerimi kapamadan evvel bunu görmek beni müteselli etti' dedi.

Hem geldiğimi hem de bayramımı tebrik etti. Yanındaki eski adamlar da onun gibi tebrik ettiler. Bu basit hadiseden pek samimi olarak mahzuzdular. O sabah gönlüm her zamandan fazla açıktı.’’

(Aziz İstanbul, Yahya Kemal, İstanbul Fetih Cemiyeti, s. 123-124, 1999)

* * *

YUKARDAKİ metinden yıllar önce Atatürk Kitaplığı’ndaki bir konuşmamda söz ettim. Dinleyicilerden itirazlar yükselmişti, oysa onun iyi şair olmasının bu farktan doğduğunu açıkladıktan sonra kabul gördüm.

Çünkü bu yazı, Yahya Kemal'in hem farkını, hem yabancılaşmasını, hem de yaşadığı toprağın din kültürüyle olan münasebetini açıklar.

Cemaatin içine girdiğinde, oradakilerin ona bakışı, Reşid Akif Paşa'nın söyledikleri, büyük ölçüde Türk vatandaşı, bu toprağın insanı olmasına rağmen onlardan olmayışının göstergesidir. Aynı toprakta yaşamak, aynı cemaatin içinde bulunmak, birbirine benzer kopya kişilikler olmak gereğini doğurmaz.

Yahya Kemal de bu özelliğin altını çiziyor.

Herkes standart bir kişilik değildir, hele bir sanatçı hiç değildir.

Yahya Kemal'in bütün eserlerini okuduğunuzda, onun koyu bir dindar olduğunu söyleyemezsiniz.

Her şey şiiri için gerekliydi.

Ne yazık ki sol Yahya Kemal'i kendinden saymadı, sağ da onu başka türlü kendi mezhebince yorumladı.

Gene bir hatırlatma yapalım ama iyi şair Yahya Kemal için iyi şair Nazım Hikmet, üveyoğlu Memet Fuat'a gönderdiği mektupta soruşturmaya onu kötüleyen bir cevap vermemesini ister.

* * *

FARKLILIK sanatın kurallarından biridir.

Yaşamımızda buna alışmalıyız.


Doğan HIZLAN
Tüm yazıları
    Ayşe ARMAN
  Onun yerine ben utandım
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Demokrasi sivillerin işidir
 
    Erdal SAĞLAM
  IMF: Daha sert olamazdık
 
    Erkan ÇELEBİ
  Kıbrıslıya nema şoku
 
    Fatih ALTAYLI
  Yakalanan soyguncu ya kaçar, ya saldırır
 
    Ferai TINÇ
  Savaş sonrasını doğru okumak
 
    Dr. Gündüz TEZMEN
  Tıbbi malzemede acilen standartlar belirlenmeli
 
    Tufan TÜRENÇ
  ‘Biz samimiyiz be...’
 
    Güzin  Abla
  Bedensel engelli bir gencim
 
    Özdemir İNCE
  Yalanın Süryanicesi (15)
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Korkut GÖZE
  Bu güller senin için
 
    Vahap MUNYAR
  IMF’deyken hediye sınırım 10 dolardı
 
    Yener SÜSOY
  Ameliyattan hálá korkarım
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Doğan Hakyemez
  Direnç!
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Askerden taktik baskın
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2003 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com