Hastalığı lokal olarak ilerlemiş, küçük olmayan hücreli akciğer kanseri hastaları üzerinde denenen radyoterapi yönteminin, yaşamı daha fazla uzatabildiği belirlendi.
Akciğer ameliyatı yapılmamış 119 hasta üzerinde yapılan araştırmada, standart kemoterapiden sonra ''hyperfractionated accelerated radiotherapy'' (HART) uygulanan hastalarda bir, iki ve üç yıl yaşama şansı yüzde 60, 37 ve 23 olarak kaydedilirken, standart kemoterapiden sonra standart radyasyon terapisi olan hastalarda bu oran, yüzde 52, 28 ve 15 olarak belirlendi.
HART'ın standart radyasyon tedavisi gibi 7 hafta değil, iki buçuk hafta uygulandığı bildirildi.
Araştırmayla ilgili rapor, Amerikan Kliniksel Onkoloji Kuruluşu'nun Chicago'da yapılan 38'inci genel kurulunda açıklandı.
TÜMÖRLER KÜÇÜLTÜLÜYOR
İlk klinik denemeleri yapılan bir ilacın, birden fazla kanser türünde, kanser tümörlerini küçültebildiği saptandı.
Kanserin nasıl oluştuğunun daha fazla anlaşılabilmesiyle, kanseri tedavi edici ilaçların daha az yan etkiyle geliştirilebildiğine değinen Cedars Sinai Tıp Merkezi uzmanları, erken klinik denemeleri yapılan Omnitarg (2C4) ilacının, kanser tümörlerinin tedavisinde yeni bir yol çizdiğini bildirdiler.
İleri derecede prostat, akciğer, yumurtalık, kalın bağırsak, pankreas kanseri ve sarkoma bulunan 21 hasta üzerinde araştırma yapıldı. Hastaların damarlarına her vücut kilosu için üç haftada bir, 0.5 ila 15 miligram 2C4 ilacı zerkedildi. 2 dönem halinde 6 hafta süren araştırmada, iki hastanın başka nedenlerden öldüğü belirlendi. Diğer 19 hastanın 8'inde (yüzde 42) tümörlerin yüzde 50 den fazla küçüldüğü gözlendi.
Dr. David Agus, deneklerde ileri derecede kanser bulunduğu için başka bir tedavi şansları bulunmadığını bildirdi. Araştırmada, ilacın çok az yan etkiye sahip olduğu kaydedildi.
Ayrıca beş denekte hastalığın üç ay boyunca aynı seviyede kaldığı belirlendi. Bu hastalardan üçünün prostat, birinin yumurtalık, diğerinin ise küçük olmayan hücreli akciğer kanseri hastası olduğu bildirildi.
İlaç tümörü değil, tümörün büyümesini sağlayan kanser hücreleri arasındaki iletişimi hedef alarak farklı bir etki ortaya koyabiliyor.
İlacın ikinci klinik denemelerinin Mayıs ayında prostat kanseri hastalarında başladığını açıklayan araştırmacılar, Haziran ayı içinde ise yumurtalık kanseri hastalarında ikinci klinik denemelerin başlayacağını bildirdi.
Araştırmayla ilgili rapor, Chicago'da yapılan Amerikan Kliniksel Onkoloji Kuruluşu genel kurulunda açıklandı.
AKCİĞER KANSERİ İÇİN TABLO GELİŞTİRİLDİ
Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü yayın organı, en az 25 yıl sigara içtikten sonra bırakan kişilerde akciğer kanseri riskinin, bir tablo yardımıyla tespit edilebileceğini bildirdi.
New York Memorial Sloan-Kettering Kanser Merkezi uzmanlarının geliştirdiği tablo ile sigara tiryakisi veya asbeste maruz kalan kişilerin 10 yıl içinde akciğer kanserine yakalanma riski belirlenebiliyor.
Örneğin 65 yaşında olan ve 30 yıl boyunca günde bir paket sigara içtikten sonra 5 yıl önce sigarayı bırakmış olan bir kişide 10 yıl içindeki akciğer kanserine yakalanma riski yüzde 1 olarak gösteriliyor. Aynı şahsın asbeste maruz kaldığı bir işte en az 5 yıl çalışmış olması durumunda, akciğer kanseri riski yüzde 2'ye çıkıyor.
70 yaşında olan ve 45 yıl boyunca günde bir paket sigara içtikten sonra 5 yıl önce sigarayı bırakmış olan insanda ise akciğer kanseri riskinin yüzde 6 olduğu belirtiliyor. Bu kişinin asbeste maruz kaldığı bir işte çalışması ise riski yüzde 8'e çıkarıyor.
Tablo, 50-70 yaş arasında, en az 25 yıl sigara içmiş ve sigarayı belli bir zaman önce bırakmış olanlar için kullanılıyor.
ABD'de bu yıl 157 bin akciğer kanseri vakasının saptandığı açıklandı.
Akciğer kanseri riski ile ilgili tabloya, internette http://www.mskcc.org/PredictionTools/LungCancer adresinden ulaşılabiliyor.