|
KISA bir dinlenme döneminden sonra yeniden medyaya dönen ve aralarında benim de bulunduğum ‘‘Bedri tiryakilerini’’ mutlu eden ünlü karikatürcü Bedri Koraman hep şöyle derdi:
‘‘Yahu kalbim Ecevit'in iktidara gelmesini istiyor, ama mantığım da Süleyman Bey'i...’’
Ben de ‘‘Ne biçim solcusun?’’ diye kızardım.
O zaman hince gülümserdi:
‘‘Ne yapayım, ekmek parası... Ecevit gelince çizecek konu bulamıyorum. Oysa Demirel o kadar çok malzeme veriyor ki, neyi çizeceğimi şaşırıyorum.’’
Gerçekten de Koraman, Demirel dönemlerinde harika karikatürler çıkarırdı.
Ecevit iktidara geldiği zaman ise performansı düşer, konu bulmak için kumru gibi düşünürdü.
Şimdi biz gazeteciler de benzer duygular içindeyiz. Tayyip Bey geldi konu o kadar çoğaldı ki yazmaya yetişemiyoruz.
Çünkü Erdoğan ve arkadaşları bir şey yapmıyorlar ama bize bol bol konu üretiyorlar.
Örneğin bu yazının başlığını oluşturan cümle benim değil Tayyip Bey'in.
Bu sözü Ağva'da bu millet için nasıl çalıştıklarını anlatırken coşup söyledi:
- Biz samimiyiz be...
* * *
Bizim meslek böyledir. Bazen bir cümle kocaman bir haberi veya bir makaleyi takar peşine sürükler.
Kasımpaşa üsluplu, delikanlı bir başbakana sahip olan basının inanın malzeme bakımından sırtı hiçbir zaman yere gelmez.
Bir ikinci örnek daha vereyim.
Tayyip Bey Gürbulak sınır kapısını açmak için Ağrı'ya gittiğinde halka konuşurken de tepesi atıverdi.
Bu kez de ‘‘Aş istiyoruz, iş istiyoruz’’ diye bağıranlara hafif bir fırça attı:
- Biz ne yapmaya geldik buraya. Çocuk bile 9 ayda doğuyor. Biraz sabırlı olun, bekleyin.
Yine Ağva'da yaptığı konuşmada kadrolaşma konusu için ilginç bir cümle sarf etti:
- Arı kovanına çomak soktuk da tepkiler ondan...
Bu arı konvanı ile Başbakan nereyi kastediyor dersiniz? Çankaya'yı mı, sivil ve askeri bürokrasiyi mi, medyayı mı?
* * *
Son örnek de TOBB'un genel kurulunda yaptığı konuşmaydı.
Orada da ‘‘Faizleri düşürün, yoksa kriz gelir’’ diyen TOBB başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’na Merkez Bankası'na baskı yapmadıkları, Merkez Bankası başkanına da sözlerini dinleyip faizleri indirmediği için kızdı.
Daha sonra konuşan Sanayi Bakanı Ali Coşkun ise Merkez Bankası'na baskı yapmanın yanlış olduğunu söyledi.
Bir hükümet düşünün ki başbakanı faizler için Merkez Bankası'na baskı yapılmasını savunuyor, Sanayi Bakanı ise ‘‘Aman sakın ha’’ diyor.
Sakın Demirel'le Tayyip Bey'i bir kefeye koyduğumu sanmayın. Aralarında dağlar kadar fark olduğunu biliyorum.
Bunu sadece, Bedri Koraman'ın Demirel, benimse Tayyip Bey iktidara geldiğinde tatdığımız mesleki keyif benzerliğimizi anlatmak için yazdım.
Çünkü Tayyip Bey gerçekten de biz yazarlar için bulunmaz bir nimet. Doğrusu şimdi bunun keyfini sürüyoruz.
Ama itiraf edelim ki, ülke söz konusu olunca da bu keyfin yerini yüreğimizi kaplayan kapkara bir hüzün alıyor. |