|
Turan YILMAZ/ANKARA
Maliye Bakanı Unakıtan'ın eşi Ahsen Unakıtan'ın modern baş bağlama formülü büyük yankı uyandırdı. AKP'den ‘‘Kültürümüze daha yakın, isteyen estetik beğenisine göre bağlar’’ diye destek veren de çıktı, ‘‘Bağlama yöntemi türban sorununu çözmez’’ sesleri de yükseldi.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın eşi Ahsen Unakıtan'ın, ‘‘Kimseye itici gelmek istemiyorum. Bu şekilde çok sevildiğini de gördüm. Ben de çok seviyorum. Her kesime hitap eden bir şey bu’’ diyerek, eskiden tümüyle kapalı olan baş bağlama yöntemini, modern bir çizgiye oturtması çok yankı uyandırdı. Ahsen Hanım'a AKP'de hem destek, hem eleştiri geldi. İşte yansımalar:
İSTERSE BAĞLAMAZ
Köksal Toptan (Zonguldak Milletvekili) İnsanlar nasıl bağlarsa bağlasın buna karışmaya kimsenin hakkı yok. İsterse de bağlamaz. Bir takım insanlar bunu simge olarak kullanıyorsa onların bunu bu şekilde kullanmaktan vazgeçmeleri gerekir. Kafalarımızı özgürleştirirsek mutlaka bu sorunun çözümü için bir formül bulunur.
ANADOLU'DA YAYGIN
Vahit Erdem (Kırıkkale Milletvekili) Ahsen Hanım'ın baş örtme biçimi Anadolu'da yaygın olarak tercih edilen ve yaşmak, yazma diye nitelenen bağlama yöntemine benziyor. Bu açıdan bakınca, bu tür bir bağlama yöntemi bizim kültürümüze daha uygun. Ancak türban gibi konuları çözüme kavuşturabilmek için bunları biraz zamana bırakmak gerekiyor. Üzerinde fazla durulmazsa bu işler kendiliğinden çözülür.
AÇIK, KAPALI KİME NE
Ali Sezal (Kahramanmaraş Milletvekili) İsteyen istediği gibi giyinir. Yurtdışında bakıyorsunuz kimi pantolon, kimi şort, kimi kapalı geziyor. Kimi de hiçbir şey giymiyor. Kimse de bunlara karışmıyor. Maliye Bakanı eğer ülkenin maliyesini iyi yönetiyorsa, eşi istediği gibi giyinir. İster kör, ister topal, ister kapalı, ister açık olur kime ne.
KENDİ TERCİHİDİR
Mustafa Baş (İstanbul Milletvekili) Bu yöntem Ahsen Hanım'ın kendi tercihidir, nasıl isterse öyle yapar. Belki kendisine böylesi daha çok yakışıyordur. İsteyen başını örter isteyen açar, isteyen de istediği gibi bağlar. Her gün başörtüsü konusunda yeni yeni modeller çıkıyor. Belki yeni bir moda olarak bu çıkmıştır.
ZEVAHİRİ KURTARMAK
Eyüp Sanay (Ankara Milletvekili) Bu tür yöntemler sorunu çözmez. Buna eskilerin tabiriyle zevahiri kurtarmak denir. Belki hanımefendi fazla dikkat çekmemek, dedikodulara konu olmamak için başını bu şekilde bağlamış olabilir. Bazı hanımlar bu nedenle böyle bağlayabiliyorlar. Bunada kimse karışamaz, birşey diyemez. Hadiseye din devleti, siyasal simge gibi yaklaşılmadığı taktirde sorunun çözümü kolaylaşabilir. Bu tür konular toplumsal değişime de bağlıdır. Toplumsal değişime uygun bir biçimde birçok şey değiştiği gibi baş bağlama yöntemide değişebilir. Şimdi bir de moda diye bir kavram var. Şimdi böyle bağlanırken 10-20 yıl sonra belki de çok daha başka türlü baş bağlanacak ya da başörtüsü yöntemeleri kullanılacak.
ŞEKLE BAKMAMALI
Fatma Şahin (Gaziantep Milletvekili) Artık insanlara şekillerine göre değil kişiliklerine, beyinlerine, kalplerine göre bakmak lazım. Bir kişinin başını nasıl bağladığı hiç önemli değil. Arkadan bağlamış, önden bağlamış bu tür şekilsel şeylere bakıp takılmamak gerekir. Başı açık ya da kapalı olabilir önemli olan kafaları ve kalpleridir. Demokrasi tam oturduğu zaman ülkemizde de bütün bunları aşacağımıza inanıyorum.
Orduevine giremez
Orduevinde görevli bir subay, Orduevleri, Askeri Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönetmeliği'ne göre sakal, türban, cüppe, sarık gibi çağdaş olmayan kılık ve kıyafetlerle orduevlerine kesinlikle girilemeyeceğini vurguladı. Aynı görevli, Ahsen Unakıtan'ın taktığı ve boynu açıkta bırakan türbanı şöyle değerlendirdi:
‘‘Orduevlerine düğünlerde çene altından bağlanmış, yüzü tümüyle ve saçların bir bölümünü açıkta bırakan, yaşı gereği geleneksel başörtüsü takan yaşlılar yetkili subayın izni ile alınabilir. Bu konuda takdir orduevindeki nöbetçi subaydadır. Ama türban bu tür eşarptan farklıdır. İğne ile tutturulup saçları tümüyle kapatan türban takanlar, yönetmeliğe göre kesinlikle alınmaz. Orduevlerinin kendi yönetmeliklerine göre ayrı kuralları vardır. Bu kural devlet ricali için de geçerlidir. Örneğin Gazi Orduevi'nde her yıl Genelkurmay Başkanı'nın ev sahipliğini yaptığı 30 Ağustos resepsiyonları eşli bir davettir. Ancak bu resepsiyona türbanlı eşin katılması, orduevleri yönetmeliğine göre mümkün değildir.’’ |