|
Savaş ÖZBEY
17yıldır Anadolu'dan keçe toplayan ve keçe yapan Selçuk Gürışık, Topkapı Sarayı'nda sergi açıyor. Sanat yönetmeni Selçuk Gürışık'ın elinden çıkan 300 metrekarelik devasa tasarımlar 27 Haziran-6 Eylül arasında Topkapı Sarayı mutfağının bacalarından yükselecek. Bu Gürışık'ın ilk sergisi değil. 2002 Ağustosu'nda, Londra'da British Museum'da daimi bir sergi açtı. 49 parça eser Çağdaş Anadolu Keçeleri ismiyle meraklılarına sunuldu.
600 KUZU KIRPILDI
Selçuk Gürışık'ın keçeyle macerası 1986 yılında bir Afyon ziyareti sırasında başlamış. İlk tanışıklığın ardından on yıl boyunca hafta sonları Afyon'a giderek keçe yapmanın inceliklerini öğrenmiş. Halen Londra'da Central Saint Martin's College'de keçe üzerine doktora yapan Gürışık, doktora araştırması için gittiği Topkapı Sarayı'nda ilgiyle karşılanınca burada bir keçe sergisi açma fikri doğmuş.
Sponsorluk denemeyecek kadar paylaşılmış küçük katkılarla hazırlanan sergi için, Afyon'daki dört atölyede 10 kişi bir buçuk aydır aralıksız keçe dövüyor. Çünkü sadece bacalar için gereken 300 metrekare keçe 300 kilo yün demek. Bu da kırpılacak 600 kuzu anlamına geliyor.
ÖNCE TEPİP SONRA PİŞİRİYORLAR
Hiç kış geçirmemiş kuzuların yünleri kırpılıp, tarama makinesinde tarandıktan sonra, kızılcık ağacından yapılan çubukla hasır üstüne yayılıyor. İşin ustalık gerektiren kısmı bu. Yani yünü hasırın üstüne düzgün bir biçimde yayabilmek. Bu işleme yün dökme adı veriliyor. Yayılan yün hasırla birlikte sarılıp ıslatılarak dövme aşamasına geçiliyor. Buna da tepme adı veriliyor. Son aşama ise pişirme denen sıcak su ve sabunla keçeyi son haline getirme işlemi. Bu yolla mozait keçe adı verilen tür elde ediliyor.
DEFİLE VE KONFERANS YAPILACAK
Topkapı Sarayı'nda 27 Haziran'da yapılacak açılışın ardından 28 Haziran'da yine Topkapı Sarayı'nda uluslararası bir keçe konferansı toplanacak. Sergi 6 Eylül'de hem sarayda bulunan keçe örneklerinden hem de Selçuk Gürışık'ın tasarladığı giysilerden oluşan bir defileyle son bulacak. Sergi, Osmanlı Sarayı ile keçenin barışması anlamına da geliyor. Çünkü Osmanlı elitleri geçmişini unutup keçeyi yüzyıllar boyunca horgördü ve keçe ancak, kaplan kürkleriyle süslenip, nakışlarla işlenip padişahın yer yaygısı olarak girebildi Topkapı'ya. Gürışık'a göre bu sergi kapıdan kovulan keçenin nihayet bacadan saraya girişi.
DÜNYANIN İLK TEKSTİL ÜRÜNÜ
Keçenin oldukça eski bir tarihi var. Bazı kaynaklar ilk keçenin Anadolu'ya Türkler tarafından Malazgirt Savaşı'ndan hemen önce getirildiğini iddia ediyor. Diğer kaynaklara göre ise keçe Anadolu'nun Hititler gibi yerli halkları tarafından M.S. 3. yüzyıldan beri kullanılıyor. Bir efsaneye göre keçe ilk kez köy köy dolaşan bir Hıristiyan misyoner tarafından bulunmuş. Keçe aynı zamanda dünyanın ilk tekstil ürünü. İnsanoğlu yünden kumaş elde ederek, kışın soğuktan yazın sıcaktan korunmanın yolunu aradı.
TV’den kazanıp keçeye yatırıyorlar
Selçuk Gürışık, 1954 İstanbul doğumlu. İTÜ Mimarlık Bölümü'nü 4. sınıfta bırakarak yurtdışına gitti. Tekstil ve moda eğitimi aldı. New York, Londra ve İstanbul üçgeninde yaşıyor. Central Saint Martins College of Art Design'ın Tekstil Bölümü mezunu ve Manchester Metropolitan Üniversitesi Sanat Bölümü'nde master yaptı. Mimar Sinan Üniversitesi Tekstil ve Moda Bölümü'nde öğretim görevlisi oldu. 1986'dan beri keçe ile ilgileniyor. Televizyon dizileri ve reklamlarda sanat yönetmenliği yapıp kazandığı parayı keçeye yatırıyor. Afyonlu usta Şerafettin Arapözü'nün çıraklığını yaptı. Zeynep Fadıllıoğlu'nun Londra'da açtığı Çintemani adlı Osmanlı lokantasının dekorasyonunu keçe ile yaptı. Doktorasını Anadolu'da keçenin macerası üzerine yapıyor. Bir atölye açıp hevesli gençlere keçeciliği öğretmek istiyor.
İngiltere’de dernekleri var
Keçeden giysi ve ayakkabı yapılabileceği gibi halı, duvar halısı, manto ve dökme keçeden, heykel, satranç taşı gibi eşyalar yapılabilir. Keçenin en önemli özelliği kürkün yerini tutan doğal bir madde olması. Bu yüzden sadece Türkiye'de değil, Rusya, Hollanda, Kanada, İsviçre, Danimarka gibi ülkelerde de kullanılıyor. Yetersiz koruma politikaları yüzünden Anadolu'da keçecilik endüstrileşemiyor. Bugün İzmir Tire, Kula, Afyon, Konya, Urfa, Mardin ve Balıkesir'de yapılıyor. En önemli ustaları Selçuk Gürışık'la da çalışan Afyonlu Şerafettin Arpaözü ile Yaşar Kocataş, Konyalı Mehmet Girgiç ve İzmir-Tireli baba-oğul Cemil ve Arif Cön. |